Alanın öncü ismi uyardı: Otizm her türlü psikolojik sorunun genel tanısı haline geldi

Otizm alanında dünyanın önde gelen uzmanlarından Prof. Dame Uta Frith, otizm tanı kriterlerinin yıllar içinde gereğinden fazla genişlediğini söyledi.

Sağlık 7 Ağustos 2026

Birleşik Krallık’ta otizm tanılarındaki artış tanı kriterleri ve değerlendirme süreçlerine ilişkin tartışmaları yeniden gündeme getirdi. 1960 ve 70’li yıllarda otizmin tıbbi tanımını şekillendiren öncü araştırmalara imza atan University College London (UCL) Bilişsel Sinirbilim Enstitüsü Öğretim Üyesi Prof. Dame Uta Frith yayımladığı yeni makalede mevcut tanı süreçlerini sert bir dille eleştirdi.

Psychological Medicine dergisinde yayımlanan çalışmasında Prof. Frith otizm tanımının son 80 yıl içinde büyük ölçüde değiştiğini vurguladı.

1940’larda otizmin yalnızca ağır iletişim ve davranış sorunları yaşayan kısıtlı bir çocuk grubunu kapsadığını hatırlatan Frith günümüzde tanı kriterlerinin son derece esnetildiğini belirtti.

Her yaştan ve her zekâ seviyesinden insana otizm teşhisi konabilir

Tanı kriterlerinin hafif belirtileri olan ve herhangi bir dil veya öğrenme güçlüğü çekmeyen kişileri de kapsayacak kadar genişletildiğini belirten Prof. Frith şu değerlendirmelerde bulundu:

“Bugün belirli kriterleri karşıladığı sürece her yaştan ve her zeka seviyesinden insana otizm teşhisi konabiliyor. Otizm, farklı tedavi yaklaşımları gerektiren diğer psikolojik sorunlar için adeta bir ‘genel bir tanı’ haline geldi. Sosyal medya, filmler ve çevrim içi topluluklar insanların deneyimlerini paylaşmasını sağladı ancak aynı zamanda basitleştirilmiş ve yanıltıcı fikirleri de yaydı.”

Otizmin bir ‘nöroçeşitlilik’ olarak tanımlanmasının damgalanmayı azaltsa da tıbbi bir çelişki yarattığını savunan Frith anksiyete, depresyon veya sosyal stres kaynaklı sorunların doğru tespit edilmesi gerektiğinin altını çizdi.

Frith mevcut yaklaşımın devam etmesi halinde gerçekten ağır engellerle mücadele eden otizmli bireylerin trajik bir şekilde ihmal edilebileceği uyarısında bulundu.

Otizm düz bir çizgi değil, kişiye özel farklılıklar içeren bir spektrum

​ Ulusal Otizm Derneği (National Autistic Society) Politika ve Etki Başkanı Mel Merritt, otizmin düz bir çizgi değil, her bireyin kendine özgü özellikler, güçlü yönler ve destek ihtiyaçlarına sahip olduğu bir spektrum olduğunu belirtti.

Merritt, “Hafif belirtiler” gibi ifadelerin birçok otizmli bireyin günlük yaşamda karşılaştığı güçlükleri yansıtmayabileceğini ifade ederek, asıl tartışılması gereken konunun otizmli bireylerin kaliteli değerlendirme hizmetlerine ve ihtiyaç duydukları desteğe erişiminin iyileştirilmesi olduğunu söyledi.

İngiltere Ulusal Sağlık Sistemi (NHS) verilerine göre ülke genelinde çocukların yaklaşık yüzde 3’ünün otizm spektrumunda yer aldığı tahmin ediliyor. Otizm tanı kriterleri ile sosyal medyanın farkındalık üzerindeki etkisine ilişkin tartışmalar sürüyor.

 

 

10Haber bültenine üye olun, gündem özeti her sabah mailinize gelsin.