ABD'li bilim insanları genetiği değiştirilmiş farelerin kafatasına insan hücresinden üretilen nöron demetleri yerleştirdi. "Mini beyin organoidleri"nin canlı organizmada işlevsel olarak gelişebildiği belgelendi.
Nörobilim ve genetik dünyasında insan beyninin gizemlerini ve nörogelişimsel bozuklukları anlamak adına tarihi bir aşama geride bırakıldı. Stanford Tıp Fakültesi araştırmacıları tarafından yürütülen ve saygın bilim dergisi Nature bünyesinde yayımlanan çalışma, insan dokusundan elde edilen 3 boyutlu “mini beyin organoidlerinin” canlı bir organizma içinde işlevsel olarak gelişebildiğini belgeledi. Tıp literatürüne “ksenokortikal fare” adıyla giren bu model sayesinde laboratuvarda cam kaplarda incelenen hücresel yapılar ilk kez yaşayan ve nefes alan bir organizma içinde gözlemlendi.
Araştırma ekibi, genetik müdahaleyle erken gelişim safhasında beyin kortekslerinin (düşünme, hafıza ve karar verme merkezlerinin) %98’i silinmiş özel fareler üretti. Kortekslerinin büyük kısmı olmamasına rağmen şaşırtıcı bir plastiklik göstererek hayatta kalan bu farelerin kafatasındaki boşluğa, insan hücrelerinden büyütülen nöron demetleri cerrahi olarak yerleştirildi.
Üç ay içerisinde nakledilen insan beyin dokusu hacmini yaklaşık 5 kat artırarak farenin kendi beyni ve omuriliği ile elektriksel olarak aktif nöral ağlar kurdu.
Geliştirilen bu hibrit beyin modeli, insan beyninin oksijensiz kalma hassasiyetini ve serebral palsi tablosunu tam doğrulukla simüle etti. Düşük oksijene maruz bırakılan ksenokortikal farelerde, insan kortikal dokusunun hasar gördüğü ve motor fonksiyonların bozulduğu saptandı.
Çalışmanın lideri Prof. Dr. Sergiu Pașca, bu yöntemin en büyük avantajının kişiselleştirilmiş tıp alanında yaşanacağını açıkladı. Belirli bir hastanın kendi DNA’sından elde edilen kök hücrelerle üretilen mini beyinler fareye nakledilerek, o bireyin otizm, epilepsi veya şizofreni süreçlerinin nasıl geliştiği canlı bünyede birebir izlenebilecek.
Araştırma tıp dünyasında büyük heyecan yaratmakla birlikte, bazı nörobilimciler modelin sınırlarına dikkat çekiyor.
Avustralya Monash Üniversitesi Nörobilim Uzmanı Prof. Adeel Razi, aşılanan insan dokusunun olgun bir insan beyninin tüm karmaşıklığını taşımadığını ve gözlemlenen davranışların farenin alt beyniyle etkileşimden doğduğunu hatırlatarak, klinik sonuçlar çıkarılırken temkinli olunması gerektiğini vurguladı.