Doğu Afrika’daki yarasalarda saptanan KY43 adlı koronavirüsün insan akciğerinde bulunan bir reseptöre bağlanabildiğinin ortaya çıkması bilim dünyasını alarma geçirdi.
Bilim insanları, yarasalarda bulunan bir alfakoronavirüsün insan hücrelerine giriş için kritik eşiği aşabildiğini ortaya koydu. KY43 adı verilen bu virüsün insan akciğerinde bulunan bir reseptöre bağlanabildiği belirlendi. Uzmanlara göre bu virüsün insan vücuduna uyum sağladığı anlamına gelmiyor ancak tür bariyerini aşma yolunda önemli bir ilk adım olarak görülüyor.
Araştırmaya göre KY43, Doğu Afrika’da yaşayan kalp burunlu yarasalarda saptandı. Virüsün görüldüğü bölge Kenya, doğu Sudan ve kuzey Tanzanya çevresini kapsıyor. İlk incelemeler virüsün henüz yerel insan nüfusuna yayılmış olduğuna işaret etmiyor. Ancak araştırmacılar bu ailenin sanılandan daha fazla kapıyı kullanarak hücrelere girebildiğini göstermesi bakımından keşfin çok önemli olduğunu söylüyor.
Çalışmayı yürüten ekip canlı virüsle çalışmak yerine bilinen genetik dizileri içeren veri tabanlarından yararlandı. Ardından farklı alfakoronavirüslere ait diken proteinleri laboratuvar ortamında sentezlendi. Bu proteinler insan hücrelerinde bulunabilecek reseptörlerle tek tek tarandı. Sonuçta KY43’ün insan hücrelerine girişte işe yarayan bağlantıyı kurabildiği görüldü.
Araştırmacılar bugüne kadar alfakoronavirüslerin hücreye giriş için sınırlı sayıda reseptör kullandığının düşünüldüğünü belirtiyor. Yeni bulgu bu varsayımı sarstı. Çünkü çalışma bu virüs grubunun sanıldığından daha geniş bir reseptör yelpazesi kullanabileceğini gösterdi. Bu da yalnızca mevcut virüsler için değil, gelecekte insanlara sıçrama potansiyeli taşıyan benzer virüsler için de daha yakından izleme ihtiyacını gündeme getirdi.
Uzmanlar yine de şu noktaya özellikle dikkat çekiyor: Bir virüsün insan hücresine girebilmesi tek başına yeni bir pandemi çıkacağı anlamına gelmiyor. Virüsün insanlarda çoğalabilmesi, bağışıklık sisteminden kaçabilmesi ve insandan insana etkili biçimde yayılabilmesi için aşması gereken çok sayıda başka engel var. Şu an için KY43’te bu yeteneklerin bulunduğuna dair bir kanıt olmadığı vurgulanıyor.
Araştırmaya dışarıdan değerlendirme yapan bilim insanları da bulguyu “erken uyarı” olarak tanımlıyor. Onlara göre bu çalışma hayvandan insana geçişte en kritik basamaklardan birinin aşılabileceğini gösteriyor. Ancak bu olasılığın kaçınılmaz olduğu söylenmiyor. Yani mevcut durumda ortada başlamış bir salgın ya da doğrulanmış bir insan bulaşı bulunmuyor; asıl önem taşıyan nokta, riskin önceden fark edilmiş olması.
Çalışmanın bir diğer dikkat çekici yönü ise insan akciğerinde bulunan reseptörün rolü oldu. Araştırmaya göre KY43, bu reseptöre bağlanarak hücreye giriş sağlayabiliyor. Bilim insanları, bu mekanizmanın daha önce alfakoronavirüsler açısından yeterince bilinmediğini belirtiyor. Bu bilgi, gelecekte aşı ve antiviral geliştirme çalışmalarında da önemli bir temel oluşturabilir.
Araştırmacılar özellikle Doğu Afrika’da daha fazla saha çalışması yapılması gerektiğini söylüyor. Amaç, yalnızca tek bir virüsü incelemek değil; aynı reseptörü kullanabilen daha geniş virüs ailesinin ne kadar yaygın olduğunu ve bunların insanlar için ne ölçüde tehdit oluşturduğunu anlamak. Bu tür erken taramaların, olası bir taşmayı daha yaşanmadan fark etmek açısından kritik olduğu belirtiliyor.
Bilim dünyasında asıl dikkat çeken nokta, genellikle araştırmacıların salgınlar başladıktan sonra geriden gelmek zorunda kalması. Bu kez ise potansiyel risk taşıyan bir virüs, henüz insanlarda zarar verdiğine dair bir işaret görülmeden önce tanımlanmış oldu. Uzmanlara göre bu durum, tehdit kesinleştiği için değil, hazırlık için zaman kazandırdığı için önemli. Yani panikten çok izleme, veri toplama ve hazırlık ön plana çıkıyor.
Çalışma ve beraberindeki değerlendirmeler, koronavirüs ailesinin son derece geniş ve genetik olarak çok çeşitli olduğunu bir kez daha ortaya koyuyor. Bilim insanlarına göre hayvan virüslerinin insan hücrelerini tanıyıp onlara bağlanması, tür atlamanın önündeki temel engellerden biri. KY43 için şu anda “yeni pandemi başladı” demek mümkün değil. Ancak uzmanlar, COVID-19 sonrası dünyada bu tür işaretlerin ciddiye alınması gerektiğini ve hazırlığın ancak bu şekilde mümkün olacağını vurguluyor.