AKP'li Çelik "Bizim üzerimizden kendi yetersizliklerini temize çekmeye kalkmasınlar. Biz buna müsaade etmeyiz. Bu durum, bu tablo CHP'ye gönül vermiş saygıdeğer vatandaşlarımızın hak etmediği bir durumdur. Bundan kurtulmak için CHP'nin deneyimli siyasetçilerinin sağduyuyla bir yol bulması gerekir" dedi
Ak Parti’nin Sapanca’daki kampı devam ediyor. Parti sözcüsü Ömer Çelik kamp sırasında CHP’ye çattı, “Bizim üzerimizden kendi yetersizliklerini temize çekmeye kalkmasınlar. Biz buna müsaade etmeyiz. Bu durum, bu tablo CHP’ye gönül vermiş saygıdeğer vatandaşlarımızın hak etmediği bir durumdur. Bundan kurtulmak için CHP’nin deneyimli siyasetçilerinin sağduyuyla bir yol bulması gerekir” dedi..
Ak Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, Sakarya’nın Sapanca ilçesindeki bir otelde düzenlenen AKP’nin 33. İstişare ve Değerlendirme Toplantısı kapsamında basın toplantısı düzenledi.
Kamp kapsamında öğleden önce genel başkan yardımcılarının katılımıyla oturumların yapıldığını, milletvekillerinin ve diğer katılımcıların sorularının cevaplandığını belirten Çelik, öğleden sonra Bakanların katıldığı oturumların yapıldığını söyledi.
Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip ‘ın kampın açılışında iç politikadan dış politikaya kadar dile getirdiği birçok konu başlığının oturumlarda ele alındığını aktaran Çelik, “Genel Başkanımızın katılacağı milletvekillerimizle bir istişare toplantısı olacak. Aynı şekilde Genel Başkanımızın takdirleriyle bütün heyetimizle yapılacak istişare toplantıları da olacak. Her zaman olduğu gibi yarın da kendilerinin kapanış konuşmasıyla kampımızı tamamlamış olacağız. Bütün bu sorulan sorular, sorulara verilen cevaplar, değerlendirilmesi gereken konular ciddi bir şekilde not tutuluyor. Onun sonuçlarını önümüzdeki toplantılarda değerlendireceğiz.” diye konuştu.
Kamp kapsamında Şule Yüksel Şenler’in hayatını anlatan “Şule” filminin gösteriminin yapıldığını anımsatan Çelik, ayrıca Necip Fazıl Kısakürek’in “Bir Adam Yaratmak” romanından uyarlanan filmin gösteriminin yapılacağını duyurdu.
Çelik, ABD ve İsrail tarafından İran’a yönelik haksız ve hukuksuz saldırıdan sonra hem bölge hem de dünya barışının ciddi bir risk altına girdiğini dile getirerek, “Burada gelinen noktada bu barışın bugün yapılan bazı saldırılarla yine risk altına girdiğini görüyoruz. İsrail’in saldırganlığı devam ediyor. Dolayısıyla bölgeyle ilgili konuların değerlendirilmesi, enerji meselelerinden tarıma, gıda güvenliğinden diğer konulara yoğun bir biçimde devam edecek. Yapay zekadan diğer bütün alanlara kadar geniş bir çerçevede kamp gündemimiz var. Hemen hemen bütün bakanlıklarımızın alanına giren ama onun dışındaki konuların da değerlendirildiği çok geniş gündemle bu kamp devam ediyor.” dedi.
Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Erdoğan’ın kampın açılışında “Terörsüz Türkiye” konusuna kapsamlı şekilde değindiğini anımsatan Çelik, şöyle devam etti:
“Kapalı toplantılarda da buna değiniyorlar. Artık o noktada yeni bir aşamada olduğumuzu son basın toplantımızda ifade etmiştim. Artık terör örgütünün silah bırakması için bunu gerçekleştirecek yasal zeminin oluşması gerekiyor. Bu konunun bir an evvel Meclis’e gelmesi gerektiğini ve Meclis’ten hızlı bir şekilde değerlendirilerek yasalaşması gerektiğini düşünüyoruz. Bu şekilde değerlendiriyoruz. Burada tabii en kapsayıcı şekilde Meclis’te olan ya da olmayan siyasi partilerin desteğiyle Terörsüz Türkiye hedefine ulaşmak ve terörsüz bölge hedefine ulaşmak için bu adımları atmaya devam ediyoruz. Şimdiye kadar pek çok adım atıldı ama gelinen aşama artık yeni bir aşamadır. Burada bu yasanın çıkmasıyla birlikte terör örgütünün silah bırakmasını temin edecek zemin ortaya çıkacaktır. Burada terör örgütünün silah bırakmasının gerçekleşmesi halinde o zaman Türkiye uzun yıllardır mücadele ettiği bu terör örgütünü gündemden kaldırmış olacaktır.”
Suriye’den Irak’a kadar geniş bir alanda terör örgütlerinin vekil güçler olarak kullanıldığının görüldüğüne dikkati çeken Çelik, şu değerlendirmelerde bulundu:
“O sebeple Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge hedefimizin birbiriyle bağlantılı bir şekilde, iç içe bir şekilde, birbirinden ayrılmaz bir şekilde yürütülmesinin de ne kadar kıymetli olduğu net bir şekilde görülmektedir. Geldiğimiz bu yeni aşamada herkesi pozitif bir dille ister katkı olsun, ister eleştiri olsun, pozitif bir yaklaşımla bu sürece destek vermeye, katkı vermeye, eleştirisi varsa eleştirisini gündeme getirmeye, bunu sağlıklı bir şekilde yapmak için gayret etmeye davet ediyoruz. Bu son derece kıymetlidir. Çünkü gerçekten bütün Türkiye’yi ilgilendiren, bütün bölgemizi ilgilendiren meselelerdir bunlar. Burada aşırı yaklaşımlardan kaçınmak, sağduyulu davranmak gerekir, sağduyulu bir dil kullanmak gerekir. Zaman zaman soruyorlar bize, ‘Aşırı yaklaşımdan kastınız nedir?’ diye. Aslında herkes biliyor aşırı yaklaşımların ne olduğunu. Sürece eleştiri yerine iftira ve çarpıtmayla yaklaşmak bir aşırı yaklaşımdır. Ayrıca, ‘sürece destek veriyorum’ başlığı altında, süreci ana odağından uzaklaştıracak yaklaşımlar, aşırı gündemler, toplumun hassasiyetlerini kışkırtacak tavır ve davranışlar da aşırı yaklaşımdır. Sağduyuyla inşallah bu süreci sonucuna ulaştırmayı diliyoruz.”
Özgür Özel’in Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yaptığı konuşmaya yönelik açıklamalarına da değinen Çelik, şunları söyledi:
“Kendisi bu son hukuki durum ortaya çıkmadan da CHP’yi yönetemiyordu. CHP’de ciddi bir yönetim sorunu vardı. Biz bunu o zaman da ifade ettik. Şimdi bizim üzerimizden kendi yönetim yetersizliklerini temize çekmeye kalkmasınlar. CHP, kendi meselesini kendi içerisinde halletsin. Biz geçmişte 14-28 Mayıs seçimlerinde Sayın (Kemal) Kılıçdaroğlu ile mücadele ettik. Daha sonrasında Sayın Özgür Özel’in yönetimiyle mücadele ettik. Daha öncesinde Sayın Kılıçdaroğlu’nun yönetiminde CHP’yle mücadele etmiştik. Dolayısıyla bizim açımızdan fark eden bir şey yok. Ama kendi meselelerini kendileri halletsinler. Bizim üzerimizden kendi yetersizliklerini temize çekmeye kalkmasınlar. Biz buna müsaade etmeyiz. Bu durum, bu tablo CHP’ye gönül vermiş saygıdeğer vatandaşlarımızın hak etmediği bir durumdur. Bundan kurtulmak için CHP’nin deneyimli siyasetçilerinin sağduyuyla bir yol bulması gerekir. Önemli olan budur.”