DÜNYA KUPASI 2026 72 Maç 48 Takım 12 Grup ⚽ Canlı Sonuçlar Fikstür 🏟️ Stadyumlar Hikayeler Keşfet → Dünya Kupası 2026 DÜNYA KUPASI 2026 Keşfet →

Aziz İhsan Aktaş davasında dördüncü gün: ‘Somut delil varsa her cezaya razıyım’

İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Silivri’de yeni inşa edilen duruşma salonunda süren 200 sanıklı Aziz İhsan Aktaş Suç Örgütü Davasında karar celsesinin dördüncü gününde esas hakkındaki mütalaaya karşı savunmalarla devam edildi.

Siyaset 18 Haziran 2026

Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin, Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat ve Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara dahil 7 kişinin tutuklu olduğu, Aziz İhsan Aktaş Suç Örgütü davasının karar celsesinin dördüncü duruşma günü esas hakkındaki mütalaaya karşı savunmalarla devam etti. 

Savunmasında aynı dosyada yargılanan bazı sanıkların hiç tutuklanmadığını, bazılarının ise tahliye edildiğini hatırlatan Tekin “Aynı suçlamalarla arkadaşlarımızın bir kısmı bu dosyada hiç tutuklanmadı, bir kısmı bir süre tutuklandı, sonra bırakıldı. Sanki onların tutuksuzluğunu dert ediyoruz gibi gözükür diye dilekçelerimize, savunmalarımıza yazmadık. Düşünün bizdeki vicdan muhasebesini. Sesimizi çıkarmadık ve bugün burada yedi tutuklu sanık olarak oturuyoruz. Sanıyorum biz burada sadece gösterme olarak oturuyoruz. Biz neden hâlâ tutukluyuz?” diye sordu.

Tutukluluğun özgürlükten mahrum bırakılmak anlamına geldiğini vurgulayan Tekin, mahkeme heyetine seslenerek kararın vicdani yönünün de değerlendirilmesini istedi.

Savunmasının devamında, Aziz İhsan Aktaş ile görüştüğü yönündeki iddialara değinen Oya Tekin, dosyada görüşmenin kendisinin aleyhine delil gibi sunulduğunu savundu.

Aktaş’ın belediyelerde iş yapan bir müteahhit olduğunu belirten Tekin, bir belediye başkanının böyle kişilerle görüşmesinin tek başına suç olarak değerlendirilemeyeceğini söyledi.

Belediye başkanlığı görevine yeni başladığı dönemde çok sayıda kişinin “hayırlı olsun” ziyaretine geldiğini ifade eden Tekin, Aziz İhsan Aktaş ile de bu kapsamda görüştüğünü, bu hususta ifadelerinde herhangi bir çelişki bulunmadığını kaydetti.

Tekin, dosyada yer alan birçok ihale ve ödeme işleminin kendi görev süresinden önceki dönemlere ait olduğunu söyledi, değerlendirmelerin bu ayrım gözetilmeden yapıldığını savundu.

Esas hakkındaki mütalaada, Aziz İhsan Aktaş’ın düzenli ödeme alabilmek ve ihaleleri sürdürebilmek için rüşvet verdiği yönündeki değerlendirmenin yer aldığını belirten Tekin, bu sonuca ulaşılmadan önce gerekli incelemelerin yapılmadığını öne sürdü.

Aktaş ve bağlantılı şirketlerin önceki dönemlerde hangi ihaleleri aldığına, kendi döneminde hangi ihaleleri kazandığına ve ödeme süreçlerinin nasıl işlediğine ilişkin bir araştırma yapılmadığını savunan Tekin, bu yönüyle dosyada eksik inceleme bulunduğunu söyledi.

Savunmasının devamında kişisel geçmişine ve mesleki kariyerine dikkat çeken Oya Tekin, kendisine yöneltilen rüşvet suçlamasının yaşamı ve meslek geçmişiyle bağdaşmadığını savundu. Yıllarca avukatlık yaptığını ve meslek hayatı boyunca saygın bir konum elde ettiğini ifade eden Tekin, “Bana bunu teklif dahi edemezler” dedi.

Seçim kampanyalarını kendi imkânlarıyla yürüttüğünü belirten Tekin, maddi çıkar elde etmek amacıyla hareket ettiği yönündeki iddiaları reddetti.

Savunmasının devamında dosyanın başlangıcındaki ihbara dikkat çeken Oya Tekin, ilk ihbarda Seyhan Belediyesi’nde görev yapan bazı isimlerin suçlandığını ancak kendisinin dosyaya daha sonra Aziz İhsan Aktaş’ın etkin pişmanlık kapsamında verdiği ifadeyle dahil edildiğini söyledi.

İhbarda adı geçen bazı kişiler hakkında soruşturma açılmadığını savunan Tekin, buna karşın kendisinin Aktaş’ın 11 Mayıs 2025 tarihli beyanı sonrasında dosyada yer aldığını belirtti.

Oya Tekin savunmasını sonraki bölömünde göreve başladığı dönemde Seyhan Belediyesi’nin ağır bir mali tabloyla karşı karşıya olduğunu, belediyenin yaklaşık 2,5 milyar lira borcu olduğunu söyledi.

Bu borçların firma alacakları, vergi ve SGK borçları, kredi yükümlülükleri ile çeşitli teminatlardan oluştuğunu belirten Tekin, göreve gelir gelmez belediyenin mali durumunu kamuoyuyla paylaştığını kaydetti.

Bilginay firmasının belediyeden ve Seyhan İmar AŞ’den toplam yaklaşık 715 milyon lira alacağı olduğunu belirten Tekin ödeme süreçlerinin dosyada eksik değerlendirildiğini savundu. Kendisinden önceki dönemde de firmaya ödeme yapıldığını ifade eden Tekin kendi döneminde yapılan ödemelerin belediyenin devam eden hizmetlerini sürdürebilmek amacıyla gerçekleştirildiğini söyledi. Tekin temizlik hizmetinin aksatılmasının mümkün olmadığını belirterek ödeme kararlarının belediyenin mali imkânları ve hizmet ihtiyaçları doğrultusunda alındığını savundu.

Savunmasının devamında Bilginay firmasına yapılan ödemeler üzerinden yöneltilen suçlamalara itiraz eden Oya Tekin kendisinden önceki yönetim döneminde firmanın alacaklarının uzun süre ödenmediğini söyledi.

Seçimlerden önceki son üç ayda firmaya herhangi bir ödeme yapılmadığını belirten Tekin buna rağmen firmanın icra takibi başlatmadığını ve hizmet vermeyi sürdürdüğünü ifade etti.

Tekin “Bu kadar büyük bir alacak birikmesine neden izin verildiği ve neden herhangi bir hukuki girişimde bulunulmadığı araştırılmadı” dedi.

Göreve başladıktan yaklaşık üç ay sonra ödeme yaptığını belirten Tekin buna karşın suçlamaların kendi dönemindeki ödemeler üzerinden kurulduğunu savundu. Belediye yönetimini devraldığında mali yapıyı incelemek, kurumun işleyişini öğrenmek ve kaynak oluşturmak zorunda kaldığını ifade eden Tekin ödemelerin ancak belediyenin mali imkanları ölçüsünde yapılabildiğini söyledi.

Oya Tekin, Aziz İhsan Aktaş’la bağlantılı olduğu öne sürülen şirketlerin Seyhan Belediyesi’yle ilişkilerinin kendi döneminden önceye dayandığını savundu.

Söz konusu firmaların büyük bölümünün 2019-2024 döneminde belediyeden iş aldığını belirten Tekin göreve geldiğinde bu şirketlerin bir kısmının işlerinin tamamlanmış olduğunu, bazılarının ise yalnızca alacaklarının kaldığını söyledi. Devam eden sözleşmelerin ise önceki yönetim dönemlerinden devralındığını ifade etti.

Savunmasının son bölümünde davanın yalnızca kendisini ilgilendirmediğini söyleyen Oya Tekin verilecek kararın seçilmiş bir belediye başkanının hangi delillerle suçlanabileceği ve hangi gerekçelerle özgürlüğünden mahrum bırakılabileceğine ilişkin bir değerlendirme niteliği de taşıyacağını vurguladı.

Tekin gözyaşlarını tutmakta zaman zaman zorlanarak savunmasını şu sözlerle tamamladı:

“Eğer suç işlediğimi gösteren somut ve tartışmasız bir delil varsa bunun sonucuna katlanmaya hazırım Sayın Başkan, Sayın Heyet. Ama böyle bir delil yoksa özgürlüğümün varsayımlarla elimden alındığı bir kararın parçası olmak istemiyorum. Bugün sizden ayrıcalık, lütuf istemiyorum. Merhamet de istemiyorum. Yalnızca dosyaya bakmanızı, delilleri değerlendirmenizi ve kararınızı hukukun gereklerine uygun olarak vermenizi istiyorum. Adalet istiyorum Sayın Başkan, Sayın Heyet. Takdir yüce mahkemenizindir.”

10Haber bültenine üye olun, gündem özeti her sabah mailinize gelsin.