Fon soygunu: İktidar, kamuoyu baskısına 39 gün direnebildi

Ak Parti'nin eski genel başkanı Fatma Betül Sayan Kaya'nın borsada manipülasyonlu işlemle milyarlar kazandığı 26 Eylülde ortaya çıktı, Kaya aynı gün Ak Parti'deki görevinden istifa etmek zorunda kaldı. Ama hakkında adli işlem yapılmadı, ta ki düne kadar. Kaya tutuklandı.

Ekonomi 6 Kasım 2026

Fon soygunu ve bu soygunda konuşulan rakamların büyüklüğünün kamuoyunda yarattığı öfke Cumhurbaşkanı Recep Tayyip erdoğan’ı da, Ak Parti’yi de geçmişte ortaya çıkan bu çeşit öfke yaratıcı durumlardan daha farklı davranmaya zorluyor.

Bürokratların ihmalinden kaynaklanan tren kazalarında bile hesap vermekten ve hesap sormaktan geri duran iktidar bu kez kendi içinden kurbanlar vermek dahil kamuoyu öfkesini yönetmeye çalışıyor.

Nitekim, iktidardaki Ak Partinin eski bir bakanı ve son olarak da genel başkan yardımcısı olan Fatma Betül Sayan Kaya, epey bir direnildikten sonra dün tutuklandı.

39 gün önce ortaya çıktı

Fatma Betül Sayan Kaya’nın fon soygununda baş rolü oynayan Tera Yatırım’la işbirliği içinde, borsadan bu yatırım şirketinin manipülasyon yaptığı hisse senetlerinden biri olan Özata Denizcilik hisselerini oldukça ucuz fiyattan aldığı, sonra da tam fonların tasfiye edildiği gün olan 16 Eylülde sattığı ortaya çıkmıştı.

Kamuoyu, Fatma Betül Sayan Kaya ve eşinin bu 2 milyar liradan fazla kâr elde edilen manipülasyonlu işlemi yaptığını 26 Eylül günü bir Yeni Parti milletvekilinin ifşasıyla öğrendi. Aynı günün akşamı Fatma Betül Sayan Kaya, Ak Parti genel Başkan Yardımcılığı görevinden istifa etti.

Ancak Kaya ve eşi hakkında hiçbir adli işlem yapılmadı. Neden sonra savcılık ikiliyi davet etti, İstanbul Adliyesine kimseye görünmeden girip çıkabilmeleri sağlandı, Kaya çifti 45 dakika kadar ifade verdikten sonra hiçbir şey olmamış gibi evlerine döndü.

Fatma Betül Sayan, tutuklanmak üzere sulh hakimliğine giderken adliye koridorunda ağlıyordu.

Ön kapıdan girdiler, ağlarken görüntülendi

Ama fon soygunun sembol isimleri haline gelen bu karı kocayla ilgili kamuoyu baskısı büyüdükçe büyüdü ve nihayet onlar 5 Kasım Perşembe günü bir kez daha davetle Savcılığa çağrıldı. Oysa aynı savcılığın haklarında çok daha hafif suçlamalar bulunan insanları sabahın kör karanlığından evlerinden gözaltına aldırdığı biliniyor. Kaya çifti yine de ayrıcalıklıydı ama daha onların adliyeye gelişinde bu ayrıcalıklarının en azından bir bölümünü kaybettikleri anlaşıldı. Çünkü bu kez Çağlayan’a arka kapıdan gizlice giremediler, ön kapıdan gazetecilerin önünden geçerek girmek zorunda kaldılar.

Gazetecilerin Kaya çiftini adliyede takip edebilmesi de özellikle sağlandı. Örneğin, ifadesi sonrası savcılık tarafından tutuklama isteğiyle hakimliğe sevk edilen Fatma Betül Sayan Kaya’nın gözyaşları içinde Adliye koridorlarında yürümesi de gazeteciler tarafından görüntülendi.

Akın Gürlek sanki tutuklanacağını biliyordu

Aynı saatte, yani henüz Kaya tutuklanmamış ama tutuklanmaya sevk edilmişken, onun tutuklanacağını peşinen biliyormuş gibi sosyal medyadan paylaşım yapan bir isim vardı: Adalet Bakanı Akın Gürlek.

Gürlek, henüz ortada bir mahkeme kararı yokken, sanki 40 yıllık Ak Partili gizi şöyle yazdı: “Biz, tazelenerek ilerleriz! Biz, her dem yeniden doğarız. Biz, yanlış yapanla, nefsine yenik düşenle vedalaşır, yolumuza güçlenerek devam ederiz.”

Bu mesajdan kısa süre sonra tutuklama kararı da geldi zaten. Fatma Betül Sayan Kaya tutuklanırken eşi İlyas Kaya ve yine dün savcılıkta ifade veren eski SPK başkanı İbrahim Ömer Gönül için yurt dışı çıkış yasağı ve haftada bir imza atma şeklindeki adli kontrol uygulandı.

Savcılığın sevk yazısı

Savcılığın nöbetçi sulh ceza hakimliğine gönderdiği sevk yazısında, Özata Denizcilik San. ve Tic. AŞ isimli şirket hissesindeki işlem verileri ve bulgular neticesinde, şüpheli Kaya’nın kamuya açıklanmamış ve sermaye piyasası aracının fiyatını, değerini veya yatırımcıların kararlarını etkileyebilecek nitelikteki bilgilere sahip olduğu yönünde Sermaye Piyasası Kurulu tarafından rapor düzenlendiği belirtildi.

Bu kapsamda savcılığa suç duyurusunda bulunulduğu kaydedilen yazıda, “İlgili hissede yapılan işlemler ve Kamu Aydınlatma Platformu’ndaki (KAP) sermaye ve ortaklık yapısı incelendiğinde, Tera Grubunun şirket ve fon bazında OZATD hissesinde yoğun miktarda hisse alım işlemi gerçekleştirdiği tespit edilmiştir.” denildi.

Kaya’nın ifadesine yer verilen sevk yazısında, Tera Grubu yöneticilerinden Erdin Özel’le geçmişten de tanışıklığının bulunduğu, yine hisse yatırım sürecinde de bu görüşmenin yoğun bir şekilde devam ettiği, ayrıca Tera Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Emre Tezmen’le görüştüğünü belirttiği kaydedildi.

Parasını T +2’de değil T 0’da yatırdılar

Sevk yazısında, ayrıca şüpheli Kaya’nın Tera Grubu’na yatırım hesabı açtığının da işlem ve beyanlarla doğrulandığı ifade edildi.

İlgili hissenin hisse değerinin yükselişinin 2026 yılının nisan ayında başladığı, düşüş eğiliminin ise fonlarla ilgili olarak alınan tasfiye kararı tarihi olan 17 Eylül’den bir gün öncesi olan 16 Eylül’e kadar devam ettiği belirtilen yazıda, “Şüpheli Fatma Betül Sayan Kaya’nın OZATD hissesini alış zamanı 2026 yılının nisan ayı olup, almış olduğu hissenin satış tarihinin ise 16 Eylül olduğu, ayrıca bu tarihte hissenin piyasada satılmayıp virman şeklinde Tera Yatırım Menkul Değerler AŞ tarafından alındığı ve hisse değerinin de şüphelinin hesabına aynı gün yatırıldığının anlaşıldığı” değerlendirmesi yapıldı.

Sevk yazısında, öncelikle OZATD hissesinin T+2 pozisyonunda olduğu, yani hisse satış işleminin gerçekleşmesinden sonraki 2 iş günü süren takas süresinde satış sonucu elde edilen miktarın hesaba geçtiği bir durum söz konusu olmasına rağmen, şüpheli Kaya’ya ait hisselerin satışının T+0 pozisyonunda yani virman şeklinde yapılarak bakiyenin aynı gün içerisinde hesaba geçtiği belirtildi.

“Tasfiyeden 1 gün önce bu işlem gerçekleşti”

Yazıda, bu virmanın Tera Yatırım Menkul Değerler AŞ’ye yapıldığı, aynı gün içerisinde de bu şirket tarafından şüphelinin hesabına hisse satış bedelinin yatırıldığının tespit edildiği belirtilerek, şunlar kaydedildi:

“Burada yapılan satış işleminin 16 Eylül tarihi olduğu, yani tasfiyeden 1 gün önce bu işlemin gerçekleştiği, belirtildiği üzere şüphelinin Tera Grubu yöneticileriyle diyalog halinde oluşu, ilk defa borsa yatırımcısı olmasına rağmen yatırım miktarının yüksek değerde oluşu dikkate alındığında şüphelinin hissenin fiyat hareket aralığını bildiği ve yine tasfiye kararının verileceğini de bilerek işlemler yaptığı görülmektedir.”

Bu kapsamda kaçma ve delil karartma şüphesi dikkate alındığında şüpheli hakkında uygulanacak adli kontrol hükümlerinin bu aşamada yetersiz olacağı aktarılan yazıda, açıklanan gerekçeler doğrultusunda da üzerine atılı suçu işlediğine dair kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren olguların ve tutuklama nedeninin bulunduğu anlaşılmakla tutuklanmasına karar verilmesi talep edildi.

10Haber bültenine üye olun, gündem özeti her sabah mailinize gelsin.