Ekrem İmamoğlu dahil 414 kişinin yargılandığı İBB davasında 45. celse görüldü. Celsede Ekrem İmamoğlu mahkeme başkanından tutukluluk incelemelerinin ayda bir değil daha sık yapılmasını istedi, "15 aydır hapis yatan, ilk kez söz hakkı alan arladaşlarımız var" dedi.
Ekrem İmamoğlunun da aralarında olduğu 68’i tutuklu 414 ismin yargılandığı İBB davasında 45. celse görüldü. Duruşmada, tutuklu sanık iş insanı Hüseyin Köksal’ın avukatının savunması alındı. Ardından Ekrem İmamoğlu söz alarak incelemesinin her hafta yapılmamasına gösterdi ve taleplerini sıraladı. Duruşma, İBB Muhtarlık İşleri Daire Başkanı Yavuz Saltık’ın savunmasıyla devam etti.
Ekrem İmamoğlu, mahkeme heyetine taleplerini şöyle iletti: “Sayın Başkan, elbette sizin burada prensiplerinizle ya da yargı kurallarına göre süreci yönetme tarzınız var. Elbette bize de buna saygı duymak düşer. Ancak bizim de fikirlerimiz var ve bizim de hukukçularımızdan aldığımız bilgiler ya da onların size aktardığı birtakım hususlar üzerinden taleplerimiz var. Ben hukukçu değilim. Buna da sizlerin saygı duymanız gerektiğini düşünüyorum. Zira burada 15 ayını doldurmuş ve ilk defa bugün, dün söz alan insanlar var. Tam 15 ay sonra ilk defa kendini ifade edebilen insanlar var. Ben, böyle bir yargılama sürecinin Türkiye tarihinde çok az olduğunu düşünüyorum. İçerik açısından handikaplarıyla belki de bu tarihte ilk olarak yaşandı ve yaşanıyor. Bu manada insanların, koymuş olduğunuz birtakım kurallara dair ciddi itirazları var; ben dahil. Örneğin; 1 aylık tutukluluk incelemesi kuralı koydunuz. Bu kuralı değiştirmek veya esnetmek de sizin uhdenizde. Yani “bu kuralı bu şekilde uygulayacağım” demek kadar değiştirmek ve esnetmek de sizin uhdenizde. Onun için 1 ayı 1 haftaya indirebilirsiniz.”
Aranın ardından 45. celseye devam edildi. İBB Muhtarlık İşleri Daire Başkanı Yavuz Saltık kürsüye çıkarak savunmasına başladı. Saltık, savunmasında şunlara yer verdi: “Tutukluluktan aylar sonra iddianameye konan ve birbirinin aynısı iki ihaleye fesat karıştırmakla ve örgüt üyeliğiyle suçlandığımı öğrendim. Yani ben tutuklandıktan 2-3 ay sonra iddianameye bir ihale koymuşlar. Bunu iddianame çıkınca öğrendim. Birbirinin aynısı dediğim, her yıl yapılan Halkla İlişkiler Müdürlüğü’nden mobil iletişim ihalesi iddianamede eylem 94 ve 95 olarak geçiyor. Her yıl tekrarlayan bir ihale; benden önce de her yıl aynı şekilde yapılmış, benden sonra da yapılmaya devam etmiş. Gerek emniyette gerek savcılıkta bana bu ihale hakkında tek bir soru sorulmadı, ifadem alınmadı. Bu konu tutukluluğumdan 2-3 ay sonra iddianameyle ortaya çıktı. Ben iddianameyle öğrendim daha doğrusu. Türk hukuk tarihinde ve ağır ceza pratiğinde, idari yargının görev alanına giren usul ve esas işlemlerinin bu şekilde bir ceza yargılamasına konu edildiği görülmemiştir.”