AKP Bursa Milletvekili Osman Mesten’in videosu düştü önüme.
Yeni bir video değil ama işte bu sabah gördüm ben…
Nasıl bi zavallılıktır bu.
Ne acıklı bi bakış açısı ve zihniyettir.
Sokak köpekleri, ona göre, “milli güvenliği ilgilendiren, Türk aile yapısını hedef alan büyük bir terör organizasyonu…”
Terör organizasyonu!
Devam ediyor: “Adı köpektir, ‘it’tir. ‘Can dost’ değildir, ‘patili dost’ değildir.”
Dahası var. “Mama” demeyecekmişiz, “yal” diyecekmişiz. “Hayvansever” değil, “köpeksever” diyecekmişiz.
Benim iki sorum var.
📍Bu ülkede kira ödeyemeyen genç, geçinemeyen emekli, et reyonunun önünden geçip giden aile var… Bu sözde vekilin, ekonomik krizle ilgili ne dediğini merak ediyorum…
📍Bi de bu ülkede, aylardır Öcalan tartışılıyor.
Gerçek bir terör örgütü konuşuluyor. Bu vekilin o tartışmada ne dediğini de merak ediyorum…
Köpek, “terör organizasyonu” ilan edilecek kadar acil bir gündemmiş. Bizim haberimiz yokmuş demek!
Şu konuşmayı dinleyince, prens dizisindeki o sahne geldi aklıma…

Mustafa Erdoğan’ın Anadolu Ateşi’ni izledik Alya’yla Bodrum Antik Tiyatro’da.
Çok seneler önce izlemiştim.
O zaman da olağanüstüydü.
Ama şimdi…
Müthiş ötesi!
60 dansçı aynı sahnede.
Ve öyle bir senkronizasyon var ki, insanın aklı almıyor.
Bir de öğrendim ki…
Aynı gece sadece Bodrum’da değiller!
Bodrum, Antalya ve Fethiye’de aynı anda gösterileri var.
Ve her ekip 60 kişi!
Yani aynı gece 3 ayrı yerde, yaklaşık 180 dansçı sahne alıyor.
Düşünsenize bunun organizasyonunu…
Provalarını…
Disiplinini…
Lojistiğini…
Her yerde aynı kaliteyi tutturmayı…
Bu ne demek biliyor musunuz?
Bu kendiliğinden olmuyor.
İnanılmaz bir emek…
İnanılmaz bir çalışma…
İnanılmaz bir disiplin…
Ve en önemlisi inanılmaz bir adanmışlık…

Hani “görsel şölen” falan diyorlar ya…
İşte bu gerçekten görsel şölen…
Sahne tasarımı, ışıklar, kostümler, müzikler, dansçılar…
Her şey çok çok iyi.
Çok profesyonel.
Ama beni en çok etkileyen sözünü ettiğim ADANMIŞLIK oldu.
Mustafa Erdoğan, dansa bi ömür adamış.
25 sene olmuş Anadolu Ateşi’ni kurup bu yola çıkalı…
Ve hala aynı heyecan, aynı enerji, aynı titizlik.
Üstelik dansçılarını kendi Kıvılcım okullarından, kendi yetiştirdikleri gençlerden seçiyorlar.
Tempo inanılmaz.
Senkronizasyon akıllara ziyan.
Ben arada, “Hah, şimdi birinin bacağı başka yere gider, biri yarım saniye geç kalır” diye baktım…
İnsanlık hali ama yok…
Bulamadım.
Bu ülkede bazen iki kişi aynı şeyi aynı anda yapamıyor, bunlar 60 kişi inanılmaz bir tempoda aynı anda yapıyorlar!
Olağanüstü.
Finalde, zeybekte Mustafa Erdoğan da çıkıyor sahneye.
O da dans ediyor.
Sonra daha hızlı bir dansta yine ekibe katılıyor.
Valla helal olsun.
Süper performans.
Gülben Ergen de dün gece izlemiş.
“Çok iyiydi di mi? Bence ben izliyorum diye biraz bana da hava attı. Bu gece de iyi miydi?” dedi.
Süper ötesiydi valla.
Hatta BOM-BAY-DI!
Mustafa Erdoğan da, dansçılar da, arkadaki ekip de -emeği geçen herkes- müthiş bi övgüyü hak ediyor…
25 yıldır bunu yapmak…
Türkiye’de başlayıp dünyaya taşımak…
Rusya’daki temsillerde biletleri sold out yapmak…
Dünyanın dört bi yanında alkışlanmak gerçekten takdire şayan…
İki gün Çeşme’deydiler.
İki gün Bodrum’da.
Sırada Aspendos var…
Birazdan Antalya’ya yola çıkıyorlar.
Gurur duyuyoruz Mustafa Erdoğan’la.
Ve Anadolu Ateşi’nin bütün ekibiyle.
İyi ki varsınız!
İyi ki bu toprakların danslarını, böyle şahane bi şekilde dünyaya taşıyorsunuz.
Helal olsun size.