Aslında evlilikten değil, yataktan korkuyorum

30 Mayıs 2026

İrem Hanım merhaba,
36 yaşındayım, 1,5 yıldır birlikte olduğum bir erkek arkadaşım var. Kendisi 41 yaşında. Beni çok seviyor, evlenmek ve çocuk sahibi olmak istiyor. Açıkçası ben de onu seviyorum. İyi biri, güvenilir biri, birlikte hayat kurabileceğim biri olduğunu düşünüyorum. Ama bir problemim var ve bunu ona söyleyemiyorum.Birlikte olduğumuzda cinsel olarak çok uyumlu hissetmiyorum. O mutlu görünüyor ama ben çoğu zaman orgazm olamıyorum. Ne istediğimi söylemeye utanıyorum. Onu kırmaktan korkuyorum. O ise ilişkimizin harika olduğunu düşünüyor. Şimdi sürekli ‘Evlilik için erken’, ‘Biraz daha zaman lazım’ gibi bahaneler üretiyorum. Ama galiba korktuğum şey evlilik değil. Ya bu böyle devam ederse? Bir erkeği sırf yatakta mutlu olmadığım için kaybetmek istemiyorum. Ama hayatım boyunca da bunu yaşamak istemiyorum. Ne yapmalıyım?

Değerli okurum,
Öncelikle çok dürüst olalım: Senin sorunun evlilik değil. Senin sorunun konuşamadığın bir endişe.

Şimdi çok önemli bir şeyi açıklayalım: Birçok kadın orgazm olamadığında partnerinin bunu anladığını sanır. Ama erkekler çoğu zaman anlamaz. Çünkü erkek ilişkiyi kendi deneyiminden değerlendirir. Bu yüzden senin sessiz kaldığın her an, onun gözünde her şey yolunda gidiyor olabilir.

Asıl problem şu: Sen ilişkiyi değil, gerçeği erteliyorsun.

Bugün “Biraz daha bekleyelim” diyorsun. Yarın nişan, düğün, çocuk. Ama konuşulmayan mesele aynı yerde duruyor. Bir de kadınların sık düştüğü bir tuzak var: “Beni çok seviyor. Bu kadar iyi bir adamı kaybeder miyim?” Belki.

Uzun evliliklerde cinsel uyum tek başına mutluluk getirmez. Ama ciddi bir uyumsuzluk da zamanla kırgınlık yaratabilir. Şunu da ekleyeyim: Orgazm olamıyor olman mutlaka partnerinin yetersiz olduğu anlamına gelmez. Belki iletişim eksikliği vardır veya ne istediğini söylemekte zorlanıyorsundur. Belki bedenini keşfetme tarafı eksiktir. Belki ikinizin öğrenmesi gereken şeyler vardır. Ama bunların hiçbiri konuşulmadan çözülemez.

Evlilik öncesinde konuşulmayan cinsellik, evlilikten sonra sihirli şekilde düzelmez. Çoğu zaman sadece daha sessiz hale gelir. Bu yüzden ona “Yatakta kötüsün” demen gerekmiyor. Ama şu cümleyi kurman gerekiyor: “Seni seviyorum ama cinsel hayatımızla ilgili konuşmamız gereken şeyler var.” Olgun bir ilişki bunu kaldırabilir. Kaldıramıyorsa zaten evlilik konuşmak için erkendir.

Çocuğumuz için geri dönmeli miyim?

İrem Hanım merhaba,
36 yaşındayım. Benden 14 yaş büyük olan eşimden 8 ay önce boşandım. 7 yaşında bir oğlumuz var. Boşanmamızın tek nedeni cinsellik değildi ama en büyük nedenlerinden biriydi. Eşimde yıllardır sertleşme sorunları vardı. İsteği vardı ama ilişki çoğu zaman yarım kalıyordu. Doktora gitmek istemedi. Ben de onu üzmemek için yıllarca orgazm taklidi yaptım. Sanırım evliliğimiz boyunca gerçek anlamda hiç tatmin olmadım. Bir süre sonra sadece yatak odasında değil, hayatın her alanında kırgınlaşmaya başladım. Kendimi kadın gibi değil, ev arkadaşı gibi hissetmeye başladım. Sonunda boşandık. Şimdi eşim geri dönmek istiyor. Ağlıyor, pişman olduğunu söylüyor. Oğlumuz da anne-babasının yeniden birlikte olmasını çok istiyor. Açıkçası ev huzurunu özledim. Aile olmayı özledim. Ama içimde bir ses de şunu söylüyor: “Yine aynı şey olacak.” Bu yaştan sonra cinselliği ikinci plana atıp çocuğum için yeniden denemeli miyim? Yoksa aynı hatayı mı yaparım?

Değerli okurum,
Bu mektupta aslında iki soru var. Birincisi: “Eski eşime geri dönmeli miyim?” İkincisi ve daha önemlisi: “Kendimden bir kez daha vazgeçmeli miyim?”

Çünkü satır aralarında şunu okudum: Yıllarca sadece orgazm taklidi yapmamışsın. Mutluluk taklidi de yapmışsın. Kendi ihtiyaçlarını susturmuşsun.

36 yaşındasın. Artık neyin eksik olduğunu biliyorsun. Ve insan bildiği eksikliği ikinci kez yaşadığında daha çok acı çekiyor.

Şimdi gelelim en kritik noktaya. Sen boşanmayı cinsellik yüzünden yapmadın. Konuşulamayan cinsellik yüzünden yaptın. Çünkü sertleşme sorunu tedavi edilebilir. İstek sorunları çözülebilir. Çift terapisi alınabilir. Ama inkâr edilen sorunlar çözülmez.

Eski eşin bugün geri dönmek istiyor. Peki doktora gitti mi, yardım aldı mı, sorunla yüzleşti mi. Yoksa sadece özledim mi diyor? Çünkü özlemek değişmek değildir.

İnsanlar çoğu zaman yalnızlığı değil, değişimi zor bulur. Bir çocuğun ihtiyacı aynı evde yaşayan mutsuz anne-baba değildir. Bir çocuğun ihtiyacı dürüst yetişkinlerdir. Tabii ki , bir ilişkinin tek ölçüsü orgazm değildir. Ama bir kadının yıllarca kendi ihtiyaçlarını yok sayması da sağlıklı bir evlilik değildir.

Eğer geri döneceksen, eski evliliğe değil, yeni kararlarla yenilenmiş bir ilişkiye dön. Aynı insanlar, aynı sorunlar, aynı sessizlikler ile kurulan ikinci evlilikler genellikle ilkinden farklı bitmez.

10Haber bültenine üye olun, gündem özeti her sabah mailinize gelsin.