DÜNYA KUPASI 2026 72 Maç 48 Takım 12 Grup ⚽ Canlı Sonuçlar Fikstür 🏟️ Stadyumlar Hikayeler Keşfet → Dünya Kupası 2026 DÜNYA KUPASI 2026 Keşfet →

Sayın Cumhurbaşkanı, Ben Olsaydım Trump’a Bunları Söylerdim

7 Temmuz 2026

Ankara’daki NATO Zirvesi’nin en kritik görüşmesi hiç kuşkusuz Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile ABD Başkanı Donald Trump arasında yapılacak.

Bu, iki liderin ilk buluşması değil. Daha önce Washington’da ve uluslararası zirvelerde defalarca görüştüler. Ancak yaklaşık yirmi yıl aradan sonra ilk kez görevdeki bir Amerikan Başkanı Ankara’ya geliyor. Bu ziyaretin sembolik değeri kadar stratejik önemi de büyük.

Dünya yeni bir güç dengesi arıyor.

NATO ikinci yüzyılına hangi stratejiyle gireceğini tartışıyor.

Rusya-Ukrayna savaşı Avrupa’nın güvenlik mimarisini sarsmaya devam ediyor.

Orta Doğu her geçen gün daha kırılgan hâle geliyor.

ABD ile Çin arasındaki rekabet artık sadece ticaret üzerinden değil; teknoloji, yapay zekâ, kritik mineraller, enerji, finans ve veri üzerinden yeni bir dünya düzeni şekillendiriyor. Ticaret yolları değişiyor. Enerji koridorları yeniden çiziliyor. Paranın akış yönü de değişiyor.

Türkiye ise bütün bu fay hatlarının tam ortasında bulunuyor.

Yıllar boyunca cumhurbaşkanları, başbakanlar, bakanlar ve uluslararası kuruluşların üst düzey yöneticileri için konuşma notları hazırladım.

Bu mesleki refleksle kendi kendime şu soruyu sordum:

Eğer Sayın Cumhurbaşkanı’nın önüne tek sayfalık bir konuşma notu koyacak olsaydım, Trump’a hangi mesajları vermesini tavsiye ederdim? Ve Trump’ın hangi mesajlarla geleceğini öngörürdüm?

Elbette devletimizin ilgili kurumlarının çok daha kapsamlı hazırlıkları vardır.

Benim amacım onların yerine geçmek değil.

Sadece dışarıdan bakan bir stratejist olarak, bu görüşmenin başarısını artırabilecek bazı önerileri paylaşmak.

1. Günü Değil, Önümüzdeki Beş Yılı Konuşun

Bu hız çağında artık yirmi beş yıllık planlardan çok, doğru yönetilmiş beş yıllık stratejiler belirleyici oluyor.

Trump pazarlığı sever.

Ama büyük stratejik anlaşmaları daha çok sever.

S-400…

F-35…

CAATSA…

Suriye…

Bunların hepsi önemlidir.

Ama bunların hiçbiri Türkiye ile Amerika arasındaki ilişkiyi tanımlamamalıdır.

Ben olsam şu cümleyi kurardım:

“Sayın Başkan, gelin geçmişte yaşadığımız sorunları yönetmekle yetinmeyelim. Önümüzdeki beş yılı birlikte şekillendirelim. Güvenlikten teknolojiye, enerjiden yatırımlara kadar yeni bir stratejik ortaklık kuralım.”

Liderlerin görevi yalnızca kriz çözmek değil, gelecek inşa etmektir.

2. Müttefikler Birbirlerine Yaptırım Uygulamaz

CAATSA iki müttefike yakışmıyor.

F-35 dosyasının yıllardır çözülememesi de…

Türkiye artık yalnızca silah satın alan değil; savunma teknolojisi geliştiren, üreten ve ihraç eden bir ülkedir.

Trump Avrupa’nın daha fazla yük üstlenmesini istiyor.

Türkiye zaten bunu yapan ülkelerin başında geliyor.

Bu gerçeğin Washington tarafından daha açık görülmesi gerekir.

Savunma alanındaki güven yeniden tesis edilmeden stratejik ortaklığın tam anlamıyla onarılması mümkün değildir.

3. Türkiye’nin Çok Yönlü Diplomasisi Bir Sorun Değil, Bir İmkândır

Trump’ın ekibi mutlaka Rusya, Çin ve İran konularını açacaktır.

Burada savunmaya geçmeyin.

Tam tersine şunu söyleyin:

“Bugün Washington’un doğrudan konuşmakta zorlandığı birçok başkentle Türkiye güven içinde konuşabiliyor. Moskova’yla da, Kiev’le de, Pekin’le de, Tahran’la da…”

Bu eksen kayması değildir.

Bu stratejik erişimdir.

Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik saldırganlığı kabul edilemez.

Ancak kalıcı Avrupa güvenliği de sürekli bir Rusya-NATO cepheleşmesi üzerine kurulamaz.

Türkiye’nin değeri tam burada ortaya çıkıyor.

Hem caydırıcılığı destekleyebiliyor hem de diplomasinin kapısını açık tutabiliyor.

4. Bölgeyi Daha Fazla Germeyelim

Bugün Orta Doğu’nun ihtiyacı yeni savaşlar değildir.

Washington’ın özellikle İsrail üzerinde sahip olduğu etkiyi bölgesel tansiyonu düşürmek için kullanması büyük önem taşıyor.

Aynı şekilde Ege ve Doğu Akdeniz’de Türkiye ile Yunanistan arasındaki hassas stratejik denge korunmalıdır.

Türkiye ayrıcalık istemiyor.

Denge istiyor.

Türkiye hiçbir zaman güvenliğini başkalarının tercihlerine emanet etmez.

Denge bozulursa, kendi güvenliğini sağlamak için gerekli gördüğü adımları atmaktan da geri durmaz.

5. Güvenliği Konuştuk; Şimdi Refahı Konuşalım

İlişkilerimizin gündemi yıllardır güvenlik krizlerinden ibaret kaldı.

Bu artık değişmeli.

Yapay zekâ…

Enerji…

Kritik mineraller…

Yarı iletkenler…

Savunma teknolojileri…

Nükleer enerji…

Dijital altyapılar…

Ortak yatırım fonları…

Tedarik zincirleri…

İki ülke önümüzdeki on yılın ekonomik ortaklığını bugünden planlayabilir.

Kalıcı ittifaklar yalnızca ortak tehditlerle değil, ortak refahla da güçlenir.

Trump Muhtemelen Ne Söyleyecek?

Benim tahminime göre Başkan Trump beş temel başlıkla gelecektir:

NATO’da daha fazla yük paylaşımı.

Çin’e karşı daha net bir duruş.

İran’ın sınırlandırılması.

Rusya-Ukrayna savaşı.

İsrail ve Gazze.

Türkiye’nin cevabı ise her başlıkta aynı ilkeye dayanmalıdır:

Türkiye bağımsız dış politika izler. Ancak bu bağımsızlık NATO üyeliğiyle çelişmez. Türkiye’nin farklı başkentlerle konuşabilmesi, Batı’dan uzaklaşması değil; Batı’nın ulaşamadığı alanlara ulaşabilmesidir.

Son Bir Öneri

Bu görüşme, klasik diplomatik nezaket açıklamalarıyla sona ermemelidir.

İki lider, üzerinde uzlaşacakları beş maddelik bir Ankara Stratejik Bildirisi yayımlayabilir.

* Türkiye-ABD stratejik ortaklığının yeniden teyidi.
* Savunma sanayiinde yeni iş birliği dönemi.
* Yapay zekâ, enerji ve kritik teknolojilerde ortak yatırım girişimi.
* Karadeniz, Kafkasya ve Orta Doğu için düzenli stratejik istişare mekanizması.
* Liderler düzeyinde yılda en az bir kez yapılacak stratejik diyalog.

Böyle bir bildiri yalnızca Ankara ve Washington’a değil; Moskova’ya, Pekin’e, Brüksel’e, Tel Aviv’e ve küresel piyasalara da güçlü bir mesaj verir.

Çünkü diplomaside bazen tarihin yönünü uzun müzakereler değil, doğru zamanda ortaya konan ortak bir vizyon değiştirir.

Ankara’daki bu görüşme de, böyle bir vizyon ortaya koyabilmek için önemli bir fırsattır.

10Haber bültenine üye olun, gündem özeti her sabah mailinize gelsin.