Bu dansı bana lütfetmezseniz sizi çok fena korkuturum?

7 Kasım 2026

Biz ülkemizde Cumhuriyetimizin 103. Yılını 29 Ekim’de kutlarken, dünyada da tam 2 gün sonra iki ayrı festival ve etkinlik yaşandı.

Böylece insanlık, birkaç günde ortak acı, keder veya neşede, eğlencede birleşti. 

31 Ekim-2 Kasım tarihleri arasında

Meksika’da Ölüler Günü’nde (Día de Muertos), hayatını kaybetmiş sevdiklerinin ruhlarını anmak ve onlarla yeniden buluşmak amacıyla Meksikalılar bir araya geldi. Korku ve hüzün yoktu bu festivalde, tersine ölümü bir son değil, yaşamın bir parçası olarak görüyorlar onlar da çoğumuzun inandığı gibi.

31 Ekim’de bir başka gün daha vardı.

Ona gelmeden önce bir şarkıyı anlatalım. Çünkü ikisinin hikayesi birleşiyor.

Biliyorsunuz, Michael Jackson’ın Thriller şarkısı, Pop kültürüyle birlikte müzik tarihinin en ikonik yapımlarından biri. Ayrıca en önemli müzik videolarından (kliplerinden) birine sahip.

Şarkının doğuşunun ve Cadılar Bayramı’nın resmi marşı haline gelişinin 

öyküsü şöyle. 

Parçanın ilk adı Starlight Sun. 

Besteci Rod Temperton, şarkıyı ilk başta korku temalı değil, “Starlight Sun” adıyla neşeli bir parça olarak tasarlıyor. 

Albümün yapımcısı Quincy Jones ise Michael Jackson hayranlarının ilgisini çekecek, gizemli ve sinematik bir parça olmalı bu diyor ve Temperton şarkıyı tamamen korku edebiyatına ve zombi dizilerine ilham olacak şekilde yeniden yazıyor.

Şarkının sonundaki ikonik ürpertici konuşma ve kahkaha için, ünlü korku filmi aktörü Vincent Price stüdyoya davet ediliyor. 

Seslendirme sadece iki provada tamamlanıyor. 

Şarkı çıktığında hemen bir Cadılar Bayramı klasiği olmuyor tabii ki. 

Asıl kırılma noktası şimdi geliyor.

Aralık 1983’te John Landis yönetmenliğinde çekilen 14 dakikalık kısa film tadındaki müzik klibi ortalığı yerinden oynatıyor.

Klipteki kırmızı ceket, mezardan çıkan zombiler ve Michael Jackson’ın liderlik ettiği “zombi dansı”, benzersiz bir toplu koreografiyle insanları fethediyor.

Ve sonunda, Cadılar Bayramı’nın resmi şarkısı haline geliyor.

Cadılar Bayramı kostümleri ve partileri için mükemmel bir görsel tema ortaya çıkıyor.

Her yıl Cadılar Bayramı döneminde, dünya genelinde yüz binlerce insan aynı anda Michael Jackson’ın bu zombi dansını yapmak için sokaklarda toplanarak dans ediyor. 

New York’tan Londra’ya ve diğer dünya kentlerine zombi yürüyüşü, dansı, korkunun eğlencelik hali, insanları titretiyor ama kendisine getirmiyor.

Ne de olsa Türk değiller!

Peki şarkıda ne deniyor da insanlar bunu gönüllerinde hissedip çeşitli korkutucu kılıklarla dans ediyor?

Bir yandan da çocuklar evlerin kapısını çalıp soruyor çünkü.

Şaka mı şeker mi (Trick or Treat)? 

Şeker vermeyene şaka-kaka yapılacak çünkü. 

Şarkının Türkçe sözlerini Genius çevirisiyle sunuyorum.

Bakalım, bu haliyle de sevecek misiniz? Ya da kalsın, İngilizce olarak ezberleyelim, Anlamını bilmesek de olur mu diyeceksiniz?

Sevenler şarkıyı açsın. Dinlerken başını sallasın.

Gece yarısına yaklaşıyor
Ve karanlıkta
Ay ışığı altında kötü bir şey gizleniyor
Kalbinizi durduracak bir manzara görüyorsunuz
Çığlık atmaya çalışıyorsunuz
Ama dehşet, sesinizi çıkarmadan önce sizi yutuyor
Donup kalıyorsunuz
Dehşet tam gözlerinizin içine bakarken
Felç olmuş gibi kalıyorsunuz

Çünkü bu bir gerilim, gerilim gecesi
Ve kimse seni kurtarmayacak
Saldırmak üzere olan canavardan
Biliyorsun bu bir gerilim, gerilim gecesi
Bir katilin içinde hayatın için savaşıyorsun
Bu gece gerilim dolu, evet
Kapının çarpma sesini duyuyorsun
Ve kaçacak hiçbir yerin kalmadığını anlıyorsun
Soğuk eli hissediyorsun
Ve caba bir gün güneşi görebilecek misin diye merak ediyorsun
Gözlerini kapatıyorsun
Ve bunun sadece bir hayal olduğunu umuyorsun (Kız)
Ama tüm bu süre boyunca
Arkandan sinsice yaklaşan bir yaratık duyuyorsun
Zamanın tükeniyor
Çünkü bu bir gerilim gecesi, gerilim dolu bir gece
İkinci bir şans yok
Kırk gözlü şeye karşı, kızım
Gerilim, gerilim dolu gece
Hayatın için savaşıyorsun
Bir katilin içinde, bu gece gerilim dolu
Gece yaratıkları çağırıyor
Ve ölüler maskeli balolarında yürümeye başlıyor
Bu sefer uzaylının pençelerinden kaçış yok
Ağzın sonuna kadar açık
Bu hayatının sonu
Seni ele geçirmeye çalışıyorlar
Her taraftan iblisler yaklaşıyor
Seni ele geçirecekler
Telefon numarasını değiştirmediğin sürece
Şimdi tam zamanı
Seninle benim birbirimize sıkıca sarılmamızın vakti, evet
Bütün gece
Seni ekrandaki dehşetten kurtaracağım
Sana gerçeği göstereceğim
Bu tam bir gerilim gecesi,
Çünkü seni herhangi bir hortlağın bile cesaret edemeyeceği
kadar heyecanlandırabilirim
Gerilim, gerilim dolu bir gece
Öyleyse seni sıkıca tutayım
Ve birlikte öldürücü, gerilim dolu, ürpertici bir gece geçirelim
Gerilim, bu gece burada
Çünkü bu gerilim dolu, gerilim dolu bir gece
Kızım, seni herhangi bir hortlağın bile cesaret edemeyeceği
kadar heyecanlandırabilirim
Bu gece sizi heyecanlandıracağım
Karanlık ülkeyi kaplıyor
Gece yarısı yaklaşıyor
Yaratıklar kan arayışında sürünüyor
Mahallenizi terörize etmek için 

Bu gece sizi heyecanlandıracağım
Ve kim bulunursa bulunsun,
kendini kaybetme ruhu olmadan
Cehennemin köpekleriyle yüzleşmek zorunda
Ve bir cesedin kabuğunun içinde çürüyeceksin,
bu gece seni heyecanlandıracağım.
Heyecan, oh, sevgilim
Bu gece seni heyecanlandıracağım
Heyecan gecesi, bebeğim 

Gerilim gecesi, bebeğim
En iğrenç koku havada
Kırk bin yıllık koku
Ve her mezardan korkunç hortlaklar
Sonunu mühürlemek için yaklaşıyor
Ve hayatta kalmak için mücadele etsen de,
vücudun titremeye başlar
Bu gece seni heyecanlandıracağım
Çünkü hiçbir ölümlü
Gerilimin kötülüğüne karşı koyamaz.”

***

Sözler böyle. 

Bize de gümüş dere durmaz akarken, yürümek düşer. 

İki ileri bir geri!

(Ki, bu doğru değil. Daima ileri.)

10Haber bültenine üye olun, gündem özeti her sabah mailinize gelsin.