Suriye’nin Halep kentinde şahit olduğumuz olaylar Kuzey Suriye Kürtlerini avucuna almış PKK’nın bu ülkede barış ve istikrar istemediğini gösteriyor. Adına YPG, PYD veya SDG denilen ama esasında Suriye PKK’sı olan oluşum Başkan Ahmet Şara liderliğindeki Suriye yönetimi ile çalışıyor gözüküp esasında İsrail güdümünde ülkenin üniter yapısını bozmak için her türlü numarayı çeviriyor.
PKK’lı Kürtler daha işin başında Suriye iç savaşından faydalanıp Irak’taki silahlı güçlerini bu ülkeye kaydırdılar ve Kuzey Suriye Kürtlerini yönetmeye başladılar. DAEŞ’le savaşacağız bahanesiyle ABD’yi yanlarına aldılar ve Amerikan silahları ile Suriye’nin üçte birini Kürtleştirme kampanyasına tabi tuttular. Arap köylerini ele geçirdiler. Halep kentinin bazı bölgelerine Kürtleri yerleştirdiler. Aynı Kerkük’te Barzani’nin yaptığını Halep’te PKK tekrarladı…
Şimdi ise Şara haklı olarak Halep’in demografik yapısının eski doğal haline getirilmesini istiyor. PKK’nın Suriye’nin ikinci büyük kentinden elini eteğini çekmesini istiyor ve haklı olduğunu Amerikalılar da bildikleri için Şara’ya Halep’te dur demediler. Şehir PKK ve yandaşlarından temizlendi.
İç savaştan önce Suriye’de 500 bin Kürt yaşardı… Hiç bir hakları yoktu hatta Suriye vatandaşı bile değillerdi. Zamanında Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Beşir Esat yönetimine bunun yanlış olduğunu çok açık bir dille söylemişti ama dinlemediler. Bugün o Kürtler 20 milyonluk ülkede yüzde beş nüfusları ile ülke topraklarının yüzde 35’ini ellerine geçirmiş durumdalar. Buna ülkenin zengin petrol ve gaz kuyuları da dahil… İşte Şara buna itiraz ediyor.
Ama İsrail bu bölgede büyük hatalarına devam ediyor. Erdoğan nefreti Benjamin Netanyahu’ya hata üstüne hata yaptırıyor… PKK’yı Şara’ya karşı kışkırtıyor; halbuki ABD ve Batının Şam yönetimine sıcak bakması İsrail’in güvenliği için de bir garanti. Şara Batının ve ABD’nin bu değerli desteğini kaybetmek ister mi?
Kuzey Irak liderleri Mesut Barzani ve Baffel Talabani ise Halep’te Kürtlere etnik temizlik uygulandığını iddia ediyorlar. Yani bir anda PKK ile aynı çizgiye geliyorlar.
Kuzey Suriye’yi PKK yönetiminden kurtarıp, bölge Kürtlerini bu Marxist rejimden bir türlü kurtarmak lazım. İşte burada da büyük bir paradoks yaşanıyor… Böyle bir rejimi ABD ayakta tutuyor…
Her şey iyi de hani PKK kendini lağvetmişti, artık faaliyetlerine son vermişti ve silah “yakmıştı.” Demek ki PKK gayet canlı, gayet faal ve bir yere gitmiyor. Aksine Orta Doğu Kürt hareketinin göbeğinde…
İşte bütün bunları çözen Orta Doğu Kürt karmaşasını da çözecek ve Türkiye’de Kürt açılımı için düğümleri çözecek ve en azından PKK teröründen arınmış bir Türkiye ortaya çıkacaktır…