“Terörsüz Türkiye” güzel bir slogan… İşin esası Türkiye’de Kürtler ve Türkler arasında tarihi bir barış ve kucaklaşma süreci… PKK bitince Türkiye’yi tehdit eden terör belası bitecek mi? Hayır. Türkiye’nin kolluk güçleri sabah akşam PKK dışındaki azılı terör örgütleri ile etkin bir şekilde mücadele ediyor ve etmeye devam edecek. DEAŞ ve Dev Sol gibi solcu terör örgütleri devamlı bir arayış içinde ve Emniyetimiz ve MİT sürekli operasyonlar ile birçok terör olayını önlüyor ve toplumun ruhu duymuyor…
Barış sürecinin hukuksal boyutunu karşılayacak yasa TBMM’de görüşülmeye başlandı. Bu yasanın iki tarafında hassasiyetlerini ve beklentilerini belli bir oranda karşılayacağı umuluyor.
Ama bu beklentilerin, hassasiyetler hem Türkiye’nin Türkleri hem de Kürtleri arasında iyi anlaşıldı mı?
Yani süreç başlamadan önce gerekli alt yapı çalışmaları yapıldı mı? Maalesef hayır…
Her şeyden önce Türkiye’nin Türkleri Kürtleri doğru bir şekilde anlıyorlar mı? Yani “Kürtler Kart Kurttur”, “En İyi Kürt Ölü Kürttür”, “Bunların Hepsi PKK’lıdır” ve “Kürt Milliyetçi Aktivistler PKK’lıdır” kafasından gerçekten ve samimiyetle vaz geçildi mi?
Sayın Devlet Bahçeli bütün bu algıları bir kenara iterek çok gerçekçi ve olumlu bir tutumda. Ama onu destekleyen kitleler aynı fikirde mi? Yıllarca “Abdullah Öcalan bebek katilidir”, “PKKlılar azılı terörist katillerdir” diye toplumu şartlandırmadık mı? Bugünleri düşünerek bizler yapmayın bunun bşir de ilerde anlaşma süreci olursa işler zorlaşır dediğimiz zaman biz bir avuç Türk “Kürtçü” veya “PKK’lı” yaftası yemedik mi? “İşte bu topluma “Kürtler kardeşimizdir, tehdit değildir” dediğiniz zaman bu işin alt yapısı adam gibi yapılmadığı için Türkler arasında fırtınalar kopar ve iş süper lige yeni çıkan Kürtlerin popüler futbol takımı Amedsporun başına patlar…
PKK’lılar dağdan iner köylerine gider. Komşu köy PKK karşıtı köy korucularının köyüdür. Aralarında kan davası vardır… Bunları barıştıracak, aralarında güven ortamını sağlayacak önlemler alınmadan, yani sürecin alt yapısı oluşturulmadan atılacak adımlar Güneydoğu ve Doğuda barışı, kucaklaşmayı getirir mi?
Bu işlerin sağlam bir altyapı sağlanmadan yapılması, PKK’lılara ve sempatizanlarına kapsamlı bir siyasi katılım imkanı sağlaması mümkün mü? Yani bu iş yasayla olacak bir iş değil… Ama yasa önemli bir ilk adım ve sağlam temeller üzerine kurulursa çok olumlu gelişmelere yol açabilir…
Bu arada Türkiye’nin Kürtleri de beklentilerini abartmamaları gerekiyor. Kimse bu süreç sonucu zafer falan kazanmış değil. Aksine PKK tükendi ve havlu atıyor… Kürt milliyetçisi aktivistlerin Türkiye siyasetinin bir parçası olmak, ülke yönetiminde söz sahibi olmak, çorbada tuzun olması samimi bir gayret ister. Bunun alt yapısı var mı? Bazı Türkiye Kürtleri Güneydoğunun “Kuzey Kürdistan” olduğu algısından vaz geçmeye hazırlar mı?