Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a söylemediklerini bırakmayanlar bir de ünvanlarına “diktatör” yaftasını da eklediler. Esasında bu laf uzun zamandır dönüyor ama Ertuğrul Özkök kardeşimizin bir demecinde lafın arasında Franco benzetmesi o lafı yeniden gündeme getirdi…
Özkök daha sonra “13 seçim kazanıp iktidarda kalan insana ben ne diye diktatör diyeyim” dediyse de kendini savcının karşısında bulmaktan kurtaramadı… İnsanlar seçimlerin de adaletli olmadığını iddia ediyorlar ama bizim seçimlerin ne kadar demokratik kurallara göre yapıldığını, hile ve hurdanın karışmadığını genellikle herkes kabul ediyor…
Dünyada bizim liderimizi diktatörlükle suçlayan, ülkemizi totaliter rejim olarak görenler var ama bir kısmı Türkiye’yi küçültmek, bir kısmı ülkeyi çelmelemek için uğraşıyorlar…
Türkiye bir diktatörlük değil. Evet, sıkıntılarımız var ama çağdaş demokratik dünyada bizim kadar askeri darbelere maruz kalan çok az ülke var.
Ülkede diktatörlük falan yok. Ama çarpık bir devlet düzeni var ve Cumhurbaşkanımızın el atıp raydan çıkan bu düzeni yeniden raya oturması için bir seçim daha kazanması gerekiyor…
Cumhurbaşkanlığı sisteminde sıkıntılar var. Parlamentonun yeniden sistemde etkin bir role kavuşması mutlaka sağlanmalı. Bakanlıklarda müsteşar ve müsteşar yardımcıları makamlarının yeniden ihdas edilmesi gerekiyor. Devlet Planlama Teşkilatının yokluğu çok ciddi bir sorun. Çok başarılı bir savunma sanayi başkanlığımız var ve başkanlık emin ellerde. Ama hem sağlık sanayimiz ve bilişim sektörümüz keşmekeş içinde. Oralarda da üretimde bir disipline ihtiyaç var. Koordinasyon gerekiyor. Savunma sanayi başkanlığı ne yapıyorsa sağlık sanayi ve bilişim sanayi başkanlıkları da aynı görevleri yerine getirebilir… Hatta Cumhurbaşkanımızın ekonomik reform paketinde bu başkanlıkların kurulmasını öngörmüştü ama hiçbir şey olmadı… Birileri bunu çelmeledi ve bu başkanlıklar kurulamadı…
Bu ülke bir diktatörlük olsaydı Cumhurbaşkanımızın sözleri havada kalmaz anında yerine getirilirdi… Bu tür davranışları birçok bakanlıkta, kamu kuruluşlarında görüyoruz. Tepeden bir talimat geliyor ama piramidin alt katmanlarında bir memurun elinde yok oluyor… Burası diktatörlük olsa o memur buna cesaret edebilir mi?