Ramazan sona ererken ülke yine bir tatil havasına girmiş bulunuyor…. Hatta Devlet Ramazanı rölantide geçirdi, işler yavaşladı ve ülke oruç rehavetine düştü desek pek abartmış olmayız.
Ama şu son bir ay bize gerçekten önemli dersler verdi.
Bir kere Prof. İlber Ortaylı dostumuz gibi en medyatik bilge kişimizi yitirdik. Herkesin dinlediği, sözlerine değer verdiği ve birkaç çatlak sesin dışında herkesin derin saygı duyduğu bir bilge adamı kaybettik. Yokluğu entelektüel hayatımızda çok büyük bir boşluk bıraktı çünkü artık ülke hafızası sayılacak bu bilgi kişiler yetişmiyor… Bunun sebebi de her gün daha da geriye giden eğitim sistemi, sosyal çöküntü ve yüksek değerlerimizi yitirmemiz. Bu toplumun İlber Hoca gibi insanlara ihtiyacı çok ama çok büyük ama bu insanları yetiştirecek ortam yok. İşte alınacak ders bu ortamı yeniden yaratmak…
Bu ayın bize verdiği bir başka ders ise İsrail ve ABD’nin İran’a saldırmasından sonra ortaya çıkan global ekonomik çalkantılar… Bu çalkantılar, bilhassa dünya petrol fiyatlarının hızlı yükselmesi bizim ekonomimizin ne kadar kırılgan olduğunu gösterdi. Akaryakıta gelen zamlar zaten ağır ekonomik şartlar altında ezilen halkımıza yeni yükler getiriyor… Buna halkımızın kendi başına tedbir alması imkansız ve krizi aşması mümkün değil… İş iktidara düşüyor. Merkez Bankası şu ana kadar 25 milyar dolar satmış ve doları ancak bu kadar dizginliyebiliyor.
Sanayimiz zor durumda. İhracatçımız zor durumda. Tekstilcimiz havlu atmış durumda. Çiftçimiz sürünüyor…
ABD, İsrail ve İran savaşı Körfez ülkelerini ciddi şekilde vurmuş durumda ve bilhassa Birleşik Arap Emirliklerine yerleşen yabancı sermaye tedirgin ve kendisine yeni güvenli yerler arıyor. Ciddi vergi teşvikleri ve indirimleri tanınsa İstanbul bu sermaye için önemli bir merkez olabilir. Ama olanlardan ders alıp bu finansal altyapıyı acilen gerçekleştirmemiz gerekiyor…
Bir başka ders ise hava savunmamızın çok yetersiz olduğu… NATO olmasaydı ülkemize İran’dan atılan füzeleri durduramıyacaktık. Evet savunma sanayimizde dev adımlar attık ama bu son savaş bize daha çok yolumuz olduğunu gösterdi. Onun için kendimizi dev aynasında görüp havaya girmenin de pek manası yok. Bize birisi İran’a yapılan saldırıyı yapsa bizim İran gibi onlara saldıracak ve bunu devam ettirecek füze gücümüz var mı? Suriye’de, Libya’da ve Karabağ’da harikalar yarattık. Ama yeni ve değişik savaşlara da hazırlıklı olmalıyız.
Son dersimiz ise ABD’nin tutumu… İşlerine geldiği zaman Kürtleri silahlandırıp İran’da Mollara karşı ayaklanma çıkarmaya kalkıyorlarsa ileride şartlar değişirse PKK’yı Türkiye’deki rejimi devirmek için kullanmaya kalkmayacakları ne malum? Onun için şu Kürt meselesini gerçekçi biçimde kalıcı bir çözüme kavuşturmak lazım. Benden söylemesi…