Cesaret bulaşıcıdır.
Bu öğrenci bana bunu hatırlattı.
Mezuniyet günü…
Hayatının en mutlu günlerinden biri.
Herkes o anı hatıra olarak saklamak ister.
Ama o başka bi şey yaptı.
İnandığı şeyi, tam da en görünür olduğu anda savundu.
Bunun bedeli olabileceğini de biliyordu muhtemelen. Pek çok kişi böyle bir anda “Boş ver…” diyebilir.
“Bir fotoğraftan ne olur?” diyebilir.
O demedi.
Çünkü bazen bir fotoğraf sadece bir fotoğraf değildir.
Bazen çekilmediği için tarihe geçer.
Katılırsınız, katılmazsınız…
Ama böyle bi tavır sergilemek cesaret ister.
Duruş ister.
Bedel ödemeyi göze almak ister.
Üniversiteler de tam bunun için vardır.
Sorgulayan, itiraz eden, kendi vicdanının sesini dinleyen insanlar yetiştirmek için.
(Not: Fotoğraf çektirmeyi reddettiği kişi, Boğaziçi’ne kayyum yönetimi döneminde Felsefe Bölüm Başkanlığı’na atanan Yasin Ramazan Başaran. Başaran’ın lisans eğitimi ilahiyat alanında. Bu atama da, yıllardır üniversitede tartışma konusu olmaya devam ediyor.)