DÜNYA KUPASI 2026 72 Maç 48 Takım 12 Grup ⚽ Canlı Sonuçlar Fikstür 🏟️ Stadyumlar Hikayeler Keşfet → Dünya Kupası 2026 DÜNYA KUPASI 2026 Keşfet →

Açlık sınırının altında yaşamak

1 Temmuz 2026

Türkiye, artık bi “asgari ücretliler ülkesi.”

Bunu ben söylemiyorum.

DİSK-AR’ın raporu söylüyor.

Rakamlara bakalım mı?

Hayır bakmayalım.

Çünkü bumlar rakamlar değil, bunlar hayatlar.

2026’nın net asgari ücreti: 28 bin 75 lira.

Dört kişilik bi ailenin açlık sınırı: 34 bin 808 lira.

Arada 6 bin 732 lira var.

Yani ay başında değil, daha maaşı alırken açsınız.

Asgari ücret, açlık sınırının yüzde 80’ini ancak karşılıyor. Yoksulluk sınırının ise sadece dörtte birini. Dörtte birini!

Peki bu kaç kişinin derdi?

Bir avuç insanın mı?

Hayır!

Çalışanların neredeyse yarısı, asgari ücret civarında çalışıyor.

Yüzde 15’i daha da beteri, asgari ücretin bile altında.

Bir zamanlar asgari ücret “en alt sınır”dı. Şimdi tavan oldu. Tavanın altında milyonlar var.

Ve şöyle üzücü bi bilgi daha:

Avrupa’da bizden düşük asgari ücret veren sadece üç ülke kaldı… Üç…

Arnavutluk, Makedonya, Bulgaristan.

Şimdi emeklilere gelelim.

2002’de ortalama emekli aylığı, asgari ücretin üstündeydi… Bugün altında… Yüzde 16 altında.

Sonuç ne mi?

Her üç emekliden ikisi ya çalışıyor ya iş arıyor. 8,5 milyon emekli.

Dinlenmesi gereken yaşta, hala ekmek peşinde.

Bir ömür çalıştın. Emekli oldun. Ve yeniden işe koyuldun. Buna “emeklilik” mi diyoruz?

DİSK-AR diyor ki:

“1974’te asgari ücret, kişi başına milli gelirin yüzde 80’iydi. Bugün yüzde 45. O eski oran korunsaydı, bugün asgari ücret 58 bin lira olurdu.”

Yani para yok değil.

Pay edilmiyor.

Bu bir kaza değil.

Bir tercih.

Birileri açlık sınırının altında yaşarken, vergi yükü de onların sırtına biniyor: işçi yılın üç ayını sadece vergi için çalışıyor.

Soru basit:

Bu ülkenin her şeyini üreten milyonlar, neden bu ülkede en az pay alanlar?

Demek ki, mizahcılara bile soruştırma açmakla olmuyormıs bazı şeyler!

10Haber bültenine üye olun, gündem özeti her sabah mailinize gelsin.