Arkadaşlar arasında şöyle bir şaka vardı.
Ooo! Görmeyeli zayıflaşmışsın.
Cevap: Yooo!
Sonra buna başka bir beklenmedik cümle gelirdi: Karakter olarak canım.
Hahaha diyerek gülmesi de cabası.
Arkadaşlar arası karakter zayıflıkları ne durumda veya bu şaka hâlâ geçerli mi bilmiyorum.
Ama kilolu kişiler için zayıflamak büyük bir çaba gerektiriyor eminim. Bir dönem mide küçültme ameliyatlarıyla başlamıştı.
Şimdi zayıflama iğneleriyle yapılıyor.
Bir ara TV’de yarışma konusu haline bile gelmişti.
Kim, kaç beden küçülecek diye merakla izleniyordu.
Kilo verme dönüşümleri genellikle çok dikkat çekiyor, ancak “öncesi ve sonrası” fotoğraflarından sonra bu kişilerin hayatlarında neler olduğu nadiren konuşuluyor, yazılıyor.
Şok diyetler ve aşırı egzersiz rutinleri hızlı sonuçlar vaat etse de, bu sonuçları korumak tamamen farklı zorluklar içeriyor.
Mesela, Hindustantimes.com adlı internet gazetesine -Hindistan değil-,
zayıflama yolculuğunun başlangıcını anlatan Kaajal adlı kişi
aşırı yöntemlerle 35 kg verdiğini yazmış.
Ancak bu ona hem zihinsel hem de fiziksel olarak pahalıya mal olmuş.
Yazısında, kilo verme yolculuğunu anlattıktan sonra insanları şok diyetler yapmamaya ve aşırı fitness rutinlerini uygulama konusunda dikkatli olmaya davet ediyor. Yani yapmadan önce iki kere düşünün diyor.
Bir influencer olan Kaajal, kilo kaybını sürdürmesi imkânsız olan sağlıksız alışkanlıklar sayesinde başarmış.
Örneğin, her gün yaklaşık 800 ila 1000 kalori tüketiyormuş.
Her gün neredeyse iki saat egzersiz yapmış.
5 saatten fazla uyumamış. Evet, başarmış. Ama bir süreliğine.
Kaajal, insanları kestirme yollardan kaçınmaya ve kilo vermeyi amaçlayanları uzun vadeli yaşam tarzı değişikliklerine odaklanmaya çağırıyor.
Eğer kilo verme yolculuğunuza yeni başlıyorsanız, aşırıya kaçmanıza gerek olmadığını hatırlatmak istiyorum ben de.
Lütfen yavaş başlayın ve sürdürülebilir alışkanlıklar geliştirin.
Gazetelerde, YouTube’da sağlıklı kiloya ulaşma, egzersiz, yağları kasa çevirme, sağlıklı beslenme ve benzeri konularda binlerce video var. Sanki ilk bakışta hepsi de doğru söylüyor gibi. Ama kaçı gerçekten yarar sağlıyor, belirsiz.
Bugün doğru bildiklerimize yarın bir gün, “pardon, öyle değilmiş” deniyor.
Mesela yumurta için bir zamanlar, aman ha kolesterol yapar yemeyin denirken şimdilerde bağışıklığı güçlendirdiği ve her gün tüketilmesi gerektiği, ayrıca vücudu tok tuttuğu söyleniyor.
Tabii bütün bunlar, RPP yani Rich Person Problems yani zengin kişilere ait sorunlar da diyebiliriz.
Estetik de öyle biraz. Ya da bir davette kişilerin nasıl ağırlanacağı, ne ikram edileceği gibi.
Geçen gün 10haber.net’te ölümsüzlük peşinde olan bir zenginin, her yıl milyonlarca lirayı biyolojik yaşını geriye çekmek için nasıl harcadığı yazıyordu.
Haber şöyleydi: “ Ölümsüzlüğe ulaşmak ve biyolojik yaşını tersine çevirmek için yılda yaklaşık 2 milyon dolar harcayan ABD’li teknoloji girişimcisi Bryan Johnson, kesin tedavisi olmayan otoimmün bir hastalık olan “otoimmün gastrit” (AIG) teşhisi aldı. Johnson, hastalığı sosyal medya hesaplarından “Midem kendi kendini yiyor.” sözleriyle duyurdu.”.
Artık buna kaderden kaçamazsın mı diyeceksiniz, başa gelen çekilir mi, parayla da bir yere kadar mı? Ne deseniz haklısınız.
Ama dedim ya, bu bile RPP bence.
Güvensizlik, mahremiyet, yalnızlık, sadakat gibi konular da daha çok bir zengin hastalığı denebilir.
Sonuç olarak zenginin parası züğürdün yazısını yorar.
Zengin olup olmadığınızı merak ediyorsanız, şöyle söyleyeyim.
Paranızı sayabiliyorsanız değilsiniz.
Kiloları da bir günde almadınız.
Siz siz olun, karakterinizi zayıflatmayın.
Sonra, geri de alamazsınız kilolar gibi.
11 Temmuz 2026 - Tüm o kiloları bir günde almadınız, değil mi?
10 Temmuz 2026 - Her yıl daha az konuştuğunuzun farkında mısınız, Gülhane Parkı’nda mısınız?
5 Temmuz 2026 - Hayatı ne kadar seviyor ama ne kadar uzaksınız? Acaba farkında mısınız?
4 Temmuz 2026 - Bir Barakuda, bir Dubar balığı ve aradaki cam, bir yazıda buluşmuşlar!..
3 Temmuz 2026 - Dan dan, sevgili robotları geliyor, kaçılın yoldan!