DÜNYA KUPASI 2026 72 Maç 48 Takım 12 Grup ⚽ Canlı Sonuçlar Fikstür 🏟️ Stadyumlar Hikayeler Keşfet → Dünya Kupası 2026 DÜNYA KUPASI 2026 Keşfet →

Yiyen etin tadını unutuyor: Dokunulduğunda süt fışkırtıyor

Temmuz yağmurlarının ardından ormanlarda ve fındık bahçelerinde ortaya çıkan ve dokunulduğunda tatlı süt salgılamasıyla bilinen geyik sütü mantarı yüksek protein oranıyla dikkat çekiyor. Sorun adı bile az bilinen bu mantar yerine zehirli bir mantar türüyle karşılaşmak.

Gündem 14 Temmuz 2026

Doğada nadir bulunan ve halk arasında kırmızı rengi ile tombul yapısı nedeniyle “çörek mantarı” olarak da adlandırılan geyik sütü mantarı temmuz yağmurlarının ardından nemli orman tabanlarında ve fındık bahçelerinde görülmeye başlandı. Avrupa’da “sütleğen mantarı” veya “fındık altı mantarı” gibi isimlerle anılan bu tür Türkiye’de özellikle Karadeniz ve Marmara bölgelerinde “Geyik Sütü Mantarı”, “Kırmızı Tirmit”, “Geyik Kirmiti” ya da “Sütlüce” adlarıyla biliniyor.

Geyik sütü mantarını diğer sütlü mantar türlerinden ayıran en belirgin özellik lamellerine dokunulduğunda salgıladığı yoğun ve yapışkan beyaz sıvının acı olmaması. Tatlımsı bir lezzete sahip olan bu süt havayla temas ettiğinde hızla koyulaşıyor.

Mantarın bir diğer ayırt edici özelliği yaşlandıkça yaydığı ringa balığına benzer karakteristik koku. Bu koku nedeniyle uzmanlar ve deneyimli toplayıcılar mantarın sadece genç ve taze olanlarının tüketilmesini öneriyor. Yaşlı mantarlarda oluşan bu koku suda bekletme veya uzun süre kaynatma işlemleriyle dahi giderilemiyor.

Düşük kalorili bir yapıya sahip olan geyik sütü mantarı yüksek lif oranı ve zengin besin değerleriyle öne çıktı. İçeriğindeki protein miktarının sığır etinden daha fazla olduğu belirtilen bu mantar geleneksel halk tıbbında da antioksidan özellikleri, doku yenilenmesini desteklemesi ve bağışıklık sistemini güçlendirmesiyle biliniyor.

Bununla birlikte lifli yapısından dolayı sindirim kolaylığı açısından uykudan en az 3 saat önce tüketilmesi tavsiye ediliyor. Ayrıca hamilelerin, ülser hastalarının, tansiyon hastalarının ve böbrek rahatsızlığı bulunan kişilerin bu mantarı tüketmemesi gerekiyor. 

Mantar gelişim göstermek için nemli, gölgelik ve ılıman mikro klimaları tercih ediyor. Türkiye sınırları içinde en yoğun görüldüğü alanlar özellikle Ordu, Giresun ve Trabzon’daki fındık ocaklarının altındaki nemli topraklar ve dökülmüş yaprak örtüleri.

Meşe, kayın, kestane gibi geniş yapraklı ağaçlarla göknar ve çam gibi iğne yapraklı ağaçların kök çevrelerinde yosunlu yamaçlarda ve orman içi patika kenarlarında yetişiyor. 

Karadeniz Bölgesi başta olmak üzere Marmara’da Kırklareli (Istranca Dağları), Kocaeli, Sakarya ve İstanbul’un kuzey ormanlarında (Şile, Beykoz çevresi) temmuz ve ekim ayları arasında yayılım gösteriyor. 

10Haber bültenine üye olun, gündem özeti her sabah mailinize gelsin.