DÜNYA KUPASI 2026 72 Maç 48 Takım 12 Grup ⚽ Canlı Sonuçlar Fikstür 🏟️ Stadyumlar Hikayeler Keşfet → Dünya Kupası 2026 DÜNYA KUPASI 2026 Keşfet →

Kılıçdaroğlu’ndan Özel’e: Partiden ayrılmasına gerek yok

Kılıçdaroğlu, Özgür Özel'e seslenerek "Ayrı parti kuracağız diyorsunuz. Hangi gerekçe ile yeni parti kuruyorsunuz. Bu partinin grup başkanıyken yeni parti kuracağız diyorsunuz. Olur mu böyle şey? Özel'in partiden ayrılmasına gerek yok. Parti içerisinde mücadele edebilir. Buna itirazım olmaz. Geçmişte de böyle değişik aktörler çıkmıştır." dedi.

Siyaset 14 Temmuz 2026

Mahkeme kararıyla Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanlığı görevine dönen Kemal Kılıçdaroğlu tv100’de Erdoğan Aktaş ve Başak Şengül’ün sorularını yanıtladı. 

Kılıçdaroğlu’nun açıklamaları şu şekilde:

“CHP’nin temel özelliği bu iç tartışmaların en çok yaşandığı partilerdir. CHP 100 yıllık bir partidir. Zaman zaman ayrılıklar olmuştur. Bu tartışmaları olağan karşılamak lazım. Tartışmalar partiyi diri tutar. İtiraz kültürü de vardır. İtiraz edenleri genel başkanlar mutlaka sonuna kadar dinlerler.

“CHP bölünmüyor “

Bugünkü süreç geçmişte yaşadığımız süreçlere çok fazla benzemiyor. Daha önce de partiden ayrılanlar oldu. Her halükarda tarih bize CHP’nin kendi varlığını devam ettirebildiğini gösterdi.Partimiz kapatıldı, mal varlıklarına el koyuldu, genel başkanları hapse atıldı. Türkiye’nin entelektüel yapısı da en fazla CHP’yi tartışmıştır. Bunlar partinin bir anlamda Türkiye için vazgeçilmezliğini de gösterir. Bugünkü konu ise farklı bir şey. Türkiye’de bir ilk. CHP bölünmüyor, hayır.

“Mutlak butlan davasını CHP’liler açtı”

Mutlak butlan davasını açan ben değilim. İfade veren ben değilim. Bazı delegelerin iradelerinin satın alındığı iddiasıyla açıldı. Başka partili gelip bunu söylese suçlayalım ama söyleyen CHP’liler. Bir belediye başkanı para verdim diyor, öteki gittik eğlendik diyor. Bunu diyen CHP’li, ben değilim.

“Mutlak butlan kararı ile sadece ben gelmedim”

Sanıldığı gibi mutlak butlan kararıyla ben gelmedim. 38’nci kurultayda şaibe olduğunu söylüyor mahkeme ve eski yönetim olduğu gibi geldi. Sadece ben gelmedim. Eski Parti Meclisi (PM) geldi, mahkemenin de dediği şaibeli kurultay yerine yeni bir kurultayın yapılması.

Daha önce Mansur bey, Vahap bey ve Engin bey gelip bana bunu sordu. Mutlak butlan kararından çok önce. 100 yıllık partiyi kayyuma teslim edemeyiz dedim. Parti bizim partimiz, kirlilikten arınması lazım. Kimse parti içindeki şaibeleri, verilen paraları tartışmıyor. Kılıçdaroğlu niye kabul etti diye tartışıyorlar.

“Kazık çakacak halimiz yok”

Partiyi yeniden bir kurultaya götürmek için geldik. Kazık çakacak halimiz yok ya!

2 ayrı dava var. Biri istinafta karara bağlandı. Diğeri ise parayı dağıtanlarla ilgili dava. Eski yönetim mahkeme kararıyla geldi. İstifa eden kişiler istinaftan tebliğ de aldılar. Ardından bir kısmı istifa etti. Kendi iradeleri, edebilirler.

“Hiçbir CHP’li hesap vermekten kaçınamaz”

Bizler kendi aramızda tartışırız orada sorun yok ama neden bölünüyoruz? Mantıklı bir sebep lazım? Eğer hırsızları ayıklayacak diye bölünüyoruz diyorlarsa o daha vahim bir şey.

Bir CHP vekilinin kendisinin hesap vermeye hazır olması lazımdır ki hesap sorabilsin. Hiçbir CHP’li hesap vermekten kaçınamaz. Bizim verilmeyecek hesabımız yok. 

“Hangi gerekçeyle ayrı parti kuruyorsunuz”

Hangi gerekçeyle ayrı parti kuruyorsunuz? Hem parti içindesiniz. Hem partinin grup başkanısınız hem de ayrı parti için çalışıyorum diyeceksiniz. Bu olmaz. Biz elbette ki konuşuruz. Ama hangi gerekçeyle parti kurma konusu ortaya çıkmış?

“En son yaklaşık bir buçuk ay önce konuştuk”

En son yaklaşık bir buçuk ay önce Özgür Bey ile konuştuk. Arkadaşlarımız da temas halindeler. Vekilleri bölmeye ayrıştırmaya kutuplaştırmaya hiç gerek yok. Bu partinin bir itiraz kültürü vardır. CHP, Genel Başkanlarına asla hakaret etmez.

O ayrıntılara girmeyi doğru bulmuyorum. Bizim birebir temasımızın dışında vekillerimiz konuşuyorlar ama doğrudan Özel’le temas var mı bilmiyorum.

“Partiden ayrılmasına gerek yok ama parti içinde paralel yapı olmaz”

Çağrıyı yaptık işte. Partiden ayrılmasına gerek yok. Parti içinde paralel yapı olmaz. Parti içinde mücadele edilir. Beni sevebilirler de sevmeyebilirler de. CHP’li vekillerin ve il başkanlarının temel özelliği kendi özgür iradeleriyle karar verirler. Mahkemenin butlan kararı vermesi işin içine paranın girmiş olmasındandır. Kimse bu parayı veya yolsuzluğu konuşmuyor. Herkes mutlak butlan kararını konuşuyor.

“Mahkeme yetki verse ben yarın sabah kurultay yaparım”

Kurultay yapmaktan niye çekiniyoruz ki? Mahkeme yetki verse ben yarın sabah kurultay yaparım. Ama tedbir var nasıl yapacağız?

Adnan Beker kim oluyor da Genel Merkez’in önünde otobüsüyle duruyor? Bu adam Kılıçdaroğlu’na oy vermedim diyen bir adam. Kirli bir adam bu. AKP’nin almadığını CHP alıyor.

Bir il başkanını görevden aldık. Gazete için 10 milyon mu 20 milyon mu ne para vermişler. Malatya’da gideceksin 40-50 gazete için naylon fatura düzenlenmiş. (Bu iddia daha sonra yalanlandı, faturanın 18 milyon değil 18 bin lira olduğu kanıtlandı.)

Belediye Başkanlarımız henüz yargılanma aşamasında. Ben başından beri tutuksuz yargılanmaları gerektiğini söylüyorum. İddianameleri okuttum, sıradan iddianameler değil o kadar söylüyorum. En büyük arzumuz aklanıp geri dönmeleri. Bu bir siyasi dava değil. Can Atalay, Osman Kavala, Selahattin Demirtaş siyasi davadır. Onlar düşünceleri yüzünden yatıyorlar. (Kılıçdaroğlu, “Ekrem İmamoğlu ihraç edilecek mi?” sorusuna “Görülen bir dava var. Davanın sonucunu bekleyeceğiz. Öyle bir düşüncemiz yok. Belediye başkanları için de bu geçerli.” dedi.)

Ben yargının bağımsız olduğunu söylemedim. Yargı bağımsız mı hayır. Benim de yargıyla alakalı sorunlarım oldu. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne gittim. Benim de AİHM’e başvurduğum dosyalarım var.

“Çankaya Belediyesi ile alakalı kuşkularım vardı”

Çankaya Belediyesi ile alakalı kuşkularım vardı, ayrıntıya girmeyeyim. Aziz Kocaoğlu 397 yılla yargılandı, bu kadar gürültü oldu mu? 

Ben olsam benim dokunulmazlığımı kaldırın, beraat edip geleceğim derim. Dokunulmazlıkların kaldırılması konusunda, sayın Demirtaş’ın açıklaması var, ‘dokunulmazlıkların kaldırılması’ yönünde. DEM yönetiminin var. Bizim de parti olarak vardı. Dokunulmazlıkların kaldırılması doğru, tutuklanması yanlış. O dönem onlar da istiyordu dokunulmalıkların kaldırılmasını. Selahattin Bey kaçmadı ki, onun tutuklanması doğru değil.

Deniz Göktaş’ı ziyareti

Olayı duyduğumda… Mesela, bu kişiye sahip çıkmamız gerektiğini düşündüm. Neden? Bu arkadaşımız bir sanatçı. Beğenirsiniz, beğenmezsiniz; bir sanatçı. Ve hakkında soruşturma açıldığı zaman da sırtında çantasıyla geliyor İstanbul’a. Ve siz buna ters kelepçe vurup mahkemeye çıkarıyorsunuz. Bu, bu bir sefer benim demokrasi anlayışıma, sanat anlayışıma, kültür anlayışıma ters. Benim buna sahip çıkmam lazım dedim ve gittim.

TİP’liler beni protesto etti

Orada protesto da edildim işçi partiler tarafından. Olabilir, ben çok protestolar gördüm. Bir siyasetçi bunları alır. Linçleri gördüm, protestoları gördüm vesaireyi falan… Ama ben, benimle aynı düşüncede olmasa bile onun hakkını ve hukukunu korumak zorundayım. Sadece benimle aynı düşüncede olanın hakkını, hukukunu korursam o zaman ben samimi bir insan değilim. Adamına göre tavır alan, adamına göre görüş beyan eden bir kişi olurum. 

Deniz Göktaş “CHP’yi salın” demedi

Görüşmede CHP lafı geçmedi. Ama orada da kendisine sadece geçmiş olsun dileklerimi ilettim. Moralinin yerinde olduğunu, moralini bozmaması gerektiğini, benden bir talebinin olup olmadığını sordum ve ayrıldım. Bu kadar. Kaldı ki öyle bir şey söylese dahi, söylese dahi, ben duysam dahi ben yine de hoşgörüyle karşılarım. Niye karşılamayayım? Kişi sanatçı.

Gösterisinde katılmadığın bölümler var

Orada katılmadığım bölümü var. Yani dini duyguların istismar edilmesini doğru bulmam. Hiçbir yerde de doğru bulmam. Kişilerin inançları mizah konusu yapılmamalı, inançları. Bu ayrı bir şeydir. İnanca saygı duyarsınız, kimliğe saygı duyarsınız; bunlar ayrı şeyler. Ama siyasetçiye her türlü eleştiri yapabilirsiniz. Dünyanın her tarafında komedyenlerin başkahramanları siyasetçilerdir zaten bakıldığı zaman. Onları eleştirirler, onlarla dalga geçerler, onlarla ilgili bir şeyler söylerler…

Bir iş insanı bana destek oldu

Korumaların yemek parasını, yemeğini genel merkez karşılıyordu. Bana baştan arabaları da genel merkez veriyordu. Teşekkür ettim kendilerine. Ama bir süre sonra genel merkez korumaların yemeğini kesti ve bana tahsis edilen arabaları da geri çektiler. Şimdi bu yakışmaz. Bir genel başkanınıza araba tahsis etmişseniz bunu geri çekmesi doğru değildir. Korumalar benim korumalarım değil. Devletin korumaları. Yani hepsi polis. İçişleri Bakanlığı’nın görevlileri. Bunların yemeğini niye kestiniz? Karşıdaki lokantayla anlaştık. Oradan gelen faturaları ödedik. Bir kısmını ben ödedim, bir kısmını gelen yardımlarla ödedik.

CHP Genel Merkezi tarafından ödemelerin kesilmesini doğru bulmadığını ifade eden Kılıçdaroğlu, daha sonra bir iş insanının devreye girdiğini belirterek, “Bir iş insanı bana destek oldu. Bir iş insanı geldi, araçlarımı ödedi. Korumalarımın yemeğini ödedi” dedi. Kendisine mali destek veren kişinin kimliğinin sorulması üzerine Kılıçdaroğlu, “Kim olduğunu açıklamam doğru olmaz.” ifadesini kullandı.

10Haber bültenine üye olun, gündem özeti her sabah mailinize gelsin.