İstanbul’da özel kreş fiyatları adeta kontrolden çıktı. Yıllık ücretlerin 1 milyon TL sınırına dayandığı kentte çalışan anne-babalar ayda en az 30 ila 40 bin TL’yi gözden çıkarmak zorunda.
Eğitim-İş Fatih İlçe Temsilcisi Tarık Dağlı yüksek ücretlerin aileleri derin bir çıkmaza sürüklediğini belirterek “Veliler çocuklarının eğitimiyle temel giderler arasında tercih yapmak zorunda kalıyor” dedi.
Özel okulların yasal zam sınırını aşmak için ek hizmet oyunlarına başvurması uzun süredir gündemi meşgul ederken benzer bir kriz şimdi de okul öncesi eğitim kurumlarında patlak verdi.
İstanbul genelinde kreş ücretleri özel okul ücretlerini aratmayacak seviyelere ulaştı. Çalışan anne-babaların çocuklarını güvenle emanet edebileceği okul öncesi kurumlarda yıllık ücretler 900 bin TL’yi bulurken lüks segmentteki kreşlerde bu rakam 1 milyon TL sınırını zorluyor.
Eğitim-İş Sendikası Fatih İlçe Temsilcisi ve Okul Öncesi Öğretmeni Tarık Dağlı megakentteki kreş piyasasına dair çarpıcı veriler paylaştı. Dağlı “İstanbul piyasasında 2026 yılı itibarıyla kreş ücretlerinde geniş bir yelpaze görüyoruz” diyerek tablonun vahametini gözler önüne serdi.
Edinilen bilgilere göre kentte en mütevazı kreşin yıllık başlangıç ücreti dahi 400 bin TL’den başlıyor. Bu rakam verilen ek hizmetler ve kurumun prestijine göre kademeli olarak 900 bin TL’ye kadar tırmanıyor.
Çocukların motor kas gelişimi, sosyal oryantasyonu ve erken yaşta yabancı dil öğrenimi açısından kreş eğitiminin hayati bir önem taşıdığı biliniyor. Özellikle her iki ebeveynin de çalışmak zorunda olduğu ailelerde kreş bir lüks değil, zorunluluk. Ancak gelinen noktada ekonomik yükün taşınamaz boyutlara ulaştığını vurgulayan Tarık Dağlı şu ifadeleri kullandı:
“Ücretlerin hane geliri üzerindeki baskısı pek çok velimizi ciddi çıkmaza sokuyor. Birçoğu çocuğunu kreşe göndermek ile temel aile giderlerini karşılamak arasında zor bir tercihe maruz kalıyor.”
Kreşlerde uygulanan eğitim modelleri ve müfredat dışı aktiviteler ücret makasını daha da açıyor. İstanbul’daki kreşlerde standart bakım hizmetinin ötesine geçildiğinde ücretler adeta katlanıyor. Özellikle erken yaşta yabancı dil eğitimi sunan kurumlarda yıllık ücretler doğrudan 700 bin TL bandının üzerine çıkıyor. Bunun yanı sıra çocukların yaratıcılığını ve özgüvenini geliştiren yaratıcı drama, robotik kodlama ve özel spor aktiviteleri gibi etkinlikler de fiyatı yukarı yönlü tetikleyen en önemli unsurlar arasında yer alıyor.
Çalışan kesimin aylık hane gelirinin büyük bir kısmını, hatta bazen tamamını kreş ücretlerine ayırmak zorunda kalması toplumsal bir soruna dönüşüyor. Veliler fahiş ücret artışlarına karşı yetkililerin acilen devreye girmesini ve okul öncesi eğitim kurumlarında da denetimlerin sıklaştırılmasını talep ediyor.
Eğitimin en temel basamağı olan okul öncesi dönemin lüks haline gelmesi, dar ve orta gelirli ailelerin çocuklarını bu imkandan mahrum bırakma riskiyle karşı karşıya getiriyor.