Çok iyi bir adam ama dünyalarımız farklı, evlenmeli miyim?

15 Ağustos 2026

İrem Hanım merhaba,
34 yaşındayım, bekarım. Çok iyi okullarda okudum, yüksek lisans yaptım. Ailem maddi olarak oldukça iyi durumda. Yaklaşık iki yıldır birlikte olduğum erkek arkadaşım ise 36 yaşında, lise mezunu ve çok daha mütevazı bir aileden geliyor. Bunları yazarken bile kendimi kötü hissediyorum çünkü gerçekten çok efendi, dürüst ve çalışkan bir adam. Beni seviyor, bana çok iyi davranıyor. Çocuklarla arası harika ve artık evlenip çocuk sahibi olmak istediğini açıkça söylüyor. Ben de anne olmak istiyorum. Ama evlilik konusu ciddileştikçe içime korkular düşmeye başladı. Arkadaş çevrelerimiz çok farklı. Ben seyahat etmeyi, kitapları, sergileri, uzun uzun konuşmayı seviyorum. Bazen anlattığım şeylerle hiç ilgilenmiyor. Ailem de açıkça söylemese bile uygun mu diye sorguluyor. En çok da gelecekte çocuğumuz olduğunda korkuyorum. Eğitim konusunda aynı şeyleri isteyecek miyiz? Para konusunda anlaşabilecek miyiz? Ben zamanla ona tepeden bakmaya, o da bana öfkelenmeye başlar mı? Sonra kendime kızıyorum. ‘Diplomayla mı evleniyorsun, adamla mı?’ diyorum. Bir tarafta bana çok iyi davranan ve baba olmak isteyen bir adam var, diğer tarafta ‘Dünyalarımız farklı’ diyen bir ses. Bu snobluk mu, yoksa evlenmeden önce ciddiye almam gereken bir uyumsuzluk mu?

Değerli Okurum,
Hayata seninle aynı yerden bakmayan bir erkekle ortak bir hayat kurulabilir mi? Lise değil konu. Çok iyi üniversiteler bitirip hayatla hiçbir merakı olmayan insanlar da var, lise mezunu olup kendini yetiştirmiş, dünyaya açık, son derece donanımlı insanlar da var. Ama senin mailinde beni düşündüren eğitim farkından çok başka bir şey.

Ona hayranlık duyuyor gibi değilsin sanki. Uzun ilişkilerde sevgi kadar saygı ve hayranlık da önemlidir. “Çok efendi, beni çok seviyor” kıymetlidir ama evlilik için tek başına yeterli olmayabilir. Çünkü bir süre sonra yaşayacağınız hayatı ortak değerleriniz belirler. Bak aklıma ne sorular geliyor. Çocuk nasıl yetiştirilecek? Para nasıl harcanacak? Kadının kariyerine nasıl bakılıyor? Seyahat sizin için lüks mü, hayatın parçası mı? Çocuğun eğitimi için ne kadar fedakarlık yapılacak? Aileler hayatınıza ne kadar karışacak?

Bunlarda yakınsanız, duvardaki diplomaların farklı olması çok az şey ifade eder. Ama sen onun yanında zaman zaman kendini küçültmek, konuşacağın konuları seçmek veya onu sosyal çevrende açıklamak zorunda hissediyorsan bunu görmezden gelme. Daha da önemlisi, içten içe “Onu değiştirebilirim” diye düşünüyorsan hiç evlenme.

İnsan eş seçer, proje değil. Ailenin ne düşündüğünü de bir kenara bırak. Çünkü yarın onunla aynı evde olacak kişi annen değil, sensin. Fakat ailene karşı onu sürekli savunmak zorunda hissediyorsan, bunun gerçekten onların önyargısı mı yoksa senin dile getiremediğin şüphen mi olduğunu da kendine sor.

Onun diplomasından utanmıyorsan, zihnine saygı duyuyorsan, yanında kendin olabiliyorsan ve çocuk yetiştirmekten paraya kadar temel değerlerde buluşabiliyorsanız korkunun önemli kısmı çevreden geliyor olabilir.

Bunları iyi düşün çünkü iyi bir insan olmak, iyi bir eş olmanın ön şartıdır ama doğru eş olmak için yetmez.

Onunla evlenmek istiyorum, annesiyle değil

İrem Hanım merhaba,
33 yaşındayım, bekarım. Erkek arkadaşım 36 yaşında ve iki yıldır birlikteyiz. Onu gerçekten seviyorum. İyi eğitimli, işi gücü yerinde, bana karşı ilgili ve artık evlenmek istiyor. Benim de onunla bir gelecek kurma fikrim var. Ama bir sorunumuz var. Annesi. Erkek arkadaşım annesiyle inanılmaz yakın. Her gün birkaç kez konuşuyorlar. Nerede olduğumuzu, ne yaptığımızı, hafta sonu planımızı annesi biliyor. Geçenlerde evlilikten konuşurken annesine yakın bir yerde oturmamızın iyi olacağını söyledi. Çocuğumuz olursa annesinin bize çok yardım edeceğini anlatıyor. Ben daha ortada çocuk yokken bile hafif daralmaya başladım. Üstelik annesi bana kötü davranmıyor. Tam tersine çok tatlı. Ama oğlunun hayatındaki her şeyin içinde olmak istiyor. Ne zaman bu konuyu açsam erkek arkadaşım ‘Annem kötü niyetli değil, seni de çok seviyor’ diyor. Zaten benim derdim annesinin beni sevip sevmemesi değil. Ben evlendiğimizde kararlarımızı iki kişi vermek istiyorum. Şimdi korkum şu. Bugün annesine hayır diyemeyen bir erkek, yarın karısıyla annesi arasında kaldığında gerçekten karısının yanında durabilir mi? Çok sevdiğim bir adamı annesi yüzünden bırakmak saçmalık mı? Yoksa evlenmeden önce gördüğüm çok büyük bir kırmızı bayrak mı?

Değerli Okurum,
Kayınvaliden henüz kayınvaliden olmadan seni germeyi başardıysa konuya düğünden önce bakmakta fayda var. Ama ben burada anneden çok oğula bakarım. Çünkü bir annenin oğlunu çok sevmesi sorun değildir. Her gün araması da tek başına sorun değildir. Asıl mesele 36 yaşındaki bir erkeğin annesiyle arasındaki sınırı nerede çizdiğidir.

Sana kötü davranmayan, hatta seni seven bir kadından söz ediyorsun. O nedenle meseleyi “kötü kayınvalide” hikayesine çevirmek haksızlık olur. Asıl soru erkek arkadaşın annesini çok mu seviyor, yoksa annesini üzmemek için kendi hayatındaki kararları değiştiren bir yetişkin mi? Arada büyük fark var.

Bugün “Annem yalnız kalmasın, hafta sonu ona gidelim” olabilir. Yarın “Annem çocuğu böyle büyütmemizin daha doğru olduğunu düşünüyor” olabilir. Sonra evin nereden alınacağından bayramın nerede geçirileceğine kadar her konuda görünmez bir üçüncü oy beliriverir.

Ben senin yerinde olsam evlenmeden önce çok basit birkaç şeyi konuşurdum. Mesela annesinin evinize habersiz gelmesi normal mi? Bunları konuşurken verdiği cevaplardan çok, sınırlar karşısında nasıl davrandığına bak. Her konuşmanın sonunda kendini annesiyle yarışıyormuş gibi hissediyorsan bunu küçümseme.

Sen ondan annesini hayatından çıkarmasını istemiyorsun. Sadece kuracağınız yeni ailenin merkezinde ikinizin olmasını istiyorsun. Bu son derece makul. Sağlıklı yetişkinlik, anne babayı daha az sevmek değildir. Onları severken kendi hayatının direksiyonuna geçebilmektir.

10Haber bültenine üye olun, gündem özeti her sabah mailinize gelsin.