O barış masasında bir sorun var

21 Ağustos 2026

Ankara Güvenpark’ta, er şehit yakınları ve er gaziler tam 38 gündür oturuyordu.

Talepleri neydi biliyor musunuz?

Devrim değil. İsyan değil.

Özlük hakları.

Zamanında temin edilemeyen protez bacaklar… Şehit aileleri arasındaki hak farklılıklarının giderilmesi…

Yani bu ülkenin kendi askerleri, kendi devletinden kendi hakkını istiyordu…

Dün sabah polis geldi.

Parktan çıkarıldılar.

Gazi Uyumevi’ne götürüldüler.

İçişleri Bakanlığı önünde bir basın açıklaması yapmak istediler… buna da izin verilmedi.

Yere yattılar. Yolu kapattılar, oturdular.

Şehit Aileleri ve Gaziler Derneği Genel Başkanı Erdem Çerçioğlu’nun anlattıkları şöyle: “Alandan kaldırılırken sanki tavşan avlıyorlarmış gibi gözümüze projektör tuttular.”

Müdahale edenlerin yüzünün maskeli olduğunu, ağaca asılı Türk bayrağının koparıldığını kendi gözleriyle gördüğünü söylüyor.

Bunları ben söylemiyorum.

Bir gazi söylüyor.

Şimdi asıl soruma geleyim.

Öcalan’ın Meclis’e gelmesi tartışılıyor. Bunun için açıklamalar yapılıyor, zeminler hazırlanıyor, “süreç” deniyor, sabır isteniyor.

O sabır kime gösteriliyor?

Protez bacağını bekleyen adama gösterilmiyor.

38 gündür parkta oturan şehit annesine gösterilmiyor.

Bir masa etrafında konuşulan meselelerde gösterilen tahammül, bi parkta oturan gaziye gösterilmiyor.

Ben barış konuşmasına karşı değilim. Kimse olmamalı. Ama barışın adı, kendi gazisini yerde sürükleyip Öcalan’a kürsü hazırlamak değildir.

Bir ülke, hangi masayı kurarsa kursun, bacağını o masanın konuşulduğu topraklarda bırakmış adamı Güvenpark’tan çıkarmaya kalkıyorsa, o masada bir sorun var demektir.

10Haber bültenine üye olun, gündem özeti her sabah mailinize gelsin.