Yaşasın üreten kadınlar!

13 Eylül 2026

Şu gökyüzünün güzelliğine bakın…

Adıyaman’da bi arpa tarlasından bildiriyoruuuuuzzz…

Kadınların olduğu yerde hayat var.

Üretim var.

Dayanışma var.

Umut var.

İKİNCİ HASAT da tam böyle bi proje.

Hikaye aslında, tarlada kalan arpa sapıyla başlıyor.

Arpa hasat ediliyor.

Arpa gidiyor.

Geriye sapı kalıyor.

Anadolu Efes ve UNDP Türkiye de diyor ki:

“Peki bu sapı ne yapabiliriz?”

Cevabı çok çok acayip!

MILKist’in de dahil olmasıyla arpa sapını işleyip, kağıda benzeyen yepyeni bi malzemeye dönüştürüyorlar.

Sonra o malzeme, Adıyamanlı kadınların eline geçiyor ve ortaya neler çıkıyor neler!

Çantalar…

Takılar…

Aydınlatmalar…

Objeler…

 

Tasarımcılar geliyor, kadınlarla aynı masaya oturuyor.

Birlikte düşünüyorlar.

Birlikte deniyorlar.

Birlikte üretiyorlar.

Sanatçılar da aynı arpa sapından eserler yaratıyor.

Yani tarlada, “artık işe yaramaz” diye bırakılan bi şey…

Kadınların elinde yeniden hayata dönüyor.

Ama benim bu hikayede en sevdiğim şey ne biliyor musunuz?

Bu kadınlar sadece öğrenmiyor.

Artık onlar öğretiyor. Ürettikleri bilgi, Adıyaman’dan kalkıp NEW YORK’A gidiyor!

24 Eylül’de FIT’te açılacak “Soil to Surface / Topraktan Yüzeye” sergisinde, bütün bu hikaye dünyayla buluşacak.

Düşünsenize…

Şu elimizde tuttuğumuz arpa sapı…

Adıyaman’dan New York’a uzanan bi hikayenin başlangıcı…

Ve bütün hikayenin merkezinde KADINLAR var.

6 Şubat’ı yaşamış…

Kayıplar vermiş…

Ama yeniden ayağa kalkmış, yeniden üreten, yeniden kazanan kadınlar…

İşte buna bayılıyorum.

Kadınların olduğu yerde hayat var demiştim ya…

Vallahi var!

Yaşasın kadınlar!

Bence müthiş bi hikaye bu.

Tarlada kalan, dönüp bi daha bakmayacağımız arpa sapı alınıyor… Yepyeni bi malzemeye dönüşüyor. Sonra Adıyamanlı kadınların elinde çanta oluyor, takı oluyor, aydınlatma oluyor, tasarım oluyor, sanat oluyor…

Ama bence en güzeli şu:

Kadınlar üretiyor. Para kazanıyor. Güçleniyor. Ve öğrendiklerini artık başkalarına öğretiyor.

Üstelik o arpa sapı, şimdi Adıyaman’dan kalkıp New York’a gidiyor!

İşte ‘sürdürülebilirlik’ dediğin tam da bu bence.

Atık yok.

İkinci bi hayat var.

Üretim var.

Kadın emeği var.

Gelir var.

Sanat var.

Umut var.

Başta UNDP Türkiye ve Anadolu Efes olmak üzere, emeği geçen herkesi yürekten tebrik ediyorum.

Kadınları destekleyen, üretime katan, kendi paralarını kazanmalarını sağlayan böyle projeler çoğalsın.

Çünkü kadın güçlenince, sadece kendisi değil, ailesi, çevresi, yaşadığı yer de güçleniyor.

Yaşasın üreten kadınlar!

10Haber bültenine üye olun, gündem özeti her sabah mailinize gelsin.