Masum bir finansal deyim gibi kullanılan “Risk İştahı” lafı bana göre feci bir görünmez gaddarlığın ifadesi.
Artık dünya için açık bir tehlike haline gelen, düpedüz bir “ruh sağlığı sorunu”.
Burada, o iştahtan bir fon batıyor, enkazdan eski bakanlar çıkıyor.
(O hanımı Alev’in (Alatlı) cenazesinde uzaktan sanki temiz bir yüz gibi farketmiştim, meğer neler peşindeymiş. Meselenin bir yanı da yüzlerde öyle bir görüntü olabilmesinde.)
Buradan binlerce kilometre uzakta , her sabah ilk iş petrol fiyatlarıyla dünyayı ateşe atarak, onun getirisiyle bitmez bir iştahla oynayan devlet başkanı fonları konuşuluyor.
Onun izindeki “küresel iştah sahipleri” dünyanın her yerindeki yüksek kulelerinde bir soygundan parsa kapma peşinde pozisyon değiştiriyor.
Bunun adı ne kuzum, insanlığın hayrı için çalışmak mı?
Bu iştah sade insanlarda da gidererek kabartıldı.
Kapitalizm saldırganlaştırıldıkça, o mendebur iştah çaresiz insanın sıkıntılarına bir çareymiş gibi büyüyor.
Henüz salgın bugün bir hastalık değilse yarın sabah ona dönüşebilir.
Buna “Piyasalar” deyip bir bataklığı üstü kapalı geçenler var.
24 saat o iştahla yatıp kalkıyorlar, onunla neşeleniyor ya da surat asıyorlar.
Avuçlar onunla ya kaşınıyor yada yalanıyor.
Ama hayatı bir piyasa ekranı gibi gören üçbeş kişi gün sonlarında tatlı kazanç şampanyaları patlatılırken, dünyanın her köşesinde kaybedenlerin intiharları artıyor.
Mesele risk almakta da değil.
İnsanların artık riske mecbur kalışlarında çünkü.
Bunu görmüyor gibi yapıp, başta kendi hayatıyla, göz göre göre “devamın normalleştirilmesinde”.
Daha beter koşuşturma, daha fazla kendinden uzaklara gitme, daha fazla galibiyet, daha fazla tüketim, daha fazla borç, daha hızlı teknoloji, daha büyük silahlar…
Daha acımasız yaşamlar.
Sonucun ne olacağını hepimiz gayet iyi biliyoruz.
Ama devam ediyoruz.
Bu da, lafı bile bazılarının midesini kaldıran o hastalıklı iştahın yan etkisi.
Şunu eklemeliyim:
68’li olmak bir vicdandı.
Onu unutarak, seçtiği hayatı ‘sen onu benim külahıma anlat’ türü gevezeliklerle halledilebilir sananları görmek bile şimdi acı veriyor.