Netanyahu ve koalisyonu seçimde ciddi güç kaybetti ama yine de parlamentoda en çok koltuğu almayı başardı. Muhalefetin iktidara gelmesinin tek yolu seçilen Araplarla işbirliği yapmak ama ilk gün açıklamaları onların bundan uzak duracağını gösteriyor.
İsrailli siyasi liderler, seçim sonuçlarının Başbakan Binyamin Netanyahu’nun sağ koalisyonu ile muhalefet partilerinden oluşan ittifak arasında net bir kazanan çıkarmamasının ardından, önlerindeki günlerde ve haftalarda sürecek çetin koalisyon pazarlıklarına hazırlanıyor.
Çarşamba öğleden sonra itibarıyla oyların yaklaşık %80’inin sayıldığı ve 1999’dan bu yana en yüksek katılımın gerçekleştiği seçimlerde, sandık çıkış anketleri ve mevcut veriler Netanyahu’nun ittifakının eski Genelkurmay Başkanı Gadi Eisenkot liderliğindeki muhalefet blokundan daha fazla sandalye kazanacağını gösteriyor. Ancak her iki taraf da İsrail Parlamentosu (Knesset)’nda çoğunluğu sağlamak için gereken 61 sandalyeye ulaşabilmiş değil.
The New York Times’ın haberinde göre, bu tablo, her iki bloğun da hükümeti kurmak ve başbakanı seçmek için dışarıdan desteğe ihtiyaç duyacağı anlamına geliyor. Seçimlerde toplam yaklaşık 18 sandalye kazanması öngörülen iki Arap partisi, tarihi bir güç gösterisi sergileyerek Eisenkot’un Netanyahu’yu devirmek için kullanabileceği tek yol haline gelebilir.
İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog, resmi seçim sonuçlarının tam olarak teslim edileceği önümüzdeki haftaya kadar parti liderleriyle görüşmelere başlamayacağını açıkladı. Devlet başkanı olarak Herzog, Knesset’te çoğunluğu sağlama şansı en yüksek gördüğü adaya hükümeti kurma görevini verecek.
Partiler arasındaki pazarlıkların uzun ve yıpratıcı geçmesi bekleniyor. İlk adayın çoğunluğu sağlayamaması durumunda Herzog görevi iki farklı isme daha verebilir. Onların da başarısız olması halinde ülke yeniden seçime gidecek. Herzog,Çarşamba günü yaptığı açıklamada, “Özellikle dünden sonra, yeni bir seçim turundan kaçınmak için elimizden gelen her şeyi yapmalıyız” dedi.
Salı günü yapılan seçimler, İsrail’in 7 Ekim 2023’teki Hamas saldırısından bu yana gerçekleştirdiği ilk seçim olma özelliğini taşıyor. Seçimler aynı zamanda Netanyahu ve onun 2022’de kurduğu, ülke tarihinin en aşırı sağcı koalisyonu olan sertlik yanlısı milliyetçiler ile Aşırı Ortodoks (Haredi) Yahudilerin ittifakı için bir referandum niteliğindeydi.
Değişime açık olan ilk sonuçlar, otuz yılı aşkın süredir İsrail siyasetinde varlığını sürdüren tecrübeli siyasetçi Netanyahu’nun, kesin bir zafer kazanamasa da iktidarda kalma şansını güçlü bir şekilde koruduğunu gösteriyor.
Netanyahu’nun ittifakının sandalye sayısı 68’den yaklaşık 54’e düşerek 120 kişilik Knesset’teki çoğunluğunu kaybedebilir. Eisenkot’un bloku ise yaklaşık 49 sandalyeyi kontrol edebilir.
Analistler, sonuçların uzun sürecek bir siyasi kilitlenmeye yol açabileceğini ve bu senaryonun en çok Netanyahu’nun işine yarayacağını belirtiyor. Yeni bir hükümet kurulana veya yeni seçimler yapılana kadar geçici başbakan olarak görevine devam edecek olan 77 yaşındaki Netanyahu, iktidarına son vermeye çalışan neredeyse tüm rakiplerini boşa çıkarma konusundaki ustalığıyla tanınıyor.
Washington merkezli Orta Doğu Enstitüsü’nde İsrail siyaseti uzmanı olan Natan Sachs, “Netanyahu hâlâ direksiyonda.Olayların çoğunu hâlâ kendisi kontrol ediyor ve durmayı sevdiği yer de tam olarak burası” değerlendirmesinde bulundu.
Çarşamba sabahı seçim sonrası bir konuşma yapan Netanyahu, partisi Likud’un Knesset’teki en büyük parti olmaya devam edeceğine dikkat çekerek zafer edasıyla şunları söyledi: “Güçlü bir sağ hükümet kurmalıyız.”
Netanyahu’yu devirmek isteyen ve bu seçimi ülke demokrasisini kurtarmak için bir fırsat olarak gören bazı İsrailli seçmenler ise büyük hayal kırıklığı yaşıyor.
Tel Aviv’in güneyindeki Rehovot’ta yaşayan ve Netanyahu hükümetinin düşmesini isteyen 49 yaşındaki terapist Shira Barkan, geceye umutla başladığını ancak “sabah yine Bibi ile uyandığını” ifade etti. Barkan’a göre Netanyahu’nun radikal hükümeti İsrail’i küresel bir izolasyona doğru sürüklüyor: “İsrailliler harika insanlar ve sadece bizi dış tehditlerden korumakla kalmayıp kendi yaptığı yanlışları da durduracak bir liderliği hak ediyorlar.”
Netanyahu, 66 yaşındaki Eisenkot’un Salı günü tarihi bir başarı elde eden Arap partileriyle ortaklık kurmayı seçmesi halinde seçimi kaybedebilir. Bu durum, Arap partilerinin çoğunluk koalisyonuna dahil edilmesini veya bir azınlık hükümeti kurmak için dışarıdan desteklerini almayı gerektirebilir.
Arap seçmenler, Batı Şeria ve Gazze’deki Filistinlilere yönelik muamele ve İsrail’deki Arap vatandaşlara uygulanan ayrımcılık nedeniyle Netanyahu’ya tepkili. Netanyahu ise Salı günü de dahil olmak üzere tabanını mobilize etmek için Arap vatandaşları “seçimleri çalmaya çalışmakla” suçlayarak anti-Arap söylemlere başvurdu.
Likud partisi Çarşamba günü de bu saldırılarını sürdürdü ve İsrail Resmi Seçim Komitesi’nin yaygın bir usulsüzlük göstergesi olmadığını açıklamasına rağmen, polis ve istihbarat birimlerine Arap oylarını inceleme çağrısında bulundu.
Büyük Arap partilerinden Ra’am’ın lideri Mansur Abbas, İsrail nüfusunun yaklaşık %20’sini oluşturan Arap seçmenlerin “öfke ve çaresizliklerini” bir “umuda” dönüştürdüklerini söyledi. Netanyahu hükümetini “mümkün olan her yolla” değiştirmek istediğini belirten Abbas, ilk önceliklerinin bu hedefi gerçekleştirecek bir hükümetin kurulma şansını güvenceye almak olduğunu vurguladı.
Ancak Eisenkot, 7 Ekim saldırısından bu yana sertleşen Yahudi kamuoyu göz önüne alındığında, Arap partileriyle çalışması halinde büyük bir tepkiyle karşılaşabilir. İsrail’deki Arap liderler saldırıyı genel olarak kınamış olsa da, birçok Yahudi İsrailli onların güvenlik veya dış politika üzerinde söz sahibi olmasını istemiyor.
Zman Yisrael haber sitesinin kıdemli siyaset yazarlarından Shalom Yerushalmi, “7 Ekim’den sonra İsrail toplumu bunu kabul etmeyecektir. Hiç şans yok” diyerek Eisenkot bloku ile Arap partileri arasındaki olası bir ortaklığın imkansızlığına dikkat çekti.
Yafa’daki bir kuaför salonunda konuşan 48 yaşındaki Arap vatandaş Saado Zorob, Yahudi İsraillilerin Müslüman doktorlar tarafından tedavi edilmekten veya Arap restoranlarında yemek yemekten memnun olduklarını ancak ülkenin geleceğini şekillendirmede Arap vatandaşlara rol vermek istemediklerini söyledi. Zorob, “Kendimi değersiz hissediyorum. Keşke Eisenkot Arap partileriyle bir hükümet kurma cesaretine sahip olsaydı. Eğer bu kilitlenme yeni bir seçim turuna yol açarsa, birçok Arabın sandığa gitmeyeceğinden ve bunun da Netanyahu koalisyonuna yarayacağından korkuyorum” dedi.
Eisenkot ise Çarşamba günü Arap partilerinden açıkça bahsetmeyerek bunun yerine “stabil ve Siyonist bir hükümet” kurabileceği konusunda özgüvenli bir tablo çizdi ve “Halk değişimden yana oy kullandı” dedi.
Gelecek Senaryoları: Birlik Hükümeti mi, Yeni Seçim mi?
Netanyahu’nun bazı müttefikleri, başbakanın iktidarda kalabilmek için Eisenkot ve diğer merkezcilerle geniş tabanlı bir milli birlik hükümeti kurabileceği fikrini ortaya attı. Bu durum, daha önce de benzer koalisyonlar kurmuş olan Netanyahu için konforlu bir senaryo olabilir. Ancak Netanyahu’nun altında görev yapmayacağına dair ant içen ve onu liderliğe uygunsuz olmakla suçlayan Eisenkot için oldukça zor bir karar olacaktır.
Netanyahu ayrıca yeni bir hükümetin kurulmasını engelleyip ülkeyi tekrar seçime zorlayabilir. Analistler, Salı günkü seçim için yıllardır planlama yapan muhalefetin yeni bir seçimde daha iyi bir performans göstermekte zorlanacağını düşünüyor. Sachs, “Genel algı, bunun muhalefet için büyük bir fırsat olduğu yönündeydi. Netanyahu açısından bakıldığında ise zarları tekrar tekrar atabilir” dedi. Benzer bir durum 2019 yılında da yaşanmış, üst üste yapılan iki sonuçsuz seçim hükümet çıkaramamış ve Netanyahu’yu geçici başbakan olarak iktidarda tutmuştu.
Öte yandan bazı Netanyahu seçmenleri temkinli davranıyor. Tel Aviv yakınlarındaki Ramla’daki bir pazarda iç giyim tezgahı işleten 51 yaşındaki Likud üyesi Yakov Matzlawi, başbakan destekçileri arasındaki havanın durgun olduğunu söyledi. Netanyahu’nun kaybetmediğini ancak kazanmadığını da belirten Matzlawi, sağ seçmenin sonuçların ülke için ne anlama geldiği konusunda kafa karışıklığı yaşadığını ifade etti: “Önemli olan oyunda kalmaya devam etmemizdir.”