Gülistan Doku davasında hakkında kırmızı bülten çıkartılan firari şüpheli Umut Altaş, ABD güvenlik makamları tarafından gözaltına alındı. Umut Altaş, cinayetin tanığı olduğunu, Gülistan doku'yu valinin oğlunun öldürdüğünü söyleyen kişi. Altaş ilk kez konuştu, bildiklerini anlattı.
Gülistan Doku davasında hakkında kırmızı bülten çıkartılan firari şüpheli Umut Altaş, ABD’de gözaltına alındı.
Kırmızı bültenle aranan Altaş, yakalanmazdan önce Akşam Gazetesi’nden Washington temsilcisi Yavuz Atalay’a konuştu. Altaş; cinayet itirafını, cesedin nasıl yok edildiğini tüm detaylarıyla anlattı.
Altaş, Mustafa Türkay Sonel’in cinayeti Tunceli Valiliği konutunda kendisine itiraf ettiğini belirtti. Sonrasında cinayeti işlediğine dair bir not da bıraktığını belirtti. Altaş, şunları söyledi:
“O zamanlar saftım. Türkay bana bu cinayeti kendisinin işlediği yönünde bir not da bıraktı. Konutta bana, ‘Çok bağırıyordu ben de sıktım’ dedi. Hatta araçtayken cinayet silahına dokundum. Ben bu olayın artık çözülmesini istiyorum.”
Birlikte araçta görülmelerine dair Altaş, söz konusu günde cinayetten haberi olmadığını ileri sürerek devam etti:
“Cinayet sonrasında Türkay beni arabayla aldı. Benim o zaman hiçbir şeyden haberim yoktu. Cinayetin işlendiği bölgede, köprü ve dere yatağının olduğu Tunceli Üniversitesi civarında turladık. Viyadük civarında birkaç tur attı, sürekli o bölgeye bakıyordu. Sanırım polis falan geldi mi diye kontrol ediyordu. Kızı, viyadükte köprünün dibinde öldürdüğünü düşünüyorum.”
Gülistan Doku’nun bedeninin nerede olabileceğine dair iki tahmini bulunduğunu belirten Altaş, arama çalışmalarının nerelere odaklanması gerektiğini detaylandırdı:
“Cesedin tam yerini bilmiyorum ama üniversite civarında, insanların gelmediği ıssız yerlerde, Aktuluk Mahallesi civarında bir yerde olabilir. O mahallede hiç kimsenin uğramadığı kör noktalara baksınlar. Ayrıca Bayraktepe’de, su arıtma tesislerinin yanındaki çöplük alana kesinlikle bakılmalı.”
Türkay Sonel’in geçmişteki şiddet eylemlerine ve kolluk kuvvetlerine karşı rahat tavırlarına da değinen Altaş, önemli bir tablo çizdi. Altaş, “Türkay, 18 yaşından küçük kızlarla da beraber oluyordu, tecavüz edecek bir karaktere sahipti. Şiddet eğilimi son derece yüksekti. Kendi kız kardeşini bile dövmüştü. Elif adında bir sevgilisi vardı, onu da darp etmişti” diye konuştu.
Vali oğlu Sonel’in Gülistan’ı nasıl öldürdüğüne ve cenazeden nasıl kurtulduklarına dair detaylar veren Umut Altaş, şöyle devam etti:
“Viyadükte öldürmüştür, ardından koruma Şükrü’yü aramıştır. Oradan bir ‘Santa Fe’ marka araçla cesedi götürmüşlerdir diye düşünüyorum. Zaten o korumanın her şeyini yapıyordu, valinin korumasıydı. Tam adam gömecek biriydi, yüzünde seri katil tipi var.”
Sonel’in güvenlik güçleriyle yaşadığı bir olayı da aktaran Altaş, şüphelinin nüfuzunu kullandığını belirterek şöyle konuştu:
“Bir gün polislerle tartıştı, üzerlerine yürüdü, onlara silah gösterdi. Ardından cebinden bir kart çıkarıp gösterdi ve polisler hiçbir şey yapamadı. Onun gücünü ilk kez orada, o an gördüm.”
Cinayet sonrası bedenin nasıl ortadan kaldırıldığına yönelik iddiaları paylaşan Altaş, Türkay Sonel’in kendisine “Şükrü o işi halletti” dediğini aktardı. Altaş, daha sonra İstanbul’da Sonel ailesinin evine yaptığı ziyarette, “Vali babası beni alnımdan öptü. Sustuğum için teşekkür öpücüğü olabilir” dedi.
HSK’nın 2024 Haziran kararnamesiyle Tunceli’ye atanan Başsavcı Ebru Cansu’nun göreve başlamasının ardından Gülistan Doku dosyası yeniden açılarak kapsamlı şekilde ele alındı.
JASAT bünyesinde oluşturulan özel ekip, Gülistan Doku’nun kaybolduğu gün ve önceki süreçlere ait yaklaşık 70 güvenlik kamerasından elde edilen 700 saate yakın görüntüyü detaylı biçimde inceledi. Bunun yanı sıra HTS ve PTS kayıtları da analiz edilerek soruşturma derinleştirildi.
Yürütülen çalışmalar sonucunda 14, 17 ve 24 Nisan tarihlerinde düzenlenen operasyonlarda 17 şüpheli gözaltına alındı. Şüphelilerden Mustafa Türkay Sonel ile Erdoğan Elaldı “kasten öldürme” suçlamasıyla tutuklanırken, Zeinal Abarakov ile bazı aile üyeleri ve kimi kamu görevlilerinin de aralarında bulunduğu kişiler “delil karartma” iddiasıyla cezaevine gönderildi. Firari şüpheli Umut Altaş hakkında ise kırmızı bülten çıkartıldı.
Soruşturma kapsamında, dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel ile Tunceli Devlet Hastanesi Başhekimi Çağdaş Özdemir de çeşitli suçlamalarla tutuklandı. Bazı şüpheliler ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
Öte yandan, Gülistan Doku’nun bulunmasına yönelik çalışmalarda 30 kişilik özel bir ekibin sahadaki arama faaliyetlerini sürdürdüğü belirtildi. Avukat Ali Çimen ise U.A.’nın ifadelerinin dosyaya zarar verdiğini ve tanıklara baskı ihtimali bulunduğunu öne sürerek tutuklama talebinde bulunduklarını ifade etti.