Amerikan şirketleri küresel asgari vergiden muaf mı?

Amerikan şirketlerinin ilk bakışta klasik bir vergi cennetine benzemeyen fakat ödenen verginin belirli şartlarda hissedarlara iade edilmesi sayesinde gerçek vergi yükünü, kurumlar vergisinin çok altına indirebilen Malta'daki iştiraklerinin sayısı son 3 yılda yüzde 70 arttı.

14 Ağustos 2026
Malta’da şirket kuranlar arasında Victoria’s Secret, Kraft Heinz ve PepsiCo gibi gruplar da bulunuyor.

2000’li yılların başında uluslararası vergi planlaması denildiğinde akla Panama, Britanya Virjin Adaları (BVI), Bermuda veya Cayman Adaları’nda kurulan şirketler gelirdi. Şirketin gerçek faaliyeti başka ülkelerde yürütülür, ancak kazancın önemli bir bölümü düşük vergili bir ülkede kurulan şirkete aktarılırdı.

Aradan yirmi yıl geçti. OECD’nin matrah aşındırması ve kâr aktarımıyla mücadele projesi hayata geçirildi; bilgi paylaşımı ve raporlama arttı. Son olarak büyük çok uluslu şirketlerin, faaliyet gösterdikleri yer neresi olursa olsun, en az yüzde 15 oranında vergi ödemesini sağlamayı amaçlayan küresel asgari kurumlar vergisi konusunda uzlaşmaya varıldı.

New York Times’ın geçtiğimiz günlerde yayımladığı bir haber ise adeta 2000’li yılların başındaki Panama ve BVI yapılarına geri döndüğümüzü, ya da aslında bu yapılardan hiç vazgeçmediğimizi, ortaya koyuyor.

İki kişilik ofiste doğan küresel kâr

Haberin merkezinde ürünlerini 100’den fazla ülkede satan Crocs var. Grubun beyanlarına göre küresel kazançlarının önemli bir bölümü Malta’da, eski bir bira fabrikasında bulunan ve yalnızca iki kişinin çalıştığı küçük bir ofiste faaliyet gösteren şirket üzerinden elde ediliyor. Bu yapının Crocs’un yalnızca 2023 yılındaki vergi yükünü 218,6 milyon dolar azalttığı belirtiliyor.

Mesele Crocs’tan ibaret değil. New York Times’ın araştırmasına göre Amerikan şirketlerinin Malta’daki iştiraklerinin sayısı son üç yılda yaklaşık yüzde 70 arttı. Malta’da şirket kuranlar arasında Victoria’s Secret, Kraft Heinz ve PepsiCo gibi gruplar da bulunuyor.

Malta ilk bakışta klasik bir vergi cennetine benzemiyor; kanuni kurumlar vergisi oranı yüzde 35. Fakat ödenen verginin belirli şartlarda hissedarlara iade edilmesine dayanan sistem, gerçek vergi yükünü bu oranın çok altına indirebiliyor. “Double Irish” kullanımının sınırlandırılmasının ardından “single malt” ve “double Malta” gibi yapıların ortaya çıkmış olması da yeni değil. Değişen, eski vergi planlama refleksinin yeni kurallara uyarlanma biçimi.

Küresel asgari vergi uygulaması etki etmiyor mu?

Yüzde 15’lik küresel asgari kurumlar vergisinin bu yapıları ortadan kaldırması beklenirdi. Sütun II olarak adlandırılan sistemin temel fikri oldukça basit: Büyük bir çok uluslu şirketin bir ülkede yüzde 15’in altında vergilendirildiği durumlarda, eksik alınan verginin o ülke veya başka bir ülke tarafından tahsil edilmesi. Sistemin temel amacı elde edilen kârın düşük vergili bir ülkeye aktarılmasının getireceği avantajın önemli ölçüde azaltılması.

Küresel asgari kurumlar vergisi sistemini en hızlı uygulamaya sokan ülkeler AB ülkeleri. Malta ise AB kurallarının verdiği imkândan yararlanarak Sütun II’nin temel tamamlayıcı vergi kurallarını altı mali yıl boyunca uygulamama yolunu seçti ve bugüne kadar kendi yerel asgari tamamlayıcı vergisini de yürürlüğe koymadı. Normal şartlarda bu tek başına sistemi işlemez hale getirmiyordu: Malta’nın almadığı tamamlayıcı vergiyi başka bir ülke alabilecekti.

Amerikan şirketlerine özel düzenleme

Fakat 2026 başında ABD merkezli şirketler bakımından önemli bir istisna getirildi. Teknik adı “Side-by-Side Safe Harbour” olan bu düzenleme, belirli şartları taşıyan Amerikan gruplarını Sütun II tamamlayıcı vergilerinin kapsamından çıkarıyor. Yerel mevzuatlarda öngörülen asgari vergiler bu yeni düzenlemeden etkilenmiyor; ancak Malta henüz böyle bir vergi de uygulamıyor.

Bu, Amerikan şirketlerinin hiç vergi ödemediği anlamına gelmiyor; ABD’nin kendi kurumlar vergisi kuralları uygulanmaya devam ediyor. Ayrıca, Sütun II benzeri düzenlemeler ABD’de zaten yürürlükte. Malta da ileride kendi asgari vergisini getirebilir. Ancak bu durum asıl sorunu değiştirmiyor: Sütun II’nin “bir ülke almazsa diğeri alır” şeklindeki güvenlik ağı çok uluslu hatırı sayılır sayıda Amerikan şirketi için beklenildiği gibi işlemiyor.

Bu da Sütun II’ye ilişkin olarak sıkça tartışma konusu olan daha derin bir soruna işaret ediyor: Dünyanın en büyük çok uluslu şirketlerinden bazıları sistemin dışında kalabiliyorsa, küresel asgari vergi gerçekten ne kadar küresel?

10Haber bültenine üye olun, gündem özeti her sabah mailinize gelsin.