Afife Ödülleri: İyi ki bu topraklardan Haldun Dormen geçmiş

9 Mayıs 2026

Dün gece Haliç Kongre Merkezi’inde 28. Afife Jale Tiyatro ödülleri sahiplerini buldu.

Ne geceydi ama…

Tempolu, dinamik, sürprizli, eğlenceli ama aynı zamanda çook duygusaldı.

Hem güldük hem ağladık.

Bütün duyguları bi arada yaşadık.

Afife, şehrin tiyatro hafızası gibi.

Bence olağanüstü kıymetli bi organizasyon.

Başta Yapı Kredi’ye, Team Afife’ye, jüriye, icra kurulu başkanı Salih Başağa’ya, yıllardır tüm organizasyonu üstlenen Murat Ovalı’ya ve emeği geçen herkesin eline sağlık.

28 yıldır tiyatroya bu kadar güçlü, sürdürülebilir itibarlı bir destek vermek olağanüstü…

Bu ülkede pek çok şey başlayıp yarım kalırken, Afife hep devam etti. İnatla, özenle, kalitesinden hiç ödün vermeden…

Türk tiyatrosuna katkısı gerçekten çok büyük. Bir de sadece ustaları onurlandırmıyor.

Genç oyunculara, yazarlara, yönetmenlere, ışık ve kostüm tasarımcılarına da alan açıyor. Yeni kuşaklara umut oluyor.

Biliyorsunuz, bu ödül töreninin yaratıcısı Büyük Usta Haldun Dormen.

Düşünsenize, 12 yaşında Afife Jale’nin hikâyesini öğreniyor. Bu topraklarda sahneye çıkan ilk Müslüman kadın olduğunu, yaşadıklarını, mücadelesini…

Ve çok etkileniyor diyor ki: “Ben ileride bu kadın için bir şey yapacağım.”

Ve yıllar sonra yapıyor.

Hem de öyle böyle değil…

Bugün artık Türkiye’nin en prestijli sanat gecelerinden birine dönüşen bu ödül törenini yaratıyor.

Bu yıl ilk kez Haldun Dormen’siz bir Afife gecesi izledik.

İnsan ister istemez buruklaşıyor.

Ama gece, bi ama gecesi gibi değildi.

Tam tersine, baştan sona büyük ustaya yakışır bir saygı duruşuydu.

Geceyi, Demet Evgar ve Atılgan Gümüş sundu. Müthiş tatlı ve samimilerdi.

İkisi de Dormen’in öğrencisi.

Zaten ödülleri de Dormen Tiyatrosu oyuncuları ve emektarları verdi. Onları sahnede olması, ödülleri vermesi, Haldun Dormen’in hafızalara kazınmış müzikallerinden şarkıların Serpil Günseli liderliğinde canlı orkestrayla çalınması… Hepsi çok çok iyi düşünülmüş detaylardı.

Ve en güzeli şuydu:

Gece “ağlak” değil, hayat doluydu, enerji tavandı, hocaların hocasına yakışacak muziplikteydi…

Bu arada, jüri üyeleri bu sezon, tam 268 oyun izlemiş. Düşünebiliyor musunuz? Nasıl büyük bir emek bu.

Ama kendi adıma biraz utandım. Aday olan bazı oyunları izleyememişim. Kendime söz verdim: Seneye aynı durumda olmayacağım.

Dün gece, bana bir şeyi yeniden hatırlattı: Bu ülkede, hala sanat adına çok değerli işler yapılıyor. Müthiş gençler geliyor. İnanılmaz yetenekler var. Bu, gerçekten umut veriyor. Ama özel tiyatrolara destek yetersiz, daha fazla destek vermek gerekiyor.

Gecenin en çarpıcı anlarından biri Haldun Dormen özel ödülü Nedim Saban’a verilmeden sevgili Erol Evgin’in söylediği “Hep Böyle Kal” şarkısıydı.

Serpil Günseli, piyano başındaydı, canlı orkestra vardı ve Alya, dans ederek şarkıya eşlik etti. Üzerinde dedesi Haldun Dormen’in şalı vardı… Dansın sonunda, şalı, Erol Evgin’in boynuna taktı. Ben orda koptum zaten.

Koreografi, Huri Murphy ve Alper Marangoz’a aitti. Gerçekten etkileyici bir iş çıkarmışlar. Tabii ki Alyam da… Kızımla çok gurur duydum.

Bir başka duygulandığım an da Ömer’in, Haldun Dormen Özel Ödülü’nü verirken yaptığı konuşmaydı. Bence Burunom sahneler için doğmuş da haberi yok:) bence müthiş sahnede. Hem ağladım, hem güldüm.

Ve gece boyunca sürekli şunu düşündüm: Haldun Dormen gerçekten olağanüstü biriydi. Bir insan öldükten sonra bile, bir salona bu kadar neşe, zarafet, ilham ve sevgi bırakabiliyorsa… Çok çok istisna bir hayat yaşamış demektir. İyi ki bu topraklardan Haldun Dormen geçmiş!

10Haber bültenine üye olun, gündem özeti her sabah mailinize gelsin.