Ben de bu haberi birçok büyük haber sitesinde gördüm.
Hatta, hâlâ bazı sitelerde duruyor.
İlk bakışta insanın “maalesef olabilir” dediği bi dönemden geçiyoruz. Çünkü tüketicinin kandırılması, gramaj oyunları, ambalaj hileleri, her gün başka bir örnekle karşımıza çıkıyor. Ama tam da bu yüzden daha dikkatli olmak zorundayız.
Teyit.org’un yaptığı incelemeye göre bu görselin yapay zekâ ile üretilmiş olma ihtimali çok yüksekmiş.
Burada benim için en acı taraf şu: Keşke “bizim ülkemizde asla böyle şey olmaz, kesin yapay zekâdır” diyebilseydik. Ama diyemiyoruz.
Çünkü görüntü sahte olabilir; fakat bu görüntünün bizde yarattığı inandırıcılık duygusu maalesef gerçek. İnsanların “olur mu olur” demesi tesadüf değil. Bu da tüketici güveninin, denetim duygusunun ve kamusal ahlakın ne kadar zedelendiğini gösteriyor.
Yine de gerçek dışı bir görsel üzerinden haklı bir öfke kurmak doğru değil. Haklı öfkenin de sağlam bilgiye ihtiyacı var. Bu yüzden bu paylaşımı bir düzeltme notuyla birlikte bırakıyorum…
***
Dün sosyal medyada bir görüntü gördüm.
Aklımdan çıkmadı.
Bir vatandaş, şehirlerarası otobüs terminalinden sevdiklerine hediye götürmek için kocaman bir pişmaniye kutusu alıyor.
Gerçekten kocaman.
Eve gidiyor. Kutuyu açıyor.
İçinden ne çıkıyor biliyor musunuz?
Üç parça pişmaniye…
Sadece üç.
Peki geri kalan?
Kutunun neredeyse tamamını dolduran plastik bir yükseltici aparat.
Pişmaniyeler en üste dizilmiş.
Müşteri görsün diye.
Altı bomboş.
Ben bunu “ufak bir kurnazlık” diye geçemem.
Siz de geçmeyin.
Çünkü bu görüntü…
Bir esnafın, müşterisinden artık utanmadığının fotoğrafı.
Denetimin ne kadar zayıf olduğunun fotoğrafı.
Ticaret ahlakının nerelere geldiğinin fotoğrafı.
Hadi daha açık söyleyeyim:
Bu, “yakalanmazsam sorun yok” zihniyeti.
Evet, Tüketici Kanunu var.
“Aldatıcı ambalaj” diye bir tanım var.
Hakem heyetleri var.
Hepsi doğru.
Hepsi gerekli.
Ama yetmiyor.
Çünkü mesele sadece bir kutu pişmaniye değil.
Mesele şu:
Bir insan, karşısındakini bu kadar rahat kandırmayı nasıl normal görür?
Bu, sadece tüketici meselesi mi?
Yoksa daha derinde bir sosyal çürümenin küçük, ama çok net bir işareti mi?
Ben size sorayım…