Burcu Köksal.
Afyonkarahisar’ın seçilmiş belediye başkanı.
31 Mart 2024’te CHP’nin amblemiyle seçildi. CHP’nin rozetiyle. CHP’nin oylarıyla. 68 bin 72 oy aldı; en yakın rakibine 25 bin 369 oy fark attı.
Sonra ne oldu?
“Anadan doğma CHP’liyim” diyen kadın…
“Kapıdan kovdular, bacadan girdim” diyen kadın…
“Partinin demirbaşlarından biriyim” diyen kadın…
2015’ten 2024’e kadar CHP milletvekilliği yapan kadın…
Gitti.
AKP rozeti taktı.
Erdoğan’ın elinden.
Üstelik Erdoğan’ın bir zamanlar “ırkçı, faşist” dediği Burcu Köksal…
Rozeti takarken de ne dedi?
“Ailenin kutsallığına inananlarla, toplumun değer yargılarına saygı duyanlarla aynı yolda yürüyeceğim.”
Nasıl oluyor bu?
Benim aklım almıyor…
Sormazlar mı insana:
Sen “anadan doğma CHP’liyim” derken, CHP ailenin kutsallığına inanmıyor muydu?
Toplumun değer yargılarına saygı duymuyor muydu?
Sana oy veren Afyonkarahisarlılara ne diyeceksin şimdi?
“Oyunuzu aldım. Koltuğa oturdum. Sonra o iradeyi cebime koyup istediğim yere taşıdım” mı?
Çünkü olan bu!
Tam olarak bu!
Siyasi ahlak nerede?
Belediye başkanlığı, milletvekilliği, makam koltukları…
Bunlar bir kişinin cebindeki anahtarlık mı?
İstediği kapıya takabileceği bir şey mi?
Hayır ya!
Bunlar emanet.
Halkın emaneti.
Ve halkın emaneti, bir sabah kalkıp başka partiye taşınacak kişisel eşya değildir.