Borçluyum, borçlusun, borçlu

8 Ağustos 2026

Haberlerde bi sayı okudum, dondum kaldım.

Türkiye’de bankalara borçlu kişi sayısı 44,2 milyona ulaşmış…

On yıl önce 25 milyonmuş.

Yani nüfusun, yüzde 51’i bankaya borçlu şu anda. Yetişkinlerin sadece yüzde 14’ünün banka borcu yok!

Bir daha yazıyorum: Yüzde 14.

Yani bu ülkede borçsuz olmak artık istisna. Kural değil, azınlık hali.

Toplam bireysel borç 6,5 trilyon lira.

Kişi başına 148 bin lira!

Otobüste yanınızda oturan kişinin, kasada önünüzdeki teyzenin, sizin…

Ortakama 148 bin lira borcu var…

Amaaaaa beni asıl vuran kısım bu değil.

Borcun şekli değişmiş.

Eskiden insanlar ev almak için, araba almak için borçlanırmış. Şimdi konut ve taşıt kredilerinin payı düşüyor. Toplam borcun yüzde 63’ü, kredi kartı ve ek hesapmış.

Ne demek bu?

İnsanlar, artık yatırım için değil, yaşamak için borçlanıyor. Market için. Fatura için. Ay sonunu getirmek için. Ev almıyoruz. Ekmek alıyoruz. Taksitle.

Ve devamı daha ağır:

Batık bireysel borçlar son iki buçuk yılda, 7 kat artmış. Her gün yaklaşık 7 bin kişi icra takibine düşüyormuş.

Günde 7 bin kişi!

Şu an bu yazıyı okuduğunuz sürede birileri icralık oluyor.

Öngörü ise şöyle:

Bu gidişat sürerse, 2035’te, yetişkinlerin yüzde 70-75’i bankalara borçlu olacak.

On yıl sonra bu ülkede borçsuz insan bulmak, koleksiyonluk bir durum olacak.

Siz ne düşünüyorsunuz bilmiyorum ama benim aklımdan geçenler şöyle:

Bu, bir “kişisel bütçe yönetimi” meselesi değil. 44,2 milyon kişi aynı anda savurgan olamaz! Bu kadar insan aynı anda “yanlış tercih” yapmaz! Bu, bir sistem tablosu. Günden güne borçlanıyor ve fakirleşiyoruz.

Sesimizi duyan var mı?

10Haber bültenine üye olun, gündem özeti her sabah mailinize gelsin.