Valla, memleket artık tam sitcom gibi…
Bir imzayla üniversite kapatılıyor.
Bir imzayla geri açılıyor.
Şaka gibi.
Ama değil.
Çünkü sözünü ettiğimiz üniversite.
Bilim yuvası.
Gençlerin geleceği.
Binlerce insanın hayatı.
Bakkal dükkanı bile kapanırken, gerekçe gerekiyor.
Koskoca üniversitelerden bahsediyoruz.
Bilgi Üniversitesi yeniden açılması yine de çok güzel haber.
Demek ki neymiş?
Direnen kazanıyormuş.
Ses çıkaran…
Vazgeçmeyen…
“Hukuk böyle işlemez” diyen insanlar boşuna konuşmuyormuş.
Normal olanı istemek bile mücadeleye dönüştü bu ülkede.
Ama yine de…
İyi ki mücadele edenler var.
***
Bugün arife.
Normalde tatlı bi bayram telaşı içinde olacaktık.
Son alışverişler.
Bahar havası.
Çocukların yeni bayramlıkları.
Planlanan sofralar… ziyaretler.
Huzur.
Olmadı.
Ekonomik kriz, kolumuzu kanadımızı kırmıştı.
Sokaktaki şiddet, içimizi karartmıştı.
Ama şu son birkaç günü bi düşünün.
Bir sabah uyandık.
Pek çoğumuzun oy verdiği parti el değiştirdi.
Bir sabah uyandık.
Bilgi Üniversitesi kapatıldı.
O kadar çocuk ne yapacak?
O kadar hoca ne olacak?
Daha bunu konuşuyorduk, tak…
Bir akşam (dün akşam) üniversite yeniden açıldı.
Açılmasına (tam) sevinemedik.
Çünkü bu kadar kolay kapanıp açılıyorsa, yarın yine kapatılmayacağının garantisi yok.
Bu nasıl bir ülke?
Sabah kalkıyoruz, akşam başka ülkede yatıyoruz.
Çok yorulduk.
Çok yordunuz bizi.