Herkes Kendi Cümlesine Cevap Verirken

20 Temmuz 2026

“Bir serzenişin anlaşılmasını istemiyorsanız, onu yılmadan iletin.”

İlk bakışta paradoks gibi görünen bu cümle, galiba çağımızın iletişim biçimini iyi anlatıyor. Çünkü aynı sözü durmadan tekrarladığınızda insanlar onu daha iyi anlamıyor; bir süre sonra artık hiç duymuyor.

Geçenlerde karşıma çıkan bir karikatürü bu yüzden sevdim.

Üç yaşlı kadın yürürken biri, “Bugün rüzgârlı.” diyor. İkincisi bunu, İngilizcede ses benzerliği nedeniyle “Bugün Çarşamba.” diye duyuyor ve düzeltiyor: “Hayır, bugün Perşembe.” Üçüncü kadın ise bu kez Thursday kelimesini thirsty (susamış) sanıyor: “Ben de öyleyim; hadi gidip bir bira içelim.”

Espri yalnızca yaşlılığın işitme güçlüğünde değil; windy, Wednesday, Thursday ve thirsty kelimelerinin peş peşe ürettiği yanlış anlamalarda gizli.

Fakat karikatürün düşündüren tarafı başka. Üçü de konuşmanın gayet normal ilerlediğini sanıyor.

Uzun yıllar iletişimle uğraşmış biri olarak şunu öğrendim: İnsanlar bazen birbirlerini anlamadıkları için değil, anlaştıklarını sandıkları için birbirlerini anlamazlar.

Bu yüzden Oscar Wilde’ın aforizmaları hâlâ tazeliğini koruyor. Onlar, gerçeği anlatmaktan çok düşünme alışkanlığımızı bozar; beklediğimiz cümleyi son anda tersine çevirir.

“Bir adam, sevmediği sürece herhangi bir kadınla mutlu olabilir.” — Oscar Wilde

Bu cümlenin doğruluğu tartışılabilir. Ama ustalığı tartışılmaz. Çünkü amacı ikna etmek değil, zihni kısa süreliğine sendeletmektir. İyi bir aforizma, hakikati ispat etmez; onu beklenmedik bir açıdan gösterir.

Bugün bunun sayısız örneğini görüyoruz. Birisi bir şey söylüyor; karşısındaki söyleneni değil, kendi zihnindeki cümleyi duyuyor. Cevaplar, konuşulana değil, önceden hazırlanmış kanaatlere veriliyor. Aynı kelimeler dolaşıyor ama aynı anlam paylaşılmıyor.

Sosyal medya bu hâlin en görünür sahnesi. Yorumların önemli bir bölümü, paylaşıma değil, yorumcunun zihninde çoktan yazılmış başka bir metne verilmiş cevaplar gibi duruyor.

Galiba çağımızın iletişim sorunu, kulaklarımızın değil, zihinlerimizin fazla dolu olması. Ve bazen en iyi karikatürler, yaşlı kadınları değil, bizi anlatır. Çünkü hepimiz aynı dili konuşuyor olabiliriz; ama giderek daha az aynı cümlenin içinde buluşabiliyoruz.

10Haber bültenine üye olun, gündem özeti her sabah mailinize gelsin.