Sabah İğnesi

8 Ekim 2026

Gerçekliği kendine göre yeniden kurma hali, siyasetten kişisel hayata kadar üzerimize bir lav gibi akıyor.

Kendini kandırma, inkâr, bilişsel çarpıtma… Psikolojide karşılıkları olan şeyler.

Aşağılık duygusu da saldırganlıkla açıklanıp geçilecek bir şey değil. Bazen insanın kendisini kurtarmak için karşısındakini aptal yerine koyma aptallığına dönüşüyor.

Daha ürkütücü olanı şu:

İnsan artık yalnızca gerçeği inkâr etmiyor; onu tek kelimeyle bile konuşmuyor. Gerçeğin yerine geçecek bir lafla kendine bir hikâye kuruyor.

Önce başkalarını kandırmak için kurduğu o hikâyeye, sonra kendisi inanıyor.

İşine geleni hatırlıyor, gelmeyeni unutuyor. Olayın kendisine değil, olay hakkında hazırladığı açıklamaya bakıyor.

Böylece kendi gerçeğini yaratıyor.

Sonra da buna gerçeklik diyor.

Bu yüzden izan bugün iyice nadir.

İzan, gerçeği işimize geldiği gibi değil, olduğu ölçüde görebilmek. Ölçüyü, sağduyuyu, hakkaniyeti kaybetmemek.

Bozacıya tanıklık edecek şıracı arayışına çıkacak kadar da kendini kaybetmemek.

Bir de kendi anlattığın hikâyeye dışarıdan bakabilmek.

Son dönemde gördüklerimizde, tezeklerle yapılanların sidikle yıkıldığı örnekler var. İstersek görmezden gelebiliriz.

Ama bunun daniskasına örnek bir haber, herkese kendi ‘uçuşlarını’ düşündürecek kadar malzeme taşıyor.

Büyük resim körlüğüyle sözüm ona ilerlemek sürgit devam edebilir bir şey değil.

İnsaf!

Bizdeki kâğıttan vurgun rezilliğinden, değirmenlerine Afrika’dan taşınan suyu kesilen Fransa’nın sokaklarında yaşananlara, haykıran aynı bencil adaletsizlik.

Artık insaf!

Gelecek, uydurmaların, yaygaracıların değil; çalışıp didinip bir şeyler üretenlerin olacak.

10Haber bültenine üye olun, gündem özeti her sabah mailinize gelsin.