ABD’deki demokratik sosyalistlerin bir numaralı destekçisi “HasanAbi”yi tanıyor musunuz?

Zamanında Zohran Mamdani’yi de destekleyen ABD’nin ünlü solcu sosyal medya yayıncısı Hasan Piker, Michigan önseçiminde belirleyici bir rol oynayınca, yeniden manşet oldu. HasanAbi “yakıcı” bir karakter. Ne zaman ne söyleyeceği belli değil. Birçokları ondan korkuyor. İngiltere Piker’i ülkeye sokmadı.

16 Ağustos 2026

“Hasan, başka kimsenin hitap etmediği insanlara ulaşıyor,” diyor Demokratik Parti senatör adayı El-Sayed, “Düzenlediğim her etkinlikte, bana ‘Bu kadar çok genci nasıl buraya getirdin’ diye soran yaşlılar ve ‘Seni Hasan’da gördüm’ diyen gençler oluyor.”

Demokratik Sosyalist Abdul El-Sayed, Michigan’daki önseçimde, Demokratik Parti’nin merkez kanat adayı 8 yıllık parlamenter Haley Stevens’ı büyük para ve parti desteğine rağmen yenerek, partinin bu eyaletteki senatör adayı oldu. Michigan, ulusal seçimlerin kaderini etkileyen “sallantılı eyaletler”den biri… Bu yüzden El-Sayed’in önseçim zaferi ülke çapında çalkantı yarattı. Çünkü sonuç, “Demokratik Parti’nin merkeze tutunması mı, sola kayması mı 3 Kasım seçimlerinde zafer getirir,” sorusuna partililerin cevabı olarak algılandı. 

El-Sayed seçim kampanyasını Hasan Piker’le birlikte yürütmüştü. Piker, ABD’nin en etkili sol politik figürlerinden biri olarak, Demokratik Sosyalist adayları destekliyor ve desteği çoğunlukla ciddi bir pozitif etki yaratıyordu. 

Hasan Peker, Michigan’da Abdul El Sayed’in adaylığı kazanmasında büyük rol oynadı.

Hasan Piker: ABD siyasetinde yadsınamaz bir güç

Peki, kim bu Hasan Piker? Onu size önce Wall Street Journal (WSJ) anlatsın: “En tartışmalı ve aynı zamanda en etkili çevrimiçi (online) yorumculardan biri olan Piker, milyonlarca kişilik izleyici kitlesine yönelttiği sol görüşlü, ateşli çağrılarla ün kazandı. Saatler süren canlı yayınlarda İsrail’i ve destekçilerini eleştiren Piker, bu tutumu nedeniyle muhalifleri tarafından anti-semitizmle suçlandı. …Küstah ve kışkırtıcı bir üslupla hem Cumhuriyetçileri hem de Demokratları hedef alıyor.”

Yukarıdaki yorum, WSJ’in geçen hafta yayınlanan, “Çevrimiçi ajitatör Hasan Piker, Demokratları çileden çıkarıyor,” başlıklı haberinden alınma. WSJ, Piker için, “Bu Twitch yayıncısı, siyasette yadsınamaz bir güç haline geldi; aşırı sol ve ilerici adayları öne çıkarırken, diğer herkesle çatışıyor,” değerlendirmesini yapıyor. 

Hasan Piker (HasanAbi), WSJ’ın da belirttiği gibi, esas olarak bir Twitch yayıncısı. Twitch, başlangıçta video oyunlarının ve e-spor turnuvalarının canlı yayınlandığı, milyonlarca kullanıcının sohbet ederek etkileşim kurduğu küresel bir canlı yayın ve sosyal medya platformuydu. Zamanla, müzik, sanat ve günlük sohbet yayınlarına da yer vermeye başlayan bu platformda Piker, politika söyleşileri, haber değerlendirmeleri ve yorumlar ile popüler konularda sohbetler yapıyor. Bunlar neşeli, esprili, ateşli bazen de saldırgan yayınlar… Her yayınının ortalama 30 bin civarında canlı izleyicisi var. Piker’in 60 bin canlı izleyiciyi geçtiği yayınları da mevcut. 3 milyonu aşkın takipçisi ve 50 binden fazla aktif abonesi var.  

Canlı yayınlarından alınma kliplere yer verdiği YouTube/HasanAbi kanalında da, Piker’in 2 milyona yakın abonesi var. Bugüne kadar klipleri 1,2 milyar kez görüntülenmiş (Son 30 günde 35 milyon kez). Hasan Piker’in iki ek destek kanalıyla birlikte bu mecrada da güçlü bir etki alanı var. Daha çok Twitch/You Tube yayınlarına trafik sağlamak için kullandığı Instagram’da 1,8 milyondan fazla, X’te (Twitter) 1,6 milyonu aşkın takipçi edinmiş durumda. 

Okumuş ailenin okumuş çocuğu

Hasan Doğan Piker, yayınlarındaki adıyla “HasanAbi” 25 Temmuz 1991 tarihinde New Jersey eyaletinin New Brunswick kentinde Türk bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelmiş. İstanbul’da büyüyen Piker’in babası Mehmet Behçet Piker Türk iş dünyasının tanınmış simalarından biri. Boğaziçi Üniversitesi’nde kamu yönetimi/siyasal bilimler doktorası yapmış, 24 yıl Sabancı Holding’de çalışmış ve yönetim kurulu başkan yardımcılığına kadar yükselmiş bir isim… Mehmet Piker’in başka bir ilginç özelliği, geçtiğimiz günlerde kendini fesheden, Ahmet Davutoğlu’nun Gelecek Partisi’nin kurucu üyelerinden biri olması. (Baba Mehmet Piker, oğlu ile zıt siyasi görüşlere sahip olmasına rağmen, onun kariyerini desteklemekten geri durmamış.)

HasanAbi’nin annesi Ülker Sedef Piker (kızlık soyadı Uygur) New Jersey Teknoloji Enstitüsü’nde ders veren bir sanat ve mimarlık tarihçisi. Yukarıda adı geçen Cenk Uygur ise Hasan Piker’in dayısı. Cenk Uygur da bir siyasi yorumcu ve aslında ismine uygun özellikler taşıyan ama ABD’de sol olarak sınıflanan bir haber ağı olan “The Young Turks”ün (Genç Türkler-Jön Türkler) kurucu ortağı ve CEO’su… (Hasan Piker’in ailesi hakkında Türkçe kaynaklarda olmadığı kadar şaşırtıcı ölçüde detaylı bir araştırmayı burada bulabilirsiniz.)

Piker, Erdoğan’ın başbakanlığı döneminde Türkiye’de geçirdiği çocukluk ve gençlik yıllarının hem sol görüşlerini hem de bu görüşleri açıkça dile getirme istekliliğini etkilediğini söylüyor. (Piker, programlarında zaman zaman Cumhurbaşkanı Erdoğan karşıtı söylemlere yer verse de daha çok ABD politikasına odaklanıyor.)

Üniversite çağında ABD’ne dönerek Miami Üniversitesi’ne devam eden Piker, ardından Rutgers Üniversitesi’ne geçmiş. 2013 yılında, Rutgers Üniversitesi’nden siyaset bilimi ve iletişim çift ana dalından “başarı” derecesiyle mezun olmuş.   

Üniversitenin son yılında The Young Turks (TYT) haber ağında staja başlayan Piker, burada ilk video şovunu 2016’da Facebook’da gerçekleştirmiş. 2016-18 yılları arasında ünlü Amerikan liberal haber sitesi Huffington Post’a yazılarıyla katkıda bulunmuş. 2018’de Twitch’de yayına başlayan HasanAbi, 2020’de TYT’den tamamen ayrılarak, kendi programlarına odaklanmış. Piker, daha genç bir kitleye hitap edebilmek için Facebook’tan Twitch’e geçtiğini söylüyor. 

Twitch’de hızla yükselen Piker’in, 2020 ABD başkanlık seçim sonuçlarını aktaran canlı yayını, 230.000 eşzamanlı izleyiciyle zirveye ulaşmış ve YouTube ile Twitch’te seçim haberlerini aktaran en çok izlenen altıncı kaynak olarak, %4,9 Pazar payı almış. 6 Ocak 2021’de seçimleri kaybeden Trump’ın yandaşları ABD parlamentosunu işgal ettiklerinde, Hasan Piker’in yayını 231.000 eş zamanlı izleyiciyle yeni bir zirve yakalamış. 2024 seçimleri gecesi ise Piker’i gece boyunca 7,5 milyon kişi izlemiş. 

Mayıs 2025’te Piker, bir Fransa seyahatinden dönüşte, Şikago’ Havalimanı’nda ABD sınır polisi tarafından yaklaşık iki saat boyunca gözaltına alınmış. Gözaltında ona Donald Trump, İsrail, Yemen’deki Husi militanları, Hamas ve Twitch’ten yasaklanması konusunda ayrıntılı sorular sorulmuş. Piker, bu gözaltının, siyasi muhalefeti susturmak için Trump yönetiminin uyguladığı sindirme taktiklerinin bir parçası olduğu söylemiş. İç Güvenlik Dairesi ise Piker’i “like” almak için yalan söylemekle suçlamış ve gözaltını “rutin kontrol” olarak nitelemiş.

Cenk Uygur (solda) ABD’de oldukça etkili bir siyasi yorumcu ve yayıncı. Hasan Peker onun yeğeni, stajını da Uygur’un yanına yaptı ama bugün ikili birbirinden bağımsız.

Hasan Piker Zohran Mamdani’yi de desteklemişti

Hasan Piker herhangi bir partinin üyesi değil. Kendisini sosyalist olarak tanımlıyor, demokratik sosyalist çizgide olduğunu söylüyor. Bu grubun içinde yer almamakla birlikte, Demokratik Parti içindeki Amerikan Demokratik Sosyalistleri’ni, onların kampanyalarını destekliyor. 

Demokratik Sosyalistler’in efsanevi lideri senatör Bernie Sanders’in görüşlerini önemseyen Piker, 2020 Başkanlık seçimlerinde Sanders Trump’a karşı oyları bölmemek için adaylıktan çekildiğinde, Temsilciler Meclisi’nin iki ilerici üyesi Alexandria Ocasio-Cortez ve İlhan Omar ile birlikte, Twitch’te Joe Biden’ı desteklemişti. Üçlü, 2020 ABD başkanlık seçimleri öncesinde bir video oyununu (Among Us) birlikte oynayarak anlık 700.000 izleyiciye ulaşmış ve Twitch tarihine geçmişti. Oyunun amacı gençleri oy vermeye teşvik etmek, onlara seçim kurallarını öğretmek ve “Mavi”ye yani Demokrat adaya oy vermelerini sağlamaktı. 

New York Belediye Başkanı Zohran Mamdani’nin seçim kampanyasında yer alarak kampanya sahnelerinde tekrar boy gösterdiğinde, Piker, Z kuşağına mensup gençler arasında yaygın tanınırlığa sahipti. Mamdani’nin ortaya çıkışı o zaman bir trend olarak değil arızî bir olay olarak değerlendirildiği için Piker’in kampanyadaki varlığı üzerinde fazla durulmamıştı. 

Ancak demokratik sosyalistler de Piker de orada durmadı. Kongre ara seçimleri için yapılan Demokratik Parti önseçimlerinde “HasanAbi” sistematik olarak demokratik sosyalist adayları destekleyince iş değişti. Demokratik Parti’nin kurumsal yapısı Piker’in “aşırı” ifadelerini öne çıkararak, tabandaki gençleri ondan uzaklaştırmaya çalıştılar. Cumhuriyetçiler ise anti-semitik olduğunu ileri sürdüler.  Piker ise, “Dışarıda Yahudiler hakkında son derece anti-semitik bir bakış açısıyla konuşan insanlar var ve bunların bazıları sağ kanatta. Bu insanlar benim kadar sıkı bir tepki görmüyorlar,” diyordu. Piker kendisinin anti-semitik değil anti-siyonist olduğunu söylüyordu.

Wall Street Journal’ın Hasa Piker portresi ve başlığı: “Online kışkırtıcı…”

Piker’den korkanlar sadece bir kısım ABD’liler değil

İsrail lobisinin ABD’deki gücü hemen bütün dünya tarafından bilinen bir gerçek. Bilmeyenler de, geçen yıl Gazze’de Filistinlilere uygulanan soykırımdan sonra öğrendiler! Son dönemde, İsrail-ABD ilişkileri o kadar ön plana çıktı ki, İsrail’in başka ülkelerde siyaseti etkileme gücü gölgede kaldı. 

İngiltere’de İşçi Partisi, İsrail’in Gazze işgali sürecinde, erken bir zamanda, “Palestine Action” (Filistin Eylemi) adlı organizasyonu terörist/yasaklı örgüt ilan etmişti. Örgüt dendiğine bakmayın, grup sadece kitle gösterileri ve protestolar düzenliyordu. Ancak bir seferinde, bir hava üssüne sızarak, askeri uçaklara ve piste kırmızı boya püskürtmüşlerdi. İngiltere’nin Gazze harekatında İsrail’e lojistik ve istihbarat desteği sağladığını iddia eden bildiriler bırakmışlardı. Herhalde bu eylem “devletin gururunu” incitmiş ki, hemen ardından grup “terörist” ilan edildi. Şunu da hatırlatmakta fayda var: İşçi Partisi’nin iki önceki başkanı Jeremy Corbyn’in başını da anti-semitizm suçlaması yemişti.

İşte bu İngiltere ve bu İşçi Partisi, geçtiğimiz Mayıs ayının sonunda Hasan Piker’in (onunla birlikte Cenk Uygur’un) İngiltere’ye girişini yasakladı. Hükümet, yasağın gerekçesi olarak, ülkeye girişlerinin “kamu yararına uygun olmayacağı” şeklinde bir ifade kullandı. Bunun anlamını da açıklamaktan kaçındı. Piker ve Uygur kararı protesto ederken İsrail’e yönelik yoğun eleştirileri nedeniyle hükümetin kendilerine giriş izni vermediğini iddia ettiler. 

Buraya bir not düşmekte yarar var: Piker’in her gün yaptığı uzun canlı yayınlar, konuk bile ağırlasa kendisinin de çokça konuştuğu yayınlar… Bu konuşmaların hiçbiri bir metne bağlı olarak yapılmıyor. Piker ne söylüyorsa, belirli bir siyasi görüş çerçevesinde ama doğaçlama olarak, programın doğal akışı ve her zamanki ajite hali içinde söylüyor. Bu yüzden, sonradan kendisinin de pişman olduğu ve özür dilediği bazı kabul edilemez, ağza alınamayacak ifadeleri var. “ABD 11 Eylül saldırısını hak etmişti”, “Bazı Ortodoks Yahudiler aile içi çiftleşiyorlar” gibi…

New York merkezli uluslararası bir Yahudi hakları savunuculuğu ve nefretle mücadele örgütü olan Anti-Defemation League (ADL) Piker’i, “şiddeti meşrulaştıran ve Yahudi halkını aşağılayan söylemleriyle tanınan önde gelen bir Twitch yayıncısı ve siyasi yorumcu” olarak niteliyor; ABD tarafından yabancı terörist örgüt olarak tanımlanan örgütleri desteklediğini iddia ediyor.  Piker’in, “son yıllarda açıkça Yahudi karşıtlığına kayan siyasi bir ağ olan The Young Turks’ün kurucusu ve CEO’su Cenk Uygur’un yeğeni” olduğunu vurgulayan ADL, “Siyonist domuz” gibi ifadeler kullandığı için Twitch tarafından kanalının birkaç kez kapatıldığını da ekliyor. 

Onunla selfi çekmek bile bir olay.

Sonuçta HasanAbi sol popülist bir yayıncı

HasanAbi, “yakıcı” bir karakter. Ne zaman ne söyleyeceği belli değil. Bazen desteklediği adaylar dahi onun sözlerine katılmadıklarını belirtmek ihtiyacı hissediyorlar. Aynı adayı destekleyen başka ünlüler, Piker ile bir arada gözükmekten kaçabiliyorlar. 

Ancak sol açısından o kadar etkili bir figür ki, adaylar onun desteğini almaktan da geri duramıyorlar. Bu destek, adayları programına çıkarmak ve/veya rakiplerini sözle hırpalamaktan, kampanyalara fiilen katılmaya, adaylarla birlikte gençlerle “selfi”ler çektirmeye, propaganda toplantılarında konuşmalar yapmaya kadar geniş bir yelpazeye yayılabiliyor. 35 yaşında, ateşli, yakışıklı, biraz narsist bir kişilik… Dışarıda son derece şık giyinebildiği gibi, yayını sırasında, kaslı vücudunu gösteren kolsuz fanilalarla da kamera karşısına oturabiliyor. İyi kazanıyor; 2,7 milyon dolarlık bir evde oturuyor. 

Sosyal Medya fenomenlerine her zaman mesafeyle yaklaşırım. Özellikle politika yapanlara… Eşyanın tabiatı gereği popülist olduklarını, beğeni kazanmak ve takipçi kitlesini korumak/artırmak için “belkemiksiz” davranabildiklerini düşünürüm. Bu bir ön yargı olabilir ama, öyleyse de bugüne kadar doğrulanmaya devam etmiş bir önyargı.  

Hasan Piker’in de görüşleri sol popülist olarak sınıflanabilir. Popülizmin temel karakteristiğini oluşturan halk-elitler ayrımını içeren, halkın iradesini temsil etme iddiası taşıyan, kapsamlı bir yönetim ve toplum tasarımına dayanarak değil, güncel olaylara verilen tepkilerle şekillenen bir siyaset… Tabii popülist sosyal medya fenomeni olmakla belirli popülist siyasi hedefler doğrultusunda profesyonel siyasete soyunmak arasında da ciddi bir fark var. 

Fenomenler toplum içinde bir fraksiyon gibi yer alan kendi kitlelerinin nabzına göre hareket ediyorlar ve ilişmiş oldukları siyasi akımlardan gerekirse koparak bu kitlenin tepkileri doğrultusunda onların beğenisini (ve tabii bu yolla edindikleri kazancı da) korumayı başka her şeyden çok önemsiyorlar. Bu yüzden Piker de Demokratik Sosyalistlerle özdeşleşmiyor, sadece onları destekliyor. HasanAbi’nin bir gün Demokratik Sosyalistlerle de yolunu ayırması gayet mümkün. 

Buna en güzel örnek Amerikan aşırı sağının ünlü bireysel yayıncılarından Tucker Carlson… Uzun süre Trump’ı destekleyen ve hatta onu çok etkilediği söylenen Carlson, şimdi İran savaşı dolayısıyla Trump’ı şiddetle eleştiriyor. Benzeri bir durum Carlson’un İsrail ile olan ilişkisinde de ortaya çıktı. 

Popülist siyasetler yapısı gereği “tek adam” rejimine yatkın oluyorlar. Karizmatik bir siyasi figürün etrafında şekilleniyorlar. Elitlere yöneltilen eleştiriler, iktidara gelince, halkın iradesini egemen kılmak adı altında, her türlü denetim mekanizmasını ortadan kaldırmak, parlamentoyu işlevsizleştirmek, yargıyı ele geçirmek, basını ve muhalefeti susturmak haline dönüşüyor ve adım adım diktatörlüğe doğru yürümek belirleyici özellikleri haline geliyor. Bu yüzden popülist yayıncılık yapmak, popülist siyaset yapmanın yanında nispeten masum görünse de destek verdikleri yapıların vardığı nokta bu masumiyeti ortadan kaldırıyor. Bütün bunları söyledikten sonra, aşırı sağın ortalığı karabasan gibi kapladığı bir dünyada, soldan çıkan bir alternatifin popülist de olsa içimi soğuttuğunu söylesem, bilmem bana kızar mısınız? Tamamen, “dinsizin hakkından imansız gelir” duygusu bu, başka bir şey değil…

10Haber bültenine üye olun, gündem özeti her sabah mailinize gelsin.