Güzel Türkiyemde her devirde çalıp çırpan oldu ve olacak. Ama hiç bir devirde bu kadar büyük hırsızlıklara, vurgunlara ve vurdumduymazlığa şahit olmadım… Recep Tayyip Erdoğan önderliğinde ülke imar gördü, şehirlerin ilçelerin çehreleri değişti, dünyanın en kaliteli halk sağlık sistemine kavuştuk, dünyanın en büyük ekonomileri arasına girdik ve müthiş bir gelişen savunma sanayisine sahip olduk.
Recep Tayyip Erdoğan büyük Atatürk’ün eseri modern Türkiye Cumhuriyetine sahip çıkarak başta rahmetli Süleyman Demirel olmak üzere rahmetli Adnan Menderes, rahmetli Turgut Özal, rahmetli Necmettin Erbakan ve rahmetli Bülent Ecevit’in birçok alanda yaptıkları ve bıraktıkları eserler üzerine daha da koyarak bugün hepimizin gururu bir ülkeyi bize armağan etti.
Ama aynı zamanda bilhassa son zamanlarda şahit olduğumuz çirkin gelişmeler bir gül bahçesinde yaşamadığımızı da bize hatırlattı.
Nepotizm, kayırmacılık, liyakatsızların devletin her yerine nüfuz etmiş olmasını ibretle ve üzüntüyle seyrettik ve seyretmeye devam ediyoruz. Allahtan Cumhurbaşkanımızın yanında İbrahim Kalın, Burhanettin Duran, Hakan Fidan ve Hasan Doğan gibi insanlar var da işler tümden çuvallamıyor.
Bir de her şeye rağmen gemiyi seyir halinde tutan Adalet Bakanı Akın Gürlek ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek gibi yapılması gerekeni yapan neferler var.
Bir gecede milyarları havadan kazananlar ülkesi haline geldik. Amerikan rüyası bizim yarattığımız zenginlik destanlarında solda sıfırda kalıyor… Malı götüren götürene. Bari parayı Türkiye’de bıraksalar ama onu da yapmıyorlar.
Özal’a özel danışmanlık yaptım. Özal devrinde de yolsuzluklar vardı. Hatta Özal ailesi “malı götürdü” diyenler vardı. Ama bugün görüyoruz ki hepsi palavraymış… Bugün Semra Özal hanımefendi icracılarla boğuşuyor ve Allahtan Cumhurbaşkanımız destek çıkıyor.
Demirel’e başdanışman yetkileri ile özel statülü başdanışmanlık yaptım. Demirel devrinde de yolsuzluklar vardı ama Demirel bunlara göz yummadı ve hatta yeğenlerinin hapsi boylamasına engel olmadı. Vefatından sonra Demirel’in bankada parası pulu olmadığı ortaya çıktı…
Başdanışmanlığını yaptığım Erbakan hocam ise bırak yolsuzluğu titizlik yüzünden adam gibi ihale bile yapamadı. Yetimin hakkı zarara uğramasın diye kılı kırk yarardı. Onun kadar namuslu bir de bakanımız Fehim Adak vardı. Ekonomi ve ihaleler onun elindeydi. Kuzey Anadolu Otoyol projesi ihale safhasına girmişti ama Erbakan-Adak ikilisi “aman devlete zarar gelmesin” diye ihaleyi gerçekleştiremedi. Erbakan hükümeti dalavere ile görevden uzaklaştırılınca bu ihale Mesut Yılmaz’ın kardeşine ve Makyol Şirketine verildi…
Ben Recep Tayyip Erdoğan Cumhurbaşkanlığında sekiz yıl başdanışmanlık yaptım…
Bu devirde Fatma Sayan Böke Kaya milletvekilliği ve daha sonra bakanlık yaptı, son haftalara kadar cumhurbaşkanının sayısız programlarında boy gösterip hep onun yanında yapışık ikizi gibi yer aldı… Ama o arada malı götürüyormuş biz saflar ise işi siyaset oyunu olarak görüyormuşuz…
Borsa manipülasyonları had safhadayken Fatma hanım borsada 165 milyon lirasını 2 milyar liranın üzerine çıkarıvermiş… Kıyamet kopuyor. Olay tam bir rezalet ama sorulacak çok soru var. Fatma hanım 165 milyonu nereden buldu?
Daha bunun gibi çok rezalet var. Artık hiç birşey “AK” değil. Olan ise fakir fukara kesime oluyor. Faturayı zaten batmış bu kesim ödüyor.
İnsanlar bana soruyor “sen her devirde liderin başdanışmanı oldun, Erdoğan’ın başdanışmanı oldun bir evin, bir araban ve de 35 bin emekli maaşın var, sen salak mısın yoksa beceriksiiz misin?”
Cevabım: Vallahi ikisi de değilim ama ben de Cenab-ı Allah korkusu var. Ben İngiltere’de büyüdüm. Beni babam İlhan Çevik ve annem Nurten Çevik yetiştirdi. Dini eğitim almamama rağmen ben bunların hesabını veremem, yaradana mahcup olurum diye korkuyorum.