Fon skandalı ile dibe vurduk…

26 Ekim 2026

Türkiye çok finansal krizler ve ekonomik şoklar yaşadı ama bu son fon skandalındaki kadar büyük bir rezalete yarım asırdır tanık olmadık…

İşin içinde sonradan görme “zenginler”, yoktan bir anda milyonlara kavuşmuş siyasi kişiler ve “malı götüren” bürokratlar var. Bütün bunlar olurken sokaktaki vatandaştan kör kuruşun bile hesabını soran ve yapay zeka ile vatandaşın cebini didik didik eden devlet neredeydi diye sormak lazım…

Fon krizi Türkiye’yi birçok cephede vurdu.

Uluslararası finansal itibarımız ciddi yaralar aldı. Uluslararası finans kuruluşları Türkiye konusunda maalesef iyi düşünmüyor. İtibar kaybının yanında güvensizlik ortaya çıktı. İşin içine bir de borsa manipülasyon skandalı eklenince yabancı yatırımcılar Türkiye borsasını terk etmeye başladı… Bunu yaparken bazıları fonlarda ve hisselerde malı götürerek Türkiye’den paralarını çekti.

İç cephede ise AK Parti ve iktidar kuyruğu dik tutmaya çalışsa da ister istemez bu skandalın etkileri büyük. AK Parti’ye gönül verenlerde bile ciddi kaygılar var. “Malı götürenlerin” yaptıklarını görmek hele hele insanlar eften püften sebeplerle tutuklanıp hapsi boylarken bunlara daha hoşgörülü davranılması toplumsal vicdanını zorluyor… Ankara’da ve İstanbul’da hafta sonu yapılan baro seçimlerinde AK Partiye yakın isimlerin kaybetmeleri tesadüf değil…

“AK Parti’nin alternatifi yok seçimleri rahatlıkla alır” anlayışı bu aralar sınanıyor. Bıçak kemiğe dayandığı zaman insanların ne yapacağı belli olmaz yılana sarılmaya kalkarlar. Bunu kimse unutmasın… Bazı yorumcular AK Parti iktidarının uluslararası başarılarına bakıp buralarda kazanılan zaferlerin seçmenler üzerinde etkili olacağını sansalar bile aylardır evine 250 gram et götüremeyen vatandaş Osman’ın ve Ayşe teyzenin Mekke paktını, Bedir anlaşmasını veya Akdenizde elde edilen Libya ile Mavi Vatan zaferinden çok etkilendiğini söylemek Türk insanını tanımamak anlamına geliyor.

Bir de iç piyasalarda ciddi kriz ortamına bakmak lazım. Birkaç yıldır piyasalar daralıyor ve bu durum esnafı ve kobileri ciddi vuruyordu. Ama son zamanlarda kriz derinleşerek piyasada hiç bir şekilde paranın dönmemesine kadar gitti. Kimse borcunu ödemiyor, kimse para harcamıyor durgunluk had safhada. Bazı uyanıklar “valla paramı fonlara yatırmıştım, battım onun için borcumu ödeyemiyorum” bahanelerinin arkasına sığınmaya başladı. Ne de çok fon mağduru varmış meğer…

Fon krizinin ülkeye getirdiği yüklere bir de yüksek enerji harcamaları eklenince ekonomi ciddi sıkıntılara itildi. Bunun altından kalkmak çok zor. Maliye Bakanımız Mehmet Şimşek elinden geleni yapsa da sihirbaz değil. 2026 çok zor bir yıldı ama 2027 sanki 2026’yı aratacak hele hele aramızda bu kadar aç gözlü insan varken…

10Haber bültenine üye olun, gündem özeti her sabah mailinize gelsin.