Yasaları gerçek sanatçılar yazsa dünya başka bir yer olurdu!

22 Nisan 2026

Dünyada insanlığa karşı  işlenen   suçları  gördükçe, hayvanlıktan insan  olmaya geçiş sürecinin hâlâ  tamamlanmadığına inanıyorum. 

Oysa bugüne değin  insanoğlunun evrensel insanlık yasasını oluşturması ve bu yasaya  dünyanın her yerinde uyulması gerekirdi. 

Tabii bu bir hayal. Hem de öyle bir hayal ki, bilimkurgu fantezileri, bu hayalin yanında gerçek kalır. 

Hayalleri dillendirme görevini, toplumlarda bugüne değin hep sanatçılar üstlenmiş. 

Bunlardan biri, Brezilyalı Thiago de Mello (1926). Şiirinin  adı,  İnsan  Yasası. 

Şiiri, şair Ülkü Tamer dilimize çevirmiş. Ben de çok sevdiğim bu şiiri içeriği nedeniyle sizlerle  paylaşmak istedim. 

Bakalım, bir şairin hazırladığı bu duyarlı yasayı beğenecek misiniz? Bana katılacak mısınız.

“Madde 1. Bu yasaya  göre önemli  olan gerçektir bundan böyle

önemli  olan yaşamdır el ele verip gerçek yaşam için çalışılacaktır. 

Madde 2. Bu yasaya  göre, iş günlerinin bulutlu salıların bile bir pazar sabahı  olmaya  hakları var 

Madde 3. Bu yasaya  göre günebakanlar olacaktır her pencerede günebakanlara da tanınmıştır.

gölgede açma hakkı; pencereler bütün gün açık tutulacaktır umudun boy attığı yeşilliğe.

Madde 4. Bu yasaya  göre Insan insandan asla kuşku duymayacaktır.

İnsan, insana güvenecektir artık rüzgâra güvenen ağaç gibi, havaya güvenen rüzgâr gibi,

göğün mavi tarlasına güvenen hava gibi. 

İnsan, insana güvenecektir, çocuğa  güvenen çocuk gibi. 

Madde 5. Bu yasaya  göre, kurtulmuştur insanlar yalanların boyunduruğundan.

Kimse kuşanmak zorunda değildir artık sessizliğin zırhını,

özcüklerin silahını. Sofradaki insana tatlıdan önce gerçek verilecektir. 

Madde 6. Bu yasaya  göre gerçekleşecektir peygamberin düşü; kurt,  kuzuyla otlayacaktır  

ne tat aldılarsa yediklerinden aynı tadı alacaklardır yine. 

Madde 7. Bu yasaya  göre doğruluk ve aydınlık hüküm sürecek ve insanların içinde dalgalanan cömert bir bayrak olacaktır mutluluk. 

Madde 8. Bu yasaya  göre en büyük acı bitkide çiçek mucizesi yaratan şeyin su olduğunu 

bilip de sevgi verememek olmuştur ve olacaktır sevgi arayan kimseye.

Madde 9. Bu yasaya  göre alınteri taşıyacaktır ekmek. Ama her şeyin üstünde, her şeyden önce sevginin ılık tadını taşıyacaktır.

Madde 10. Bu yasaya  göre, herkes ne zaman dilerse  giyebilecektir bayram giysilerini.

Madde 11. Bu yasaya  göre seven  hayvandır insan güzeldir, seher yıldızından bile güzeldir. 

Madde 12. Bu yasaya  göre buyruk yoktur artık, yasak  yoktur. Her şeye izin verilmiştir,  gergedanlarla bile oynayabilir insan 

ve ikindi  üstü  yürüyüş yapabilir elinde kocaman bir begonyayla 

Bir tek şey yasaklanmıştır; sevip de sevgi duyamamak.

Madde 13. Bu yasaya  göre artık/satın alamayacaktır kimse doğacak güneşleri

korkunun sandığından çıkarılacak ve bir dostluk kılıcı olacaktır para, 

gelecek günleri kutlama hakkını, şarkı söyleme  hakkını savunacaktır. 

Son Madde. Bu yasaya  göre yasaklanmıştır özgürlük sözcüğünü kullanmak,

ağzın  aldatıcı  pisliğinden ve sözlüklerden kaldırılacaktır. 

Bu yasanın yürürlüğe girmesiyle birlikte diri ve saydam bir şey olacaktır özgürlük ateş gibi, ırmak gibi,

bir buğday tanesi  gibi ve insan  yüreğine yerleşecektir.”.

***

Bırakın İnsan Yasası’nı şimdilerde Yapay Zekâ Yasası’nı da konuşmamız, yazmamız gerekiyor.

Özellikle yapay zekâya savaşlarda hedef belirleyerek kendi analiz ve kararlarıyla füze ateşlemesi insiyatifi veriliyorken.

Acaba yasaları gerçekten de duyarlı sanatçılar mı yazsa!

Dünya daha yaşanabilir bir yer olmaz mıydı.

Ne dersiniz?

10Haber bültenine üye olun, gündem özeti her sabah mailinize gelsin.