Bodrum’da bir yaz akşamı, masadaki beyaz şarabın hikâyesi bizi yalnızca İtalya’nın kuzeyindeki bağlara değil, İngiltere Kralı III. Charles’ın Gloucestershire’daki özel konutu Highgrove House’a kadar götürdü.
Karşımda, Piemonte’nin en eski aile şarap üreticilerinden La Scolca’nın dördüncü kuşak temsilcisi Chiara Soldati vardı. Kadehlerimizde ise ailenin adını dünyaya taşıyan şarap: Gavi dei Gavi.
İtalyanların yalnızca bir içecek değil, ülkenin tasarım, moda ve gastronomiyle birlikte ihraç ettiği yaşam biçiminin parçalarından biri olarak gördüğü bu şarap, Şubat 2025’te İngiliz kraliyet ailesinin sofrasına da girmişti.
Kral III. Charles ve Kraliçe Camilla, 7 Şubat 2025’te Highgrove House’ta İngiltere ile İtalya arasındaki ilişkileri, “slow food” ve “slow fashion” kavramları üzerinden kutlayan bir akşam yemeği verdi. Buckingham Sarayı’nın açıklamasına göre menüyü İtalyan şef Francesco Mazzei hazırlamış, yemeklerin kurgusuna aktör ve gastronomi yazarı Stanley Tucci katkıda bulunmuştu. Davetliler arasında David ve Victoria Beckham, Helen Mirren, Rod Stewart, Donatella Versace, Stanley Tucci ve İtalya’nın Londra Büyükelçisi Inigo Lambertini gibi isimler bulunuyordu.
Chiara Soldati de o gece Highgrove’daki masadaydı.
Yaptığım küçük bir araştırmada o akşam yemekte İskoç yengeçli panzanella, Highgrove bahçesinden otlarla hazırlanan ricotta dolgulu ravioli, Suffolk domuzundan porchetta, bal kabağı ve adaçayı püresi, Toskana lahanası ve zuppa inglese servis edilmiş.
Yemek hakkında tüm detayları anlatan royal.uk’den öğrendiğime göre, İngiliz ürünleriyle İtalyan mutfak geleneğini buluşturan menü, aslında Kral Charles’ın uzun yıllardır savunduğu yerel üretim, sürdürülebilir tarım ve geleneksel zanaat yaklaşımının sofraya çevrilmiş haliymiş.
Kadehlerdeki şarap seçimi de aynı ölçüde stratejik olmuş tabii. WineNews’te yayımlanan yazıya göre de karşılama İngiliz köpüklü şarabıyla yapılmış, yemek boyunca İtalya’nın üç farklı bölgesinden üç şarap sunulmuş: Başlangıç ve makarna tabağına La Scolca Gavi dei Gavi Black Label 2023, porchettaya Gaja Barbaresco 2021, tatlıya ise Zenato Recioto della Valpolicella Classico eşlik etmiş.
Adco’nun davetlisi olarak The Bodrum Edition’da Kitchen By Osman Sezener’in Michelin yıldızına sahip restoranında bir araya geldiğimiz Chiara Soldati’nin anlattığına göre, Kral Charles’la tanışması da yukarıda anlattığım bu yemek sırasında gerçekleşmiş.. Ancak burada asıl dikkat çekici olan, bir İtalyan aile işletmesinin şarabının kraliyet sofrasına ulaşmasından çok, bu yolculuğun arkasındaki yüz yılı aşan sanayi ve marka inşası.

La Scolca’nın hikâyesi 1919’da, Soldati ailesinin Piemonte’nin güneydoğusunda, Ligurya sınırına yakın Gavi bölgesindeki araziyi satın almasıyla başladı.
Bugün Barolo ve Barbaresco gibi kırmızı şaraplarıyla bilinen Piemonte’de o yıllarda Cortese üzümünden kaliteli ve uzun ömürlü bir beyaz şarap üretmek pek rasyonel bir yatırım sayılmıyordu. Bölgenin birçok üreticisi Cortese üzümünü ya düşük fiyatla satıyor ya da köpüklü şarap üreticilerine hammadde olarak gönderiyordu.
Soldati ailesi ise tersini yaptı: Cortese üzümünü ikincil bir tarım ürünü olarak değil, tek başına uluslararası bir marka yaratabilecek stratejik bir varlık olarak gördü.
Ailenin üçüncü kuşak temsilcilerinden Vittorio ve ardından Giorgio Soldati, verimi sınırlayan, üzümleri daha geç hasat eden ve beyaz şarabın yalnızca gençken değil yıllandırılarak da içilebileceğini savunan bir üretim modeli geliştirdi. La Scolca, yalnızca Gavi üreten işletmelerden biri olmadı; Gavi’nin uluslararası kimliğini oluşturan üreticilerden birine dönüştü.
Gavi dei Gavi adı 1969’da aile tarafından tescil edildi. Siyah etiketi nedeniyle şarap dünyasında daha çok Black Label — Etichetta Nera adıyla tanındı. Şarap yüzde 100 Cortese üzümünden, Gavi sınırları içindeki Rovereto Superiore tepelerinde yetişen üzümlerle üretiliyor.
Burada sık yapılan bir dil hatasını da düzeltmek gerekiyor. “Gavi dei Gavi”, bütün Gavi şaraplarını kapsayan resmi bir kalite sınıfı değil; La Scolca ailesinin oluşturduğu ve tescil ettirdiği bir marka. Resmi tanım, üzümün Gavi belediyesi sınırlarında yetiştiğini belirten Gavi DOCG del Comune di Gavi. La Scolca ise kendi en önemli şarabını Gavi dei Gavi markası altında dünyaya sundu.
Bu marka stratejisi zamanının ilerisindeydi. Şarap, yalnızca bağın veya üzümün adıyla değil, tüketicinin hatırlayabileceği siyah bir etiket, ayırt edici bir şişe ve iddialı bir isimle konumlandırıldı. İtalya’nın moda ve otomobil şirketlerinin yaptığı gibi La Scolca da tarımsal bir ürünü tasarım, köken ve yaşam tarzı etrafında yeniden paketledi.
Gavi’nin uluslararası serüveni düz bir yükseliş çizgisi izlemedi.
Özellikle 1970’ler ve 1980’lerde İngiltere ve ABD’de gözde bir İtalyan beyaz şarabı haline geldi. Ancak talebin hızla büyümesi, çok sayıda sıradan ve yüksek verimli üretimin piyasaya çıkmasına yol açtı. Gavi zamanla bazı tüketiciler için nötr, fazla keskin ve kişiliksiz bir şarabın adı oldu.
The Wall Street Journal’ın şarap yazarı Lettie Teague, Gavi’nin 1980’lerdeki popülerliğini ve ardından yaşadığı itibar kaybını iki ayrı değerlendirmesinde ele aldı. Teague, 2015’te tattığı La Scolca Black Label’ı gövdeli, narenciye karakterli ve dönemin Gavi’lerine göre pahalı bir örnek olarak tanımladı. 2024’te yaptığı daha geniş Gavi tadımında ise kategorinin yeniden değerlendirilmesi gerektiğini, fakat üreticiler arasında hâlâ ciddi kalite farkları bulunduğunu yazdı.
Bu eleştiri önemli. Çünkü La Scolca’nın bugün sattığı şey yalnızca bir şarabın tadı değil; yüzyıllık aile mirası, Gavi adının kuruluşundaki öncü rolü ve uluslararası sosyal çevrelerde kazandığı görünürlük.
The Guardian’ın şarap yazarı David Williams ise La Scolca Gavi dei Gavi’yi bölgenin parlaklık ve saflık bakımından öne çıkan üst düzey örneklerinden biri olarak değerlendirmiş, La Scolca’nın 1960’ların sonundan itibaren Gavi’nin itibarını yükselten üreticiler arasında bulunduğunu belirtmişti.
Gavi bölgesi bugün yılda yaklaşık 14 milyon şişe üretiyor ve üretimin yüzde 90’a yakını özellikle İngiltere, ABD ve Kuzey Avrupa pazarlarına ihraç ediliyor. Bu rakam, şarabın kendi ülkesi dışında içeridekinden daha güçlü bir ticari kimliğe sahip olduğuna işaret ediyor. Financial Times’ın Gavi bağları üzerine 2026’da yayımladığı değerlendirme de bölgenin bir yandan iklim değişikliği ve istikrarsız hasat koşullarıyla mücadele ederken, diğer yandan kendisini Piemonte’nin “beyaz şarap kralı” olarak yeniden konumlandırmaya çalıştığını gösteriyor.
Chiara Soldati’nin rolü tam bu noktada başlıyor.
Soldati bugün yalnızca aile şirketinin sahibi ve yöneticisi değil; La Scolca’yı klasik şarap dağıtım ağlarının dışına çıkararak moda, yatçılık, gastronomi, lüks oteller ve uluslararası etkinliklerle ilişkilendiren bir marka yöneticisi.
İtalya Cumhurbaşkanı Sergio Mattarella tarafından 2022’de ülkenin en önemli iş dünyası unvanlarından biri olan Cavaliere del Lavoro ile ödüllendirildi. Bu unvan, İtalya’da tarım, sanayi ve hizmet sektörlerinde uzun vadeli ekonomik ve sosyal değer yaratan sınırlı sayıdaki iş insanına veriliyor.
Soldati’nin sürekli seyahat etmesi, restoranlarda şarap yemekleri düzenlemesi ve dünyanın farklı sahil destinasyonlarında görünmesi rastlantı değil. Aile şirketinin stratejisi, La Scolca’yı süpermarket rafında hacim yaratan bir Gavi üreticisi olmaktan çok, doğru restoranın şarap listesinde ve doğru masada görülen bir İtalyan lüks markası olarak tutmak.

La Scolca, Türkiye’de ADCO Fine Wines ile kurduğu dağıtım ortaklığı üzerinden İstanbul ve Bodrum başta olmak üzere üst segment restoranlara, otellere ve beach club’lara girmeye başladı. Şirket, Türkiye operasyonunu yalnızca şişe satışı olarak değil, özel tadımlar ve gastronomi iş birlikleri üzerinden yürüttüğünü açıkça belirtiyor.
Dolayısıyla Chiara Soldati’nin Bodrum’a gelişi tek başına sosyal bir yaz ziyareti değil. İtalya’dan çıkan aile şirketlerinin yeni pazarlara nasıl girdiğini gösteren küçük ama öğretici bir işletme vakası.
Şarap önce ithal ediliyor, ardından doğru restoranlara yerleştiriliyor. Sonra markanın sahibi geliyor, şeflerle yemek eşleşmeleri yapılıyor, tüketicilerle aynı masaya oturuyor ve şişenin gerisindeki yüz yıllık hikâye doğrudan anlatılıyor.
Soldati’nin bir söyleşisinde söylediği gibi, küresel fakat giderek daha kişiliksiz hale gelen bir pazarda yüz yüze temas güven yaratıyor; şarabın hikâyesi ancak insan ilişkisiyle deneyime dönüşüyor.
Biz de o akşam Bodrum’da La Scolca’nın farklı şaraplarını, Chiara Soldati’nin kendi anlatımı eşliğinde tattık.
Masadaki en tanınmış şişe, Highgrove’da Kral Charles ve Kraliçe Camilla’nın konuklarına sunulan şarabın aynı serisinden Gavi dei Gavi Black Labeldı. Yüzde 100 Cortese üzümünden yapılan şarapta narenciye, beyaz çiçek ve yeşil elma çizgisine belirgin bir mineralite ve bademimsi bir bitiş eşlik ediyor. Yapısındaki canlı asit, Bodrum mutfağının balık, kabuklu deniz ürünleri, zeytinyağlılar ve taze otlarla kurduğu ilişkiyi açıklıyor.
Bir tarafta 1919’dan beri aynı ailenin elinde kalan bağlar, diğer tarafta Kral Charles’ın Highgrove’daki sürdürülebilirlik sofrası; bir tarafta Piemonte’nin kireçli tepeleri, diğer tarafta Bodrum’un deniz ürünleri ve yaz gastronomisi vardı.
La Scolca örneği, Avrupa’daki köklü aile şirketlerinin yalnızca geçmişlerini koruyarak ayakta kalmadığını gösteriyor. Asıl başarı, geçmişi her kuşakta yeniden pazarlanabilir, yeniden anlatılabilir ve farklı bir coğrafyada yeniden deneyimlenebilir hale getirmekte.
Chiara Soldati’nin taşıdığı miras da tam olarak bu.
Dört kuşağın kurduğu bağcılık bilgisini beşinci bir nesle aktarılabilecek ekonomik bir kuruma dönüştürmek; Gavi’yi geçmişte kalmış moda bir İtalyan beyazından, kraliyet sofralarından Bodrum’un yaz masalarına kadar uzanan küresel bir yaşam tarzı markası olarak yeniden konumlandırmak. Ki sohbet aslında öğreniyoruz ki 23 yaşındaki oğlu üzüm toplamaktan, tadımlara kadar bağda ve şirkette her alanda çalışmaya başlamış.