Artık bir yöneticide işini iyi yapmak, büyümek ya da güçlü takımlar kurmak aranan özellikler değil. Araştıran, sorgulayan, merak eden olmaya gerek görülmüyor. Birlikte hedef koyan, takım ruhu yaratan liderlere ihtiyaç duyulmuyor. Büyüme odaklı düşünce, çalışan bağlılığı, dijital dönüşüm, sürdürülebilirlik hedefleri, hatta yapay zekâ gündemleri yavaş yavaş terk ediliyor. Ne tepe yöneticilerin ne de patronların gerçek gündeminde artık bu başlıklar var. Konuşmalarda duyuyor, bültenlerde okuyoruz ama sahadaki karşılıkları giderek kayboluyor.
Patronlar kolları sıvamış durumda. Söz dinleyen, görünmez kalmayı tercih eden, insan odaklı olmayan, iletişimi sınırlı kişiler daha çok tercih ediliyor. Küçülme ve satış odaklı bir düzeni yönetecek; zekâ ve yetenekten çok itaati önceleyen, soru sormayan kişiler en üst rollere getiriliyor. Tek hedef günü kurtarmak. Bu yaklaşımı uygulamak ve paydaşlara anlatmak ise tepe yöneticilere kalıyor.
Artık bir yöneticide işini iyi yapmak, büyümek ya da güçlü takımlar kurmak aranan özellikler değil. Araştıran, sorgulayan, merak eden olmaya gerek görülmüyor. Birlikte hedef koyan, takım ruhu yaratan liderlere ihtiyaç duyulmuyor. Tutkulu, işini seven, yaptığının arkasında duran kişiler tercih edilmiyor. Cesur, risk alan, paydaşlarıyla birlikte hareket edenler ise adeta oyun dışı bırakılmış durumda.
Son zamanlarda takip ettiğim, dinlediğim, izlediğim yöneticilerin konuşmalarında uzun vadeli, heyecan veren hedeflere ve çalışan ile paydaş odaklı pozitif yaklaşımlara daha az rastlıyorum. Belirsizlik ortamında yapılan işler ve konuşmalar her geçen gün anlamını biraz daha yitiriyor.
İşini severek yapan yönetici sayısı çok az. Söylediğine kendisi bile inanmayanlar çok. Yaptığı işi “en iyi işimiz” diye anlatanlar fazla. Patronla değil, çalışanlarıyla birlikte hedef belirleyenler azınlıkta. Kurumu ve takımı yerine kendini anlatanlar çoğunlukta.
İş ve paydaş yönetimi her zaman zordu. Ama bu dönemde böyle büyük sorumluluklar üstlenmek istemezdim diye düşündüğüm oluyor. Her geçen gün zorlaşan bir çalışma hayatı ve iklimi var.
Yıllarca öğrendiğimiz ve okuduğumuz iyi yöneticilik özelliklerine yeniden dönebilecek miyiz? Takımlarımıza, gençlere, çocuklara anlattığımız değerleri hatırlamak ve uygulamak her zamankinden daha önemli:
Her gün işe giderken inandığınız değerleri aklınızdan geçirin. Hatta mümkünse sesli bir şekilde tekrar edin. “Bunlara aykırı olan hiçbir şeyi yapmayacağım” sözünü kendinize verin.
Yarın biri size “En çok pişmanlık duyduğunuz kararlarınız nelerdi?” diye sorduğunda ne cevap vereceğinizi düşünün. Ve “En severek yaptığınız işler ve en doğru kararlarınız nelerdi?” sorusuna onlarca iyi yanıt verebildiğinizi hayal edin.
İnandığınız değerlere aykırı işler yapmak zor. İnanmadığınız bir işte çalışmak, inanmadığınız şeyleri anlatmak, başkalarının sizin için yazdıklarını savunmak ağır bir yük. Bu yüzden kendinize güvenin; doğru bildiklerinizi söylemeye ve yapmaya devam edin.
Çünkü değişim, her koşula sorgusuz uyum sağlamak ya da değerlerimizi başkalarından—hatta yapay zekâdan—öğrenmek değildir.
20 Nisan 2026 - Heyecanlanmak için gerçekten sebeplerim var
13 Nisan 2026 - Hayallerimiz Neydi?
Tuğrul Ağırbaş Kimdir?
30 yılı aşkın süre ile Türkiye, Rusya ve CIS ülkelerinde FMCG alanında değişik görevler alan Tuğrul Ağırbaş, son 20 yıldır Efes’in global marka olma, satınalma ve birleşme projeleri ve yeni pazarlara giriş işlerini yürüten ekipte, büyüme odaklı projelere liderlik yapmıştır.
Pertevniyal Lisesi ve İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi mezunu olan Tuğrul Ağırbaş öğrenim hayatı boyunca Kapalıçarşı’da değişik alanlarda çalışarak, ticareti ve tüketici davranışlarını öğrenme şansına sahip oldu.
İş hayatına 1990 yılına Anadolu Efes’te Pazarlama uzmanı olarak başlayan Ağırbaş, sırasıyla Proje Geliştirme, Satış ve Pazarlama’da görev aldıktan sonra, son olarak da değişik ülkelerde 16 yıl boyunca Genel Müdürlük görevlerini sürdürdü.
Anadolu Efes’in Rusya operayonunu 10 yıl boyunca yönetti ve dünyanın en büyük bira pazarlarından biri olan Rusya’da satınalma ve birleşmelerle firma pazar payını ikinciliğe taşıyan ekibe liderlik yaptı. Türkiye,Rusya ve çalıştığı diğer ülkelerde büyüme odağıyla çok sayıda yeniliği ve markayı tüketicisiyle buluşturdu.
Efes Türkiye Genel Müdürlük görevini yürüttüğü dönemde ise, marka ve kurumun topluma katkısını büyütme amaçlı, pazarı büyütmeye yönelik, bira kültürü oluşturma ve inovasyon, kültür, sanat, turizm ve spor alanında çok sayıda projeye öncülük etmiş ve tüm paydaşlara katkı sağlayan stratejileri hayata geçirmiştir.
İnovasyon ve yeni ürünlerin hem hızını artırma hem de etkisini büyütme amaçlı, inovasyon ve kurum içi girişimcilik çalışmalarını yapılandırarak ve ekosistemdeki çok sayıda girişimle işbirliği kurarak, Efes’in Start-Up dostu şirket olması yönünde çalışmalara öncülük etmiştir.
Halen çalışmalarını yurtiçi ve yurtdışı şirket ve girişimlere danışmanlık ve üst düzey yöneticilere koçluk yaparak sürdürmekte olan Ağırbaş, Türkiye’de kurumsal şirketlerin, girişimci kurumlara dönüşmesi vizyonu ile 2018’de kurulan ‘ Girişimci Kurumlar Platformu’nun danışma kurulu üyesi ve başkanıdır.
2022 sonunda, ortağı Zeynep Kurmuş ile birlikte, 40+ yaş ve kurumsal deneyimi olanlar için, birikmiş deneyim ve tecrübelerin yeni işlere ve girişimlere dönüşmesini sağlayan, üretim ve paketleme kampı Genwise girişimini hayata geçirmiştir.
Köylerde, çocuktan başlayarak tüm topluma yayılacak yenilikçi bir eğitim anlayışını hayata geçirmek için 2016’da kurulan Köy Okulları Değişim Ağı- KODA’nın yönetim kurulunda görev almaktadır.