Yaptıklarımızla, gösterdiklerimizle ve söylediklerimizle gençlerin önünü açmalı; iyi örnekler olmalı ve birlikte çalışmayı başarabilmeliyiz. Çünkü gençler iyi örnekler azaldıkça, güçlü liderler sessiz kaldıkça kurumsal dünyaya dair umutlarını kaybediyor.
Küçük, orta ya da büyük tüm işletmeler üreterek ve büyüyerek ekonomiyi canlı tutuyor, istihdam yaratıyor ve vergi ödeyerek ülkeye değer katıyor. İşte bu kadar güçlü bir yapının liderlerinin de çok önemli sorumlulukları var. Sadece işi yönetmek, hedeflenen ciroya ya da kâra ulaşmak yetmiyor. Hayatımızın her döneminde sevdiğimiz, takip ettiğimiz, peşine takıldığımız kahramanlarımız var.
Bu bazen bir öykü kahramanı, bazen bir şair, bazen bir yönetmen.
Sınıf öğretmenimiz ya da arkadaş grubumuzdaki bize göre daha cesur veya daha kararlı biri.
Ne dedikleri, hangi değerlere sahip oldukları, nasıl davrandıkları, zor zamanlarda nasıl tepki verdikleri ve yaptıkları iyi işler bizi etkiledi.
İster televizyon yayıncısı, ister sanatçı, ister komedyen, ister iş insanı…
Hangi yaşta, hangi ülkede ya da hangi kıtada olursak olalım takip ettiğimiz sporcu idollerimiz de var.
Basketboldan tenise, futboldan voleybola, atletizmden yüzmeye kadar…
Onlar başardıkça biz de sevindik. Sayı aldıkça, kupa kaldırdıkça, madalya kazandıkça sanki biz kazanmış gibi gururlandık.
İş dünyasına girmeden önce de girdikten sonra da yaptıklarıyla bizi etkileyen, ilham veren iş insanlarını takip etmeye başladık.
İş hayatının içinde olmak ve bir etki yaratabileceğimizi görmek heyecan vericiydi.
İşe girmek, üretmek, etki yaratmak benim hayallerimdendi.
Hala da değişmedi.
Üretmeyen, çalışmayan, düşünmeyen ve bunu iyi etki bir etki ve bir fayda yaratmak için kullanmak istemeyen insanları anlamam.
Bizim kurumsal kahramanlarımız da vardı.
Adını ezbere bildiğimiz, takip ettiğimiz, “Lider böyle olur.” dediğimiz insanlar…
Yurt içinde ve yurt dışında işini büyüten, çalışan ve paydaş memnuniyetini uzun vadede sağlayan, iyi iletişim kuran liderler bizim için çok özeldi.
Ülkesinde başarılı olduktan sonra daha zor görevler üstlenip globalde söz sahibi olan, farklı coğrafyalarda iz bırakan yöneticiler bize ilham verirdi.
Sadece ekonomiye katkı sağlayan değil; kültür-sanata, spora, eğitime, eşitliğe ve sivil topluma da destek veren liderlerdi onlar.
Çalışmak istediğimiz şirketlerin yöneticileri onlardı.
Onları görmek, dinlemek ve peşlerinden gitmek isterdik.
Onlar bizim iş dünyasındaki kahramanlarımızdı.
Belki de ilk hayalimiz müdür ya da direktör olmak değildi.
Onlar gibi etki yaratan, topluma fayda sağlayan işler üretmekti.
Çünkü iş dünyasının etkisi sadece şirketlerle sınırlı değil.
Ülkeler üzerinde, hatta dünyanın geleceği üzerinde giderek büyüyen bir etkisi var. Belki de hiç olmadığı kadar güçlü ve bu yüzden her zamankinden daha kritik.
İyi kahramanlar azalıyor ya da geri planda kalıyor.
Teknoloji dünyasında çok hızlı büyüyen, dünyayı etkileyen ama değerleriyle ve davranışlarıyla örnek olamayacak liderler daha çok gündemde kalıyor.
Oysa söyledikleriyle yaptıkları birbirini tutan, kendisi ya da şirketi için değil toplum için değer üreten liderlere bugün her zamankinden daha fazla ihtiyacımız var.
İş dünyasında iyi liderler ve iyi örnekler arttıkça biz de daha çok çalıştık.
Daha iyi işler yapacağımıza, daha büyük global markalar çıkaracağımıza, ülkemizi her alanda daha iyi temsil edeceğimize inandık.
Yurt dışına gittik, işler ve takımlar kurduk. İş dünyasının milli takımında oynuyormuş gibi duygulara kapıldık.
Aldığımız iyi sonuçlarda ve yaptığımız her katkıda kendi adımızı veya şirketin adını değil ülkemizi yazın dedik.
Çünkü iş dünyası ülke ekonomisinin en önemli dinamosu.
Küçük, orta ya da büyük tüm işletmeler üreterek ve büyüyerek ekonomiyi canlı tutuyor, istihdam yaratıyor ve vergi ödeyerek ülkeye değer katıyor.
İşte bu kadar güçlü bir yapının liderlerinin de çok önemli sorumlulukları var.
Sadece işi yönetmek, hedeflenen ciroya ya da kâra ulaşmak yetmiyor.
Hem kurum içi hem kurum dışındaki paydaşlar için değer yaratmak, diğer kurumlara ve yöneticilere iyi örnek olmak, gençlerle daha fazla bir araya gelmek, onları dinlemek ve onlara ilham vermek de liderliğin ayrılmaz bir parçası.
Efsane liderler, patronlar ve CEO’lar söyledikleriyle olduğu kadar yaptıklarıyla da fark yaratır.
Konuştukları dinlenir, takip edilirler.
Gençlere iyi iklimleri ve değerleri teslim eder.
Ne iş yaparsak yapalım gençlerle birlikte çalışmayı ve birbirimizi anlamayı öğrenmek zorundayız.
Yaptıklarımızla, gösterdiklerimizle ve söylediklerimizle onların önünü açmalı; iyi örnekler olmalı ve birlikte çalışmayı başarabilmeliyiz.
Çünkü gençler iyi örnekler azaldıkça, güçlü liderler sessiz kaldıkça kurumsal dünyaya dair umutlarını kaybediyor.
Ben eski kurumsal kahramanları özlüyorum.
Şirketlerini büyütürken ülkelerini de düşünen, gençlere zaman ayıran, topluma dokunan, cesurca konuşan liderleri…
Yeni neslin, eskisinden çok daha cesur, daha görünür ve daha fazla etki yaratan liderler çıkaracağına yürekten inanıyorum.
Çünkü bugün ihtiyacımız olan şey sadece başarılı yöneticiler değil.
Peşinden gidilecek, ilham verecek yeni kurumsal kahramanlar.
6 Temmuz 2026 - Kurumsal Kahramanlık Bitiyor mu?
29 Haziran 2026 - Bu Yaz Kendini Yeniden Başlat!
22 Haziran 2026 - ‘Tuğrul Abi, kariyerimde tıkanıklık yaşıyorum. Ne önerirsin?’
8 Haziran 2026 - Yönetici olmak demek insan yönetmek değildir
Tuğrul Ağırbaş Kimdir?
30 yılı aşkın süre ile Türkiye, Rusya ve CIS ülkelerinde FMCG alanında değişik görevler alan Tuğrul Ağırbaş, son 20 yıldır Efes’in global marka olma, satınalma ve birleşme projeleri ve yeni pazarlara giriş işlerini yürüten ekipte, büyüme odaklı projelere liderlik yapmıştır.
Pertevniyal Lisesi ve İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi mezunu olan Tuğrul Ağırbaş öğrenim hayatı boyunca Kapalıçarşı’da değişik alanlarda çalışarak, ticareti ve tüketici davranışlarını öğrenme şansına sahip oldu.
İş hayatına 1990 yılına Anadolu Efes’te Pazarlama uzmanı olarak başlayan Ağırbaş, sırasıyla Proje Geliştirme, Satış ve Pazarlama’da görev aldıktan sonra, son olarak da değişik ülkelerde 16 yıl boyunca Genel Müdürlük görevlerini sürdürdü.
Anadolu Efes’in Rusya operayonunu 10 yıl boyunca yönetti ve dünyanın en büyük bira pazarlarından biri olan Rusya’da satınalma ve birleşmelerle firma pazar payını ikinciliğe taşıyan ekibe liderlik yaptı. Türkiye,Rusya ve çalıştığı diğer ülkelerde büyüme odağıyla çok sayıda yeniliği ve markayı tüketicisiyle buluşturdu.
Efes Türkiye Genel Müdürlük görevini yürüttüğü dönemde ise, marka ve kurumun topluma katkısını büyütme amaçlı, pazarı büyütmeye yönelik, bira kültürü oluşturma ve inovasyon, kültür, sanat, turizm ve spor alanında çok sayıda projeye öncülük etmiş ve tüm paydaşlara katkı sağlayan stratejileri hayata geçirmiştir.
İnovasyon ve yeni ürünlerin hem hızını artırma hem de etkisini büyütme amaçlı, inovasyon ve kurum içi girişimcilik çalışmalarını yapılandırarak ve ekosistemdeki çok sayıda girişimle işbirliği kurarak, Efes’in Start-Up dostu şirket olması yönünde çalışmalara öncülük etmiştir.
Halen çalışmalarını yurtiçi ve yurtdışı şirket ve girişimlere danışmanlık ve üst düzey yöneticilere koçluk yaparak sürdürmekte olan Ağırbaş, Türkiye’de kurumsal şirketlerin, girişimci kurumlara dönüşmesi vizyonu ile 2018’de kurulan ‘ Girişimci Kurumlar Platformu’nun danışma kurulu üyesi ve başkanıdır.
2022 sonunda, ortağı Zeynep Kurmuş ile birlikte, 40+ yaş ve kurumsal deneyimi olanlar için, birikmiş deneyim ve tecrübelerin yeni işlere ve girişimlere dönüşmesini sağlayan, üretim ve paketleme kampı Genwise girişimini hayata geçirmiştir.
Köylerde, çocuktan başlayarak tüm topluma yayılacak yenilikçi bir eğitim anlayışını hayata geçirmek için 2016’da kurulan Köy Okulları Değişim Ağı- KODA’nın yönetim kurulunda görev almaktadır.