Yeni deney: NASA uzaya insan beyni gönderdi

Uzayın insan sağlığı üzerindeki etkilerini araştıran NASA bu kez beyin hücrelerine odaklandı. Uluslararası Uzay İstasyonu'na laboratuvarda geliştirilen minyatür insan beyni modelleri de yer aldı.

Bilim Teknoloji 28 Ekim 2026

ABD Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi (NASA), uzun süreli uzay yolculuklarının insan sağlığı üzerindeki etkilerini araştırmak amacıyla yeni bir deney başlattı.

SpaceX’in 35. Ticari İkmal Hizmetleri (CRS-35) görevi kapsamında Uluslararası Uzay İstasyonu’na (International Space Station-ISS) gönderilen malzemeler arasında, laboratuvarda yetiştirilen minyatür insan beyni modelleri de yer aldı.

Florida’daki Cape Canaveral’dan fırlatılan SpaceX Dragon kapsülü, 15 Ekim’de Türkiye saatiyle 18.00’de Uluslararası Uzay İstasyonu’na kenetlendi.

Yaklaşık 2 bin 860 kilogramlık kargoda, bilimsel deneylerde kullanılacak çeşitli malzemelerin yanı sıra insan beyni hücrelerinden oluşturulan özel modeller de bulunuyor.

‘miBrains’ olarak adlandırılan bu üç boyutlu modeller laboratuvar ortamında yetiştirilen sinir dokularından oluşuyor.

İnsan beyninin bazı hücresel özelliklerini taklit edebilen modeller, araştırmacıların beyin hücrelerini kontrollü koşullarda incelemesine olanak tanıyor.

Ancak bu yapılar, gerçek bir insan beyninin bütün işlevlerine sahip değil.

NASA’nın açıklamasına göre minyatür beyin modelleri, beş hafta boyunca Uluslararası Uzay İstasyonu’nda tutulacak.

Araştırmacılar bu süreçte mikro yerçekimi ve uzay ortamındaki radyasyon koşullarının beyin hücreleri üzerindeki etkilerini inceleyecek.

Deneyin temel amacı, uzay yolculuğunun hücrelerde ne tür değişikliklere yol açabileceğini belirlemek.

Uzayda tutulan minyatür beyin modelleri, Dünya’da muhafaza edilen benzer örneklerle karşılaştırılacak.

Bilim insanları özellikle hücrelerin yapısında, işleyişinde ve genetik faaliyetlerinde meydana gelebilecek farklılıklara odaklanacak.

Deneyin sonuçları, yalnızca astronotların sağlığı açısından önem taşımıyor.

Araştırmacılar, uzay koşullarında beyin hücrelerinin verdiği tepkilerden yola çıkarak insan yaşlanması ve nörolojik hastalıklarla ilişkili hücresel süreçleri de incelemeyi amaçlıyor.

Elde edilecek bulguların bu hastalıkların gelişim mekanizmalarının anlaşılmasına katkı sağlaması bekleniyor.

Uzayda uzun süre kalmanın insan vücudunda çeşitli değişikliklere yol açtığı daha önceki araştırmalarda ortaya konmuştu.

Astronotlarda kas kaybı, kemik yoğunluğunda azalma, görme sorunları ve vücut sıvılarının dağılımında farklılıklar gözlemlenebiliyor. Ancak uzay koşullarının beyin hücreleri üzerindeki etkileri hala araştırılıyor.

NASA, deneyden elde edilecek verilerin gelecekte Ay ve Mars’a gerçekleştirilecek uzun süreli insanlı görevler açısından yararlı olabileceğini değerlendiriyor.

Beyin hücrelerinin mikro yerçekimi ve radyasyona nasıl tepki verdiğinin anlaşılması, astronotların sağlığını korumaya yönelik yeni yöntemlerin geliştirilmesine yardımcı olabilir.

SpaceX CRS-35 görevi kapsamında bitkiler üzerinde de deneyler gerçekleştirilecek.

Araştırmacılar, mikro yerçekiminin bitki hastalıklarının gelişimini nasıl etkilediğini inceleyecek.

Uzayda yetiştirilen bitkiler, astronotlara besin sağlamalarının yanı sıra karbondioksiti kullanarak oksijen üretmeleri nedeniyle de uzun süreli görevler açısından önem taşıyor.

Çalışmanın, hastalıklara daha dayanıklı bitkiler geliştirilmesine katkı sağlaması hedefleniyor.

Uluslararası Uzay İstasyonu’nda gerçekleştirilecek deneylerin ardından bilimsel örneklerin kasım ayının ortasında Dünya’ya ulaştırılması planlanıyor.

Dragon kapsülünün Kaliforniya açıklarına iniş yapması bekleniyor.

Araştırmacılar, Dünya’ya getirilen örnekleri laboratuvar ortamında inceleyerek uzay koşullarının beyin hücrelerinde meydana getirdiği değişiklikleri belirlemeye çalışacak.

10Haber bültenine üye olun, gündem özeti her sabah mailinize gelsin.