Trafik ışıklarına eklenecek dördüncü bir rengin şehir içi gecikmeleri yüzde 90'a kadar azaltabileceği öne sürüldü. Beyaz ışığın otonom araçlarla sürücüleri ortak bir düzende buluşturması hedefleniyor.
Bilgisayar simülasyonu sonuçlarına göre yeni yaklaşım, yollardaki gecikmeleri azaltabilir ve trafiği daha akıcı hale getirebilir. Ancak Moto.pl’nin aktardığına göre bu sistemin uygulanabilmesi için teknolojik donanıma sahip araçlara, modernize edilmiş bir yol altyapısına ve gerçek koşullarda yapılacak testlere ihtiyaç duyulacak.
Beyaz ışık kavşaktaki trafiğin diğer araçlarla ve yol altyapısıyla bilgi alışverişinde bulunabilen otonom araçlar yardımıyla yönetildiği bir modu ifade etmeyi amaçlıyor.
Bu tür araçlar konumları, hızları ve hareket yönleri hakkındaki verileri iletebilecek. Sistem bu bilgileri geçiş önceliğini koordine etmek ve gereksiz duruş sayısını azaltmak için kullanacak.
Beyaz ışığın kavşakta etkili bir koordinasyon sağlayacak sayıda otonom araç bulunduğunda devreye alınması öneriliyor. Sayıları yetersiz kalırsa trafik ışığı standart üç renkli modunda çalışmaya devam edecek.
Beyaz renk yeni modu belirtmek için önerilen seçeneklerden biri. Ana fikir sürücülerin trafiğin ne zaman otonom araçların katılımıyla sistem tarafından koordine edildiğini anlayabilmesini sağlamak.
Araştırmacıların planına göre dördüncü ışık insanlar tarafından kullanılan araçlarla sürücüsüz araçların hareketini koordine etmeye yardımcı olacak. Sürücülerin öndeki aracın hareketlerini dikkate alması gerekecek.
Çalışma prensibi birkaç aşamadan oluşuyor:
Otonom araçlar veri alışverişi yapar: Konumlarını, hızlarını ve bundan sonraki hareket planlarını bildirirler.
Sistem kavşaktan geçişi koordine eder: Gecikmeleri en aza indirmek için araçlar geçiş sırasını belirler.
Beyaz ışık yanar: Trafiğin otonom araçların koordinasyonu aracılığıyla düzenlendiğini bildirir.
Normal araç sürücüleri öndeki aracı takip eder: Öndeki araç hareketine devam ediyorsa, sürücü güvenli olduğu sürece ve kurallara uygun biçimde onu takip edebilir. Öndeki araç durursa sürücü de durmalıdır.
Eğer normal araçların sayısı bu modun güvenli çalışması için fazla hale gelirse sistem geleneksel sinyalizasyona geri dönecektir. Beyaz ışığın kullanımına ilişkin somut kuralların henüz geliştirilmesi ve test edilmesi gerekmektedir.
Konseptin en büyük avantajlarından biri kavşaklardaki bekleme süresini azaltma potansiyeli. Klasik trafik ışıkları belirli fazlara göre çalışır veya bunları trafik yoğunluğuna göre uyarlar; otonom araçlar ise eylemlerini gerçek zamanlı olarak koordine edebilir.
Bilgisayar simülasyonları sırasında araştırmacılar belirli koşullar altında trafik gecikmelerinin yüzde 90’dan fazla azalabileceğini tespit etti. Ancak bu sonuç her şehirde trafiğin yüzde 90 oranında azalacağı anlamına gelmiyor: Verimlilik otonom araç sayısına, trafik yoğunluğuna ve somut yol koşullarına bağlı.
Yeni sistemin olası avantajları şunlar:
Kavşaklarda daha az bekleme süresi
Daha akıcı bir trafik akışı
Daha az dur-kalk ve yeniden hızlanma
Yakıt ve elektrik tüketiminde potansiyel düşüş
Yol kapasitesinin daha verimli kullanılması
Teknoloji en büyük faydayı araçların trafik ışığı değişimleri nedeniyle düzenli olarak durduğu yoğun şehir içi kavşaklarda sağlayacak.
Sistemi hayata geçirmek için trafik ışıklarına sadece ek bir beyaz lamba takmak yeterli değil. Araçlarla yol altyapısı arasında güvenilir bir veri alışverişinin sağlanması, ayrıca otonom araçlarla sürücüler arasındaki etkileşim kuralları geliştirilmesi gerekiyor.
Şehirlerin yeni iletişim ekipmanlarına, modernize edilmiş trafik ışıklarına ve trafik yönetim sistemlerine ihtiyacı olabilir. Ayrıca bağlantının kopması, arızalar veya trafikteki diğer aktörlerin öngörülemeyen davranışları durumunda kontrolün nasıl sağlanacağının ayrıntılı olarak belirlenmesi gerekecek.
Bir diğer görev de sürücüleri bu yeni sinyale hazırlamak. Geniş çaplı uygulamaya geçilmeden önce konseptin gerçek kavşaklarda test edilmesi ve güvenliğinin doğrulanması şart.