Kanser tedavisi gören bi insanın, kullandığı ilacın güvenliğinden de kuşku duymak zorunda kalmaması gerekir…
Zaten hastalıkla uğraşıyor. Tedaviyle, korkularıyla, belirsizlikle… Bi de “Bana verilen ilaç güvenli mi?” diye mi düşünecek?
Adalet Bakanlığı’nın 2 Kasım açıklamasına göre, son kullanma tarihi geçmiş kanser ilaçlarının ambalajları değiştirilerek yeniden satıldığı iddiasıyla yürütülen soruşturmada 22 kişi gözaltına alınmış.
Soruşturmayı Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı yürütüyor. Belirlenen 24 şüpheliden üçünün kamu görevlisi olduğu da açıklanmış.
Bunlar soruşturma bilgileri; henüz kesinleşmiş bi mahkeme kararı yok.
Ama hastaların yanıt beklediği çok somut sorular var:
— Hangi ilaçlar söz konusu?
— Bu ilaçlar kimlere ulaştı?
— Etkilenen kişileri belirlemek ve bilgilendirmek için neler yapılıyor?
— Bu ilaçlar hastalara ulaşana kadar hangi denetimlerden geçti?
İddiaların bütün bağlantılarıyla araştırılmasını, denetimin nerede aksadığının açıklanmasını istiyoruz.
Hastalardan kendi ilaçlarının izini tek başlarına sürmelerini bekleyemeyiz, di mi?
Güvenli tedavi, sağlık sisteminin sağlaması gereken temel bir güvence. İnsan, iyileşmek için aldığı ilaca güvenmek zorunda…
Ha, bir de Yenidoğan çetesi vardı.
Ne oldu o dava?
Var mı akibetini hatırlayan?
Açtım baktım şimdi, yargılama sürüyormuş. Peki bebekleri korumak için ne değişti? Denetim sorunları giderildi mi?
Her yeni haberde dehşete düşüyoruz.
Sonra başka bi haber geliyor.
Ama o aileler için mesele bitmiyor. Haber gündemden düşünce, sorularımız da düşmesin. Açılan soruşturmaların da, davaların da, alınacağı söylenen önlemlerin de takipçisi olalım…