Bilim tam 6 yıl boyunca yer altında yaşayan çıplak köstebek farelerini, o farelerin toplumsal yapısını, aralarındaki iş bölümünü ve iktidar ilişkilerini inceledi. Bu özel fareleri hayvanlar aleminden de insanlar aleminden de ayıran çok önemli bazı özellikler var, bazıları ders niteliğinde.
Hayvanlar âleminde kraliçe arılar en bilinen örneklerden biri olsa da, ABD’li bir araştırma ekibi yeraltında yaşayan ve ‘çıplak köstebek faresi’ (Heterocephalus glaber) olarak bilinen bir kemirgen türünde oldukça karmaşık bir toplumsal düzen bulunduğunu ortaya koydu.
Araştırmalara göre, bu türde koloniyi tek bir ‘kraliçe’ yönetiyor; tüm yavruları o doğuruyor ve diğer bireyler de besin temini, yavru bakımı ve koloni yönetiminde onun talimatlarını izliyor.
Kraliçenin doğurganlığı azaldığında ya da sona erdiğinde, yönetimi devralmak isteyen dişiler arasında şiddetli mücadeleler yaşanabiliyor. Ancak bazı durumlarda, özellikle kriz anlarında, güç devri şaşırtıcı biçimde barışçıl şekilde gerçekleşebiliyor ve kraliçe, yerini yardımcılarından birine bırakabiliyor.
Tek kraliçenin çocukları
Çıplak köstebek fareleri, 1960’lardan bu yana bilim insanlarının ilgisini çekiyor. Doğu Afrika’da yaşayan bu tür, memeliler arasında nadir görülen bir sosyal organizasyona sahip. Tıpkı arılar ve karıncalar gibi, hiyerarşik bir düzen içinde yaşıyor ve tüm üreme tek bir dişinin kontrolünde gerçekleşiyor.
Bu türün dikkat çekmesinin bir diğer nedeni ise sıra dışı biyolojik özellikleri. Yaklaşık 30 yıl yaşayabilen bu hayvanlar, karanlık ve nemli yeraltı tünellerinde hayatlarını sürdürüyor. Ayrıca bazı hastalıklara, özellikle iltihap kaynaklı ağrılara ve kansere karşı yüksek direnç gösterdikleri biliniyor. Bilim insanlarına göre bu yaşam tarzı, koloni içinde rekabeti azaltarak enerjinin gıda toplama ve hayatta kalma üzerine yoğunlaşmasını sağlıyor. Ancak koloninin büyümesi tamamen kraliçenin doğurganlığına bağlı.
Her şeyin sırrı iş birliğine dayalı sosyal düzen
Science Advances dergisinde yayımlanan araştırma, bu hayvanların toplumsal yapısını ve kriz anlarında nasıl ayakta kaldıklarını incelemeye odaklandı. ABD’deki Salk Biyolojik Araştırmalar Enstitüsü’nden araştırma lideri Janelle Ayres, dayanıklılığın biyolojik sistemlerin zorluklar sonrası toparlanma yeteneği olduğunu ve bunun hastalık süreçlerini anlamada kritik rol oynadığını belirtti.
Araştırmada yer alan bir diğer bilim insanı Shanice Abiwardane ise, önceki çalışmaların çoğunlukla rekabet ve çatışmaya odaklandığını, bu çalışmanın ise iş birliği ve sosyal düzenin temellerini anlamayı amaçladığını vurguladı. Ayrıca bilim insanları, aynı koloni içinde birden fazla kraliçenin barışçıl biçimde bir arada bulunup bulunamayacağını da test etti.
Altı yıl fareleri takip ettiler
Araştırma ekibi, bir köstebek faresi kolonisini altı yıl boyunca izledi. İlk aşamada koloni, tek bir kraliçeyle stabil bir ortamda tutuldu. Daha sonra deneysel olarak çevresel stres faktörleri eklendi: nüfus artışı ve koloninin farklı bir ortama taşınması gibi.
Sonuçlara göre, koloni büyüdüğünde kraliçe üremeye devam etti, ancak yavruların hayatta kalma oranı düştü. Buna rağmen kraliçe, tek üreyen birey olmayı sürdürdü. Koloninin yerinin değiştirilmesi ise daha dramatik bir etki yarattı: kraliçe tamamen üremeyi durdurdu ve bu durum güç devrini tetikledi.
Peki kraliçe ölünce ne oluyor? Esas şaşırtıcısı bu
Takip eden süreçte, ikinci bir dişinin yavaş yavaş liderlik rolüne yükseldiği gözlemlendi. Ancak şaşırtıcı şekilde, eski kraliçe ile yeni aday arasında şiddetli bir çatışma yerine iş birliği gelişti. İki dişi aynı anda hamile kalarak koloniye katkı sağladı.
Yeni dişi tam anlamıyla liderliği devraldığında, eski kraliçe barışçıl şekilde geri çekildi ve üreme dışı bir role geçti. Bu süreç, hayvanlar dünyasında nadir görülen bir ‘yumuşak güç devri’ örneği olarak değerlendirildi.