Müthiş iddia: OpenAI, biri Türk iki matematikçinin kanıtını mı çaldı?

OpenAI en zorlu matematik problemlerinden biri olan Navier-Stokes problemini çözdüğü ilan etti. Ama NYU'dan Tristan Buckmaster ve halen Anthropic'te çalışan matematikçi Levent Alpöge de bu problemi çözmeye çalışıyordu ve bunun için OpenAI'ın bir aracını kullanıyordu. Acaba OpenAI kopya mı çekti?

Bilim Teknoloji 10 Eylül 2026

New York Üniversitesi (NYU) matematik profesörü Tristan Buckmaster, Salı günü teorik matematiğin en büyük çözülmemiş problemlerinden biri üzerine elde ettiği ön bulgularla birlikte üç ayrı kanıt açıkladı. Anthropic şirketinde çalışan matematikçi Levent Alpöge ile iş birliği içinde; hem OpenAI’ın Codex hem de Anthropic’in Claude yapay zekâ modelleri kullanılarak elde edilen bu sonuçlar başlı başına büyük bir bilimsel başarı niteliğinde. Ancak bu gelişmeye, OpenAI’ın aynı problemi çözme çabaları etrafında patlak veren alışılmadık bir tartışma gölge düşürdü.

Buckmaster, kanıtları duyurduğu açıklamasında, “Bu hikâyenin bir diğer boyutu daha var; dürüst olmak gerekirse, hiç ilgilenmek zorunda kalmamayı dilediğim bir boyut,” ifadelerini kullandı. Açıklamaya göre OpenAI, henüz kamuoyuna açıklanmamış bu çalışmanın üzerine kendi paralel araştırmasını inşa etti. Bu durum, akademik rekabetin ve çelişkili iddiaların birbiri ardına sıralandığı büyük bir karmaşaya yol açtı.

1 Milyon Dolar Ödüllü Problem ve OpenAI’ın Milyon Dolarlık Hamlesi

Buckmaster’ın açıklamasından kısa bir süre sonra OpenAI, Buckmaster’ın çözüme doğru önemli adımlar attığı “Navier-Stokes Varlık ve Pürüzsüzlük” probleminin tam kanıtını yayımladığını duyurdu. OpenAI’a göre kanıt, henüz piyasaya sürülmemiş yeni nesil bir yapay zekâ modeli tarafından keşfedildi. Şirket, bu modelin son bir hafta içinde çözülememiş bir dizi farklı problemi de ele aldığını belirtti. Toplamda bir hafta süren bu çalışma 300 milyar çıktı jetonu (output token) tüketti. Bu miktar, güncel Astra tarifeleriyle hesaplandığında 22,5 milyon dolarlık devasa bir işlem gücü maliyetine denk geliyor. openAI problemi çözmek için onbinlerce yapay zeka ajanını aynı anda kullanmış ve onları tam 88 saat çalıştırmış.

Navier-Stokes varlık ve pürüzsüzlük problemi, Clay Matematik Enstitüsü tarafından ilk çözen kişiye veya gruba 1 milyon dolar ödül vadedilen yedi Milenyum Ödüllü Problem’den biri. Akışkanlar mekaniğinde yaygın olarak kullanılan Navier-Stokes denklemleri, teorik açıdan hâlâ tam olarak kavranabilmiş değil. Dolayısıyla bu problemin çözülmesi, matematiksel fizik alanındaki kolektif anlayışta devrim niteliğinde bir ilerleme anlamına geliyor.

Levent Alpöge Harvard mezunu ve halen Anthropic’de çalışıyor. Fotoğrafta bilgisayar biliminin babası kabul edilen Alan Turing’in resminin önünde poz vermiş.

Sızdırılan Bilgiler ve Şüpheli Zamanlama

Buckmaster ve Alpöge kendi sonuçlarını son haline getirirken, “ilerlemeleri hakkındaki bilgilerin OpenAI’a sızdırıldığını” öğrendiler. OpenAI ile iletişime geçtiklerinde, şirketin ana problemin tam kanıtını zaten elde ettiği yanıtını aldılar. Ancak OpenAI’a araştırmaya ne zaman başladıkları ve sürece ne kadar insan müdahalesi dahil olduğu gibi ayrıntılı sorular sorduklarında, yanıtlar giderek kaçamak bir hal almaya başladı.

Buckmaster süreci şu sözlerle aktardı: “Problem üzerinde koskoca bir ekibin çalıştığı ve akıl almaz miktarda işlem gücünün kullanıldığı ortaya çıktı… Sonunda, [ilk komutun] bizim çalışmamız hakkındaki bilgiler OpenAI’a ulaştıktan sonra, yani son birkaç gün içinde gönderildiği kabul edildi.”

Eğer bu iddia doğruysa, OpenAI ekibinin Buckmaster ve Alpöge’nin yaklaşımının doğru olduğuna ikna olduğu ve bilgi/bilgi işlem kaynaklarındaki ezici üstünlüğünü kullanarak resmi kanıta ilk ulaşan taraf olmayı seçtiği anlamına geliyor.

OpenAI tarafından yapılan paylaşım da bu zaman çizelgesinin büyük bir kısmını doğruluyor. Şirket, iki Milenyum Ödüllü Problemi’nin çözüldüğüne dair söylentilerden ilham alarak en son hamlelerini 1 Eylül’de başlattıklarını ve Buckmaster ile Alpöge ile iletişim halinde olduklarını kabul etti.

Aynı Yöntem Tesadüf mü?

Navier-Stokes problemi matematikçiler arasında yaygın olarak çalışılsa da, Buckmaster ve ortağının izlediği özel taktik neredeyse hiç kullanılmayan bir yöntemdi. Bu nedenle Buckmaster, OpenAI’ın aynı dönemde birebir aynı yaklaşımı benimsemesini son derece şüpheli buldu.

Buckmaster açıklamasında, “Fefferman’ın problem ifadesindeki c ve d seçenekleri olan ‘pürüzsüz bir kuvvet’ (smooth force) üzerinden Clay problemine ulaşma yolu, Luis ve Diego’nun açtığı ve Levent ile benim sessizce saldırmayı seçtiğimiz yoldu,” diye yazdı. “Tanıdığım hemen hemen hiç kimse bu hat üzerinde çalışmıyordu. Bu yöntem, bir modele sadece problem metnini vererek birkaç gün içinde ulaşabileceğiniz bir yön değil.”

Kariyer Tehdidi ve Şirket İçi Gerilim

Levent Alpöge Anthropic çalışanı olmasına rağmen, bu araştırmayı şirket adına yürütmüyordu. Bu nedenle ikili, çalışmalarında ağırlıklı olarak OpenAI’ın Codex modelini ve farklı araçları bir arada kullandı. Yine de Alpöge’nin rakip bir yapay zekâ laboratuvarına bağlı olması OpenAI tarafında bir rahatsızlık yarattı.

Buckmaster’ın iddiasına göre, OpenAI matematikçisi Sébastien Bubeck, yapılan bir uzlaşma teklifinin parçası olarak Alpöge’nin adının çalışmadan çıkarılmasını talep etti. Buckmaster konuyu kamuoyuna taşımak istediğinde Bubeck’in kendisine, “Kariyerini neden mahvedesin ki?” dediğini öne sürdü. Buckmaster geri adım atmayınca Bubeck’in, “Benim kibar olmamı istemiyorsan, kibar olmak zorunda değilim,” şeklinde karşılık verdiğini belirtti.

Veri Kullanımı ve Veri Sızıntısı İhtimali

Buckmaster ayrıca projenin hazırlanmasında Codex’i yoğun şekilde kullandığı için, kendi çalışmasına ait verilerin OpenAI’ın modeli eğitmesinde kullanılmış olabileceği ve bu durumun OpenAI’ın çözüme ulaşmasını kolaylaştırdığı yönünde endişelerini dile getirdi.

Kullanıcılar devre dışı bırakma (opt-out) seçeneğine sahip olsa da OpenAI, Codex etkileşimleri üzerinden modellerini eğitme hakkını saklı tutuyor. Eğer OpenAI ekibi, Buckmaster’ın kendi Codex etkileşimleriyle eğitilmiş bir model kullandıysa, yapay zekânın benzer bir problemle karşılaştığında onun fikirlerini geri üretmiş (regurgitation) olması oldukça muhtemel görünüyor. Bu, fikir hırsızlığına yapay zeka çağında verilen kibar bir isim.

OpenAI ise kendi yayımladığı metinde bu ihtimali önemsiz göstererek şu ifadelere yer verdi: “Bizler (araştırmacılar ve yapay zekâ ajanları), çalışmalarını kamuoyuna açıklayana kadar hiçbir şekilde görmedik. Özellikle bu problemi çözmek için spesifik bir kullanıcı verisine erişilmedi. Düşük bir ihtimal olsa da, ürünlerimizin kullanımından elde edilen anonimleştirilmiş verilerin modellerimizi geliştirmeye yardımcı olduğunu tamamen göz ardı edemeyiz. Ancak kanıtlarımız önemli ölçüde farklılık gösteriyor ve Euler durumunda kanıtlanan kesin sonuçlar bile (kuvvet uygulanmış ve uygulanmamış olarak) birbirinden ayrıdır.”

Her ne olursa olsun, bu olayın yapay zekânın matematiksel araştırmalardaki rolü ve OpenAI’ın ticari hırsları üzerine devam eden tartışmaları yeniden alevlemesi bekleniyor. Buckmaster ise verilebilecek en iyi yanıtın, araştırmayla ilgili mümkün olduğunca fazla bilgiyi şeffaf bir şekilde kamuoyunun gözleri önüne sermek olduğuna inanıyor.

Olağanüstü olay: Yapay zeka, “çözümsüz” denen en önemli matematik problemlerinden birini çözdüOlağanüstü olay: Yapay zeka, “çözümsüz” denen en önemli matematik problemlerinden birini çözdü

10Haber bültenine üye olun, gündem özeti her sabah mailinize gelsin.