Berlin'de Potanın Perileri'nin Dünya Kupası eleme maçlarını seyrettik. Kadın basketboluna Türkiye'de ilgi büyüyor. Kadın basketbolunun en büyük sponsorlarından biri olan Türkiye Sigorta, sigortacılık işlemlerinin pek çok alanında 50'den fazla yapay zeka kullanıyor.
Türkiye Sigorta’nın davetlisi olarak, FIBA Kadınlar Basketbol Dünya Kupası’nda mücadele eden A Kadın Milli Basketbol Takımımızın maçlarını izlemek üzere bir grup gazeteciyle Berlin’deydik. Potanın Perileri’nin Avustralya ve Porto Riko karşılaşmalarını tribünden izledik. Milli takımımız Dünya Kupası’na dünyanın en iyi 16 takımı arasına girerek gelmişti; Berlin’den ise grubunu geçemeden ve izlediğimiz iki maçı da kaybederek ayrıldı.
Ama ben kadın basketbolumuzun Berlin hikâyesine yalnızca skor tabelasından bakılmaması gerektiğini düşünüyorum.
Çünkü Dünya Kupası’nda dünyanın en iyi 16 takımı vardı ve Türkiye de onlardan biriydi. Üstelik grubumuz hiç kolay değildi. Son iki Avrupa şampiyonu Belçika, 2024 Paris Olimpiyatları’nın bronz madalyalı takımı Avustralya… Potanın Perileri çok güçlü rakiplerle karşılaştı. Son maçta da uzun süre çok iyi oynadı ama gruptan çıkmayı başaramadı.
Elbette sporun sonunda skor var. Kazanmak var, kaybetmek var. Ama Berlin’de iki maçı tribünden izlerken kadın basketboluna yönelik ilginin yalnızca sahada değil, saha dışında da hızla büyüdüğünü gördük.
Nitekim bir yemekte bir araya geldiğimiz Türkiye Basketbol Federasyonu yöneticilerinden öğrendiğimiz rakamlar da bunu gösteriyor. Federasyon, A Kadın Milli Basketbol Takımı için 12 yeni sponsorluk anlaşması yapmış, mevcut 9 sponsorluk anlaşmasını da yenilemiş. Böylece kadın milli takımının sponsor sayısı 21’e ulaşmış. Kısa sürede sağlanan bu artış, kadın basketbolunun markalar açısından da giderek daha fazla ilgi gören bir alan haline geldiğini gösteriyor.
Voleybolda kadın milli takımımızın yıllar içinde yarattığı büyük başarı ve onun arkasından gelen toplumsal ilgi bize önemli bir şey gösterdi. Başarı bir gecede gelmiyor. İyi sporcu kadar süreklilik, altyapı, seyirci ve kaynak gerekiyor. Ve sponsor gerekiyor.

Türkiye Sigorta’nın kadın basketboluna verdiği güçlü destek de dikkat çekiyor. Berlin’de şirketin üç genel müdür yardımcısı ve Kurumsal İletişim ve Marka Yönetimi Direktörü bizimleydi. Dördünün de kadın olması ayrıca dikkatimi çekti: Sağlık Sigortaları Genel Müdür Yardımcısı Tuba Buldu, Oto, Tarım Sigortaları ve Aktüerya Genel Müdür Yardımcısı Melike Nur Çınar, Bilgi Teknolojileri Genel Müdür Yardımcısı Çiğdem Kılıç ve Kurumsal İletişim ve Marka Yönetimi Direktörü Selda Çamlıbel Özkoyuncu.
Türkiye Basketbol Federasyonu cephesinde de Yönetim Kurulu üyeleri Dr. Gülşah Akkaya ve eski milli basketbolcu Bahar Çağlar Ökten ile Pazarlama Direktörü Sanem Mallı Berlin’deydi.
Dolayısıyla gezi iki milli maç izlemekle sınırlı kalmadı. Bir yandan kadın basketbolunu, diğer yandan Türkiye Sigorta yöneticileriyle sektörün farklı alanlarındaki değişimi konuştuk.
Önce basketbol tarafından başlayayım.
Kurumsal İletişim ve Marka Yönetimi Direktörü Selda Çamlıbel Özkoyuncu’nun anlattıkları, Türkiye Sigorta’nın basketbola neden bu kadar büyük bir alan açtığını ortaya koyuyor. Basketbol Süper Ligi’nin isim sponsorluğuyla başlayan süreç bugün Milli Basketbol Takımları ana sponsorluğu ve Türkiye Sigorta Basketbol Ligi isim sponsorluğunu da kapsıyor. Şirket basketbolu artık yalnızca bir sponsorluk alanı değil, toplumla bağ kurduğu bir platform olarak tanımlıyor.
Burada benim daha çok ilgimi çeken, desteğin salonun dışına taşan tarafı oldu.
Deprem bölgesinden kız çocukları İstanbul’a getirilmiş; bazıları hayatlarında ilk kez basketbol maçı izlemiş. Depremzede ve özel gereksinimli çocuklar basketbol antrenmanlarına katılmış. Basketbolu daha geniş kitlelerle buluşturmak için Ankara, Trabzon, İzmir, Mersin ve İstanbul’da 3×3 etkinlikleri düzenlenmiş. Bu etkinliklerin genel beğeni oranı yüzde 93, yeniden düzenlenmesini isteyenlerin oranı ise yüzde 98.
Maçları daha geniş kitlelere ulaştırmak için sokaklara ekranlar da kuruluyor. Zeytinburnu’nda kurulan ekranlardan birinde 3 bin kişinin maçı birlikte izlemesi, kadın basketboluna yönelik seyirci ilgisinin de önemli bir göstergesi.

Türkiye Sigorta açısından yatırımın marka karşılığı da ölçülmüş. 2026 araştırmasına göre şirket, Basketbol Süper Ligi sponsorları arasında yüzde 19 spontan hatırlanmayla ilk sırada. Bu oran 2022’de yüzde 2-3 seviyesindeymiş. Araştırmaya katılanların yüzde 73’ü sponsorluğun Türkiye Sigorta hakkındaki görüşünü olumlu etkilediğini söylüyor.
Kadın basketbolu bugün hâlâ voleybolun yakaladığı görünürlüğün gerisinde olabilir. Ama dünyanın en iyi 16 takımı arasına giren bir milli takım, federasyonun yaptığı 12 yeni ve yenilediği 9 anlaşmayla 21 sponsora ulaşmışsa, burada büyüyen bir alan olduğu açık.
Berlin’de maçların arasında yaptığımız sohbetlerde her yönetici kendi alanındaki değişimi ve rakamları da anlattı.
Sağlık Sigortaları Genel Müdür Yardımcısı Tuba Buldu’nun verdiği rakamlar sektörün en hızlı büyüyen alanlarından birini gösteriyor.
Türkiye Sigorta 2025 sonunda sağlık branşında 7’ncilikten 3’üncülüğe yükselmiş. Temmuz 2026 itibarıyla sigortalı sayısını yaklaşık dört katına çıkararak 1,2 milyona ulaştırmış durumda. Türkiye’de sağlık sigortası bulunan her 7 kişiden birine hizmet veriyor; 81 ilde 6 bini aşkın sağlık kuruluşuyla çalışıyor.
Buldu’nun üzerinde durduğu önemli başlıklardan biri sağlık sigortacılığındaki yaklaşım değişikliği. Sigortacılık hastalık ortaya çıktıktan sonra masrafı karşılayan bir yapıdan, koruyucu ve önleyici sağlık hizmetlerini de içine alan bir modele doğru ilerliyor. Yapay zekâ da risk analizi, erken uyarı, provizyon ve suistimal tespiti gibi alanlarda kullanılmaya başlanmış durumda.
Bir yandan da sigortaya erişimi artırmaya yönelik yeni ürün ve kampanyalar var. SGK emeklileri için 70 yaşına kadar sigortalanma imkânı sağlayan kampanya 31 Aralık 2026’ya kadar sürüyor. Buldu özellikle insanların daha uzun yaşamasıyla birlikte büyüyen “longevity ekonomisi”nin sigortacılık açısından önemine dikkat çekiyor. Daha uzun yaşam, sağlık hizmetlerinin yanı sıra uzun süreli bakım ve emeklilik ihtiyaçlarını da büyütüyor.

Oto, Tarım Sigortaları ve Aktüerya Genel Müdür Yardımcısı Melike Nur Çınar ise Türkiye Sigorta’nın genel performansı ile otomotiv sigortalarındaki tabloyu anlattı.
Şirket 2026’nın ikinci çeyreğini 94,2 milyar TL prim üretimi ve yüzde 15,1 pazar payıyla kapatmış. Kârı 13,5 milyar TL seviyesinde. Kaskoda ise 9,87 milyar TL prim üretimi ve yüzde 12,1 pazar payı var. Hasar/prim oranı yüzde 65,8.
Çınar’ın anlattıklarında tüketiciyi doğrudan ilgilendiren uygulamalar da var. Kaskoda SGK emeklilerine yüzde 10, trafik sigortasında yüzde 5 indirim uygulanıyor. Kaskoda peşin fiyatına 12, trafik sigortasında 10 taksit kampanyası 2026 sonuna kadar uzatılmış. Şirket yılbaşından bu yana üç yeni kasko ürünü çıkarmış ve toplam ürün sayısını 16’ya yükseltmiş. Yıl sonuna kadar bir-iki ürün daha eklenmesi planlanıyor.
Teknolojideki değişimin hızı da ayrıca dikkat çekici. Bilgi Teknolojileri Genel Müdür Yardımcısı Çiğdem Kılıç, Türkiye Sigorta’nın bugün 50’den fazla canlı yapay zekâ çözümü kullandığını anlattı.
“Bilge” isimli dijital asistan 14 milyon etkileşime ulaşmış. Poliçe, hasar, sağlık provizyonu ve BES gibi alanlarda yalnızca bilgi vermiyor, işlem de yapıyor. Şirketin AI-KÜP platformunda ise 17 yapay zekâ ajanı görev yapıyor.
Yapay zekâ hasardan sağlığa, hukuktan operasyonlara, fiyatlamadan risk ve suistimal tespitine kadar birçok süreçte kullanılıyor. Kılıç’ın verdiği bilgiye göre bu çalışmalar hasar süreçlerini yüzde 30 kısaltmış. Bilge bugüne kadar 1 milyonun üzerinde entegre işlem tamamlamış, 2 milyon kez kişisel ve proaktif hatırlatma yapmış. Etkileşimlerin yaklaşık yarısının mesai saatleri dışında gerçekleşmesi de dijital kanalın kullanım biçimini gösteren ilginç bir veri.

Kılıç şirketin bundan sonraki hedefini “otonom sigortacılık” olarak tarif ediyor. Yani yalnızca bilgi veren veya karar desteği sağlayan sistemlerden, gerekli kontrol ve yetkilendirmeler altında işlemleri uçtan uca tamamlayabilen sistemlere geçiş. Bugün müşteriye bilgi veren veya çalışana karar desteği sağlayan yapay zekanın, gelecekte belirlenen yetkiler ve insan denetimi altında bazı işlemleri baştan sonra tamamlaması hedefleniyor.
Bu da beraberinde başka bir tartışmayı getiriyor tabii. Yapay zeka hangi kararı kendi başına verecek, hangi noktada insan devreye girecek? Veri güvenliği, etik ve denetim sigortacılığın teknoloji gündeminin giderek daha önemli bir parçası haline geliyor. Sanıyorum ilerleyen günlerde bu konuları daha çok tartışmaya başlayacağız.
Benim Berlin’den hem kadın basketbolu hem de sigortacılık sektörüne ait izlenimlerim ve öğrendiklerim böyle.
Diliyorum ki Türkiye’de voleybolu bir marka haline getiren kadınların yakaladığı başarıyı, basketbolda da görürüz. Potanın perileri de Türkiye’nin dört bir yanındaki kız çocuklarına rol model olur ve daha çok kız çocuğunun basketbola yönelmesinin kapısını açar.