ABD Başkanı Donald Trump, İngiltere Kralı 3. Charles'ın ABD'ye yaptığı resmi devlet ziyareti onuruna İskoçya viskisine uygulanan tüm gümrük vergileri ve diğer ithalat kısıtlamalarını kaldıracağını açıkladı.
ABD Başkanı Donald Trump, İngiltere Kralı 3. Charles’ın ABD’ye yaptığı resmi devlet ziyareti onuruna “İskoçya viskisine uygulanan tüm gümrük vergileri ve diğer ithalat kısıtlamalarını kaldıracağını” açıkladı.
Trump sosyal medyadan “Az önce Beyaz Saray’dan ayrılan ve yakında harika ülkelerine dönecek olan Birleşik Krallık Kralı ve Kraliçesi onuruna, İskoçya’nın viski ve bourbon konusunda Kentucky eyaletiyle birlikte çalışabilme kapasitesiyle ilgili olarak viskiye uygulanan gümrük vergilerini ve kısıtlamaları kaldıracağım” mesajını paylaştı.
Bir tür Amerikan viskisi olan bourbon, Kentucky eyaletiyle özdeşleşmiş durumda.
Trump, “Kral ve Kraliçe’nin neredeyse bunu açıkça rica bile etmeden, kendisine başka kimsenin yaptıramayacağı bir şeyi yaptırdıklarını” söyledi.
Birleşik Krallık hükümeti, bu kararın İrlanda viskisi de dahil olmak üzere tüm viskileri kapsadığını doğruladı.
İskoçya Başbakanı John Swinney “Muhteşem bir haber” diyerek kararla ilgili memnuniyetini dile getirdi.
Swinney, “Her ay İskoçya ekonomisi bu nedenle milyonlarca sterlin kaybediyordu” dedi ve oynadığı kilit rol nedeniyle Kral 3. Charles’a minnettar olduklarını söyledi.
Sektör temsilcileri, üreticilerin bu kararla “sektör üzerinde önemli bir baskının olduğu bir dönemde biraz daha rahat nefes alabileceğini” söyledi.
İçki yapımında kullanılan tahta fıçılar da İskoçya ve Kentucky arasında ciddi bir ticaret kalemi. İskoç viski endüstrisi Kentucky’den her yıl yaklaşık 200 milyon sterlin değerinde kullanılmış tahta fıçı alıyor.
Ziyaret neden önemliydi?
Kral 3. Charles ve Kraliçe Camilla’nın 27 Nisan’da başlayan resmi devlet ziyareti 30 Nisan’da sona erdi.
Britanya hükümdarı olarak ABD’ye ilk ziyaretini gerçekleştiren Kral 3. Charles, 27-28 Nisan’da Washington’daki program kapsamında Beyaz Saray’da Başkan Trump ile görüştü ve Kongre’nin ortak oturumunda konuşma yaptı.
Kraliyet çifti daha sonra, ABD’nin bağımsızlığının 250’nci yıl dönümü etkinlikleri çerçevesinde New York’a geçti. Buradan tekrar Washington’a dönerek Trump ve First Lady Melania Trump ile vedalaşarak İngiltere’ye dönüş yoluna geçti.
BBC’nin Kraliyet muhabirine göre, “ABD ile ilişkileri” Kral’ın hükümdarlığı dönemindeki en büyük diplomatik zorluklardan biri ve bu yüzden ziyaret riskliydi.
İran savaşı ikili ilişkilerde tansiyonun yükselmesine neden olmuştu.
Trump özellikle İran’a yönelik İsrail ile birlikte başlattıkları saldırıların ardından, savaştaki tutumundan ötürü İngiltere hükümetini eleştiren açıklamalar yapmıştı.
Ancak İngiltere ile siyasi farklılıklarına rağmen, ABD Başkanı İngiltere’deki monarşiye ve Kral Charles’a duyduğu “hayranlığı” sık sık tekrarlıyor.
Trump BBC’ye geçen hafta yaptığı açıklamada, ziyaretin iki ülke ilişkilerini onarmaya yardımcı olabileceğini söylemişti.
Bu 2007’de Kraliçe 2. Elizabeth’ten bu yana ABD’ye bu seviyede yapılan ilk ziyaret olarak da kayda geçti.
ABD’nin İngiltere’den bağımsızlığını kazanmasının 250. yılı kutlamalarına kısa süre kala yapılan ziyaretin, “iki ülke arasındaki güçlü ilişkiyi vurgulamayı” amaçladığı belirtilmişti.
Kral ABD Kongresi’nde ne mesajlar verdi?
Kral 3. Charles, ziyaretin ikinci gününde Kongre’ye hitap etti.
Bu, 1991’deki devlet ziyaretinde Kraliçe 2. Elizabeth’in yaptığı konuşmadan sonra bir ilk oldu.
Kraliçe Camilla’nın da katıldığı ziyaret iki ülke ilişkilerinin İran savaşı nedeniyle gerilmiş olduğu bir dönemde yapılmasından ötürü önem taşıyordu.
Kongre’de 28 Nisan’da yapılan oturumda Kral Charles’ın iki ülke arasındaki iş birliği vurgusunu öne çıkardı.
Demokratik değerlerin iki ülkenin de yönetim sistemlerinin temelini oluşturduğunu belirtti. Yürütme gücünün denge ve denetim mekanizmalarına tabi olması gerektiğine dair yorumu özellikle Demokratlarların olumlu tepkisini aldı.
Ancak Kral, “Britanya ile Amerika arasındaki benzersiz ittifakın, değişken ve hızla dönüşen bir dünyada geçmiş başarılar üzerine kurulamayacağı” uyarısında bulundu.
Londra ile Washington arasında savunma alanında iş birliğinin artırılması çağrısı yapan Kral, Avrupa’da “gerçekten adil ve kalıcı bir barışın sağlanması” için Ukrayna’ya destek konusunda ortaklık mesajı verdi.
Kral Charles konuşmasında, ABD Başkanı Donald Trump’ın sık sık “çıkmakla tehdit ettiği” NATO’ya da değindi.
NATO’nun üyelerinden birini savunmak amacıyla yalnızca El Kaide’nin 11 Eylül saldırılarının ardından harekete geçtiğini hatırlattı.
Kral, tarihi konuşmasını birlik mesajı ve çevrenin korunmasına yönelik bir çağrıyla tamamladı.
Akşam saatlerinde ise Trump çifti, Beyaz Saray’da kraliyet çifti onuruna resmi bir devlet yemeği verdi.
Charles’ın yemekten önceki konuşmasına yaptığı espriler damga vurdu ancak konuşmada NATO gibi siyasi konulara da değindi.
Kral kimlerle görüşmedi?
Çiftin, Kral 3. Charles’ın oğlu Sussex Dükü Harry ve eşi Meghan’la buluşma planı yer almadı.
California’da yaşayan çiftin aktif kraliyet görevi bulunmuyor.
Ziyaret sırasında Kral ve Kraliçe’nin, cinsel suçlardan hüküm giymiş olan Jeffrey Epstein’ın mağdurlarıyla da bir araya gelmesi yönünde de çağrılar yapılmıştı.
Charles’ın kardeşi Andrew Mountbatten‑Windsor, ABD’de hapiste hayatını kaybeden Epstein ile arkadaşlığı ve 18 yaşından küçük kızlarla cinsel ilişkiye girdiği suçlamalarıyla karşı karşıyaydı.
Andrew suçlamaları ısrarla reddediyor.
Suçlamalar sonrası geçen eylül ayında Andrew’ın kraliyet ünvanları elinden alınmıştı.
Ancak BBC’nin edindiği bilgilere göre, Kral, devam eden hukuki süreçler ve polis soruşturmalarını riske atmamak adına, Epstein mağdurları ve yakınlarıyla görüşmeyecek.