Kahramanmaraş’taki okul saldırısının faili İsa Aras Mersinli’nin babasının ardından annesi Peyman Pınar Mersinli de tutuklandı. Öğretmen anne Mersinli, ifadesinde çocuğunun tedavisi için gerekli özeni gösterdiğini söyledi.
İsa Aras Mersinli’nin Kahramanmaraş’ın Onikişubat ilçesinde bulunan Ayser Çalık Ortaokulu’nda 8’i öğrenci, 1’i öğretmen olmak üzere 9 kişiyi öldürdüğü saldırıya ilişkin soruşturma genişletildi.
İsa Aras Mersinli’nin babasının ardından edebiyat öğretmeni annesi Peyman Pınar Mersinli de tutuklandı. Anne Mersinli, idari soruşturma kapsamında Milli Eğitim Bakanlığı tarafından görevden uzaklaştırıldı.
Soruşturmayı yürüten Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığı’nın talebi üzerine hakkında yakalama kararı çıkarılan Mersinli, Malatya–Elazığ karayolu üzerindeki polis uygulama noktasında durdurularak gözaltına alındı. Malatya Adliyesi’nde SEGBİS aracılığıyla nöbetçi Sulh Ceza Hakimliğine çıkarılan Mersinli, “tedbirsizlik ve dikkatsizlik sonucu bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olmak” ile “reşit olmayan çocuğa karşı denetim yükümlülüğünü yerine getirmemek” suçlamalarıyla tutuklandı.
‘Psikiyatri raporları gereken özeni gösterdiğimizin kanıtıdır’
Nefes’ten Özgür Cebe’nin haberine göre, anne Peyman Pınar Mersinli ifadesinde oğluyla aile içi iletişimlerinin zayıf olduğunu, ancak çocuğunun tedavisi için gerekli özeni göstermeye çalıştığını söyledi.
Mersinli ifadesinde şu açıklamalarda bulundu:
“Her şeyden önce anneliğimin yanı sıra bir eğitimciyim. Dolayısıyla bir annenin çocuğuna karşı nasıl davranması gerektiğini bilecek eğitime, bilgi ve beceriye sahibim. Olanlardan dolayı çok üzgünüm. Evde birden fazla silah bulundurulması tamamen eşimin emniyet müdürü olmasıyla alakalıdır. Ancak bu silahların kesinlikle oğlumun kolaylıkla ulaşabileceği açıkta değildi. Sandık içinde muhafaza altındaydı. Sadece babasının gözetiminde onunla birlikte bakabiliyor ve atışa gidiyordu.
Oğlumun sağlık kuruluşlarından alınan tedavi süreciyle ilgili psikiyatri kliniğince tutulan raporlar ve içerikler doğrudur. Bu da bizim ona karşı ne denli sorumluluk içinde olduğumuzun kanıtıdır. Ancak tedaviyi geri çevirdiğimiz, tıbbi desteğe ihtiyacı olduğu halde bu önerileri dikkate almadığımız iddialarını kabul etmiyorum.”